$USD
EURO
ALTIN

Aba altından sopa gösterenler 25 Ekim 2016

“Onlarca yıl Türk muamelesinden başka bir şey yapmadılar. Şimdi de iki pasaportları var ama yeteri kadar Alman değiller diye suçlanıyorlar.” Bu söylem Alman bir edebiyatçıya ait.

Ve bu edebiyatçı dünyanın en büyük kitap fuarı, Frankfurt Kitap Fuarı’nda söyledi bu sözleri. 2005 yılında Orhan Pamuk’un kazandığı Barış ödülünü kazanan Alman yazar ve felsefeci Carolin Emcke, Almanları Türklere davranışları sebebiyle yerden yere vurdu.

Şimdi bu söylemin samimiyetini tartışmak istemiyorum ama bir taraftan da acaba “Aba altından sopa” mı gösteriyor diye de düşünmeden edemiyorum. Çünkü yıllardır Türkler’in uyumu ile yatıp kalkanların, “bunlar yıllardır burda ama hala bir Alman kadar ne konuşabiliyorlar, ne de davranabiliyorlar” demeleri kuvvetle muhtemel.

Göçmenler her yerde

Almanya 60 yıldır göçmenlerle yaşamaya alışmış bir ülke. En azından varlıklarını kabullenmişler ya da kabullenmek zorunda kalmışlar. Yaklaşık 15-16 yıldır çeşitli sebeplerle Almanya’nın değişik şehirlerine ve köylerine gittim, gidiyorum. Ve iddia ediyorum, Almanya’da göçmen olmayan şehir yoktur, küçük köylerin bile % 99’unda göçmen vardır. Bundan dolayıdır ki bunlara alışmak, bunlarla yaşamak zorundadırlar.

Türkler ya da diğer göçmenler neden yeterince Alman olmak zorunda olsunlar? Herşeyden önce örf-adet, gelenek-göreneklerimize aykırı bu. Bizler 18 yaşına gelmiş çocuğumuzu “saldım çayıra mevlam kayıra” zihniyeti ile evimizden azad edemeyiz! Oysa Almanlarda bu konu çok farklıdır ve 18 yaşına girmiş, kız-erkek özgür iradesiyle istediğini yapabilirler.

Bizde bu toplumun çok çok azınlık bir kısmında belki bu şekildedir. Ama bunlar çoğunluğu etkilemeyecek kadar azınlıkta kalırlar. Bu örnek bile bizim yeterince Alman olmamızı gerektirecek bir durum olmadığının ispatıdır. Almanya’da bilhassa ırkçılık yapanların bu şekilde bir düşünceye sahip olmalarını yadırgamıyorum. Ancak yasal olarak göçmenlere verilen hakları da kimse görmezden gelemez. Bilhassa dünyaya insanlık dersi vermeye çalışan Avrupalılar bu şekilde aba altından sopa gösterme durumuna düşmemeliler.

Çocuk istismarları

Ülkemizde sıkıkla gündeme gelen “çocuk istismarı” durumunun Almanya’da ne durumda olduğunu biliyor musunuz? Son bir yılda 1 Milyon gence-çocuğa-bebeğe (0-18 yaş arası) cinsel istismarda bulunulmuş. Bunların içerisinde bebek tecavüzleri bile var. Ama bunlar yakalandıklarında 3 gün sonra salıverilmiyorlar. Cezasını çekenler de doktor ve polis kontrolündeler.

Bizde bir deyim vardır!

Ve bu mecazi anlamda durumu en iyi özetleyen bir söylemdir. Oros..uğa güç yetmez derler bizde. Ama çocuklarımızı çekirdekten yetiştirmemiz gerekiyor. Ailesi dışında kimseden birşey almamasını, kimseye yakınlık göstermemesi gerektiğini öğretmemiz, onları eğitmemiz gerekiyor. Çünkü bu sapkınlık dünyanın her yerinde var. Ve hepimizin çoluk çocuğu var.

Geçtiğimiz günlerde 3,5 yaşında bir kız çocuğuna tecavüz ederek öldüren sapığın yaptıklarını televizyondan anlatmasını tüylerimiz diken diken izledik. Ve benim kaldığım şehir başta olmak üzere buna benzer olaylar zaman zaman yaşanıyor. Sadece cinsel istismar değil, organ mafyalarından tutun, bebekleri satanlardan çıkın! Onun için çocuklarımızı bir şekerle kandırmasınlar. O çocuk şekere bayılsa da, tanımadığı kişinin elinden o şekeri almasın. Onları eğitin ve onlarla ilgilenin! Çünkü onlar bu dünyanın üzerinde yaşanan bütün kötülüklerden habersizler!

Allah kimseyi çocuklarının acısıyla imtihan etmesin
Hoşça bakın zatınıza!

Şükrü Doğru