$USD
EURO
ALTIN

30’LU YAŞLARDAKİ KADINLAR RİSK ALTINDA

26 Ekim 2013 - 11:26

İSTANBUL – Kadınların son yıllarda sıklıkla yaşadığı idrar yolları enfeksiyonu sanılandan çok daha önemli sıkıntıları beraberinde getirebiliyor. Özellikle 30’lu yaşlarda olan kadınlar risk altında. KadıköyŞifa Kadıköy Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Mustafa Günhan idrar yolları enfeksiyonu hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı. Bakteriler idrar yollarına; kan, lenf ve de en sıklıkla “üretra” dediğimiz dış idrar deliğinden direkt […]

30’LU YAŞLARDAKİ KADINLAR RİSK ALTINDA
ch

İSTANBUL – Kadınların son yıllarda sıklıkla yaşadığı idrar yolları enfeksiyonu sanılandan çok daha önemli sıkıntıları beraberinde getirebiliyor. Özellikle 30’lu yaşlarda olan kadınlar risk altında. KadıköyŞifa Kadıköy Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Mustafa Günhan idrar yolları enfeksiyonu hakkında bilinmesi gerekenleri anlattı.

Bakteriler idrar yollarına; kan, lenf ve de en sıklıkla “üretra” dediğimiz dış idrar deliğinden direkt olarak ulaşırlar. Enfeksiyonlara birçok neden yol açmakla birlikte, korunmasız cinsel ilişkiler, taş hastalıkları, kateter ve uzun süreli antibiyotik kullanımları sıklıkla karşılaştığımız sebepler arasındadır.

“SIK VE AZ İDRAR YAPMA BİR BELİRTİDİR”

İdrar yolları enfeksiyonlarını üst ve alt üriner sistem enfeksiyonları şeklinde sınıflandırmak mümkün. Böbrek enfeksiyonları (akut piyelonefrit) üst grupta düşünülerek; titremeyle yükselen ateş – genellikle ateş 38C üzerindedir – bulantı ve kusma ve şiddetli boşluk ağrısı belirtileri ile ortaya çıkarlar. Mesane (sistit) ve prostat enfeksiyonları (prostatit) ise alt üriner sistem grubunda olup, akut fazlarına ateş de eşlik eder. Bunun yanı sıra, idrar yaparken yanma, sık ve az idrar yapma, idrar hissi ve kanama sıklıkla karşılaşılan belirtilerdir.

Tedavide prensip; enfeksiyona yol açan sebepler ortadan kaldırılmalıdır. Komplike olmayan bir sistit ve prostatit olgusunda antibiyotik kullanımı yeterlidir. Süresi ve dozunu hastaya göre ayarlanmakla birlikte, en az 4 -6 hafta olarak planlanmalıdır. Akut piyelonefrit olgularında ise hasta öncelikle hastaneye yatırılmalı, genel durumu düzelene kadar desteklenmeli ve yakın takibi yapılmalıdır. Antibiyotik süresi ise genellikle 2 – 4 hafta arasında olmalıdır. Akut prostatit ise nadir rastlanılan bir durum olup, genel olarak bağışıklık sistemi bozuk, diyabetik hastalarda prostat biyopsisi sonrasında görülür.

Koruyucu yaklaşımlar arasında – özellikle tekrarlayıcı ve inatçı üriner yol enfeksiyonlarında – düzenli doktor kontrolleri, gereksiz ilaç kullanımından sakınma, bol su alımı, pamuklu iç çamaşır seçimi, bayanlarda vajina içini gereksiz yere sabunla yıkamadan kaçınma yer almaktadır.

Haber Merkezi

 

 

FACEBOOK YORUMLARI

YORUMLAR

    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.






    0 YORUM