$USD
EURO
ALTIN

AKADEMİSYENLER SABAH KAHVALTISINDA BULUŞTU

4 Kasım 2013 - 12:32

GÖPPINGEN – Almanya’nın Baden Württemberg Eyaleti, Göppingen şehrinde, sosyal ve kültürel faaliyetlerlerle göz dolduran ATİB üyesi Göppingen  Türk Kültür Merkezi geçtiğimiz hafta sonu bir ilke daha imza attı. Göppingen ve çevresinde ikamet eden, eğitimini tamamlamış genç akademisyenlerle  öğretime devam eden gençlerlere   sabah kahvaltısı verdi. Kahvaltıya  Stuttgart Başkonsolosluğu Eğitim Ataşe Vekili Halil Doğan, Koordinatör Öğretmen Dogan […]

AKADEMİSYENLER SABAH KAHVALTISINDA BULUŞTU
ch

GÖPPINGEN – Almanya’nın Baden Württemberg Eyaleti, Göppingen şehrinde, sosyal ve kültürel faaliyetlerlerle göz dolduran ATİB üyesi Göppingen  Türk Kültür Merkezi geçtiğimiz hafta sonu bir ilke daha imza attı. Göppingen ve çevresinde ikamet eden, eğitimini tamamlamış genç akademisyenlerle  öğretime devam eden gençlerlere   sabah kahvaltısı verdi.

Kahvaltıya  Stuttgart Başkonsolosluğu Eğitim Ataşe Vekili Halil Doğan, Koordinatör Öğretmen Dogan Aydoğan, Öğretmen Nedim Kır, Aynur Hıdıroğlu, Avukat Pınar Polat, Dr.Fadime Aydınlık,Ekonomi Mastır Öğrencisi Sümeyye Cimen, Makina Mühendisi Mehmet Bora, Diş Dr. Volkan Görek,Öğretmen Bilge Cimen,Mühendis Aykut Düzgüner,  uluslararası ilişkiler menajer Esra Şahan,  tıp uzman Dr. Zehra Kılıç, Pedegog Müjgan Ersoy, Alım Satım  müdürü Serdar Köymen, öğrenciler ve aileleriyle birlikte sabah kahvaltısına  katılarak birbirleriyle tanışma imkanı buldular.

Kahvaltı sonunda selamlama konuşması yapan ATİB Türk Kültür Merkezi Başkanı Doğan Tufan “Bu kahvaltıyla amacımız birbirimizi yakından tanımak, sorunlarımızı birbirimizle paylaşmak” dedikden sonra şöyle devam etti: “Almanya genelinde 367 Üniversite ve Yüksek öğrenim okulları bulunmaktadır. Bu okullar ülke genelinde eşit bir dağılım segilendiğini görüyoruz. Bu üniversiteler içerisinde yüzde 64,85 devlet üniversitesi, yüzde 23,98’i özel üniversite ve yüzde 11,17’si ise lilise destekli yüksek öğrenim okulları bulunuyor.Almanya genelinde Üniversitede okuyanların genel oranı 2011yılı verilerine göre Almanya’da Türk ailelerinin çocukları artık üniversitelere büyük ölçüde ilgi göstermektedir. 54 bin Türk kökenli Üniversite öğrencisinin 5.500 kadarı Türkiye’de Liseyi bitirdikten sonra okumaya Almanya’ya giderken büyük bir kitlenin Almanya’da Liseyi bitirdikten sonra Alman Üniversitelerinde olan okuyan gençlerden oluştuğu görülmektedir. Almanya’da öğrencilerin yüzde 46’sını genç kızlar oluşturmaktadır. Almanya’da 140 üniversite’de okuyan bu öğrenciler özellikle sosyal bilimlere ağırlık vermektedirler.Almanya’daki Türk kökenli öğrencilerin yüzde 73’ü Almanya doğumludur. TAVAK tarafından yapılan ön araştırmaya göre bu öğrencilerin büyük kitleside en azından 2 Semester okumak üzere Erasmus kapsamıyla Türkiye’ye gelmeyi planlamaktadırlar. Almanya’da okuyan öğrencilerin Türkiye’ye olan ilgileride büyük ölçüde bulunmaktadır. Almanya’daki Türk kökenli öğrencilerin yıllara göre dağılımı  1988:11.006ö,2003:28.000,2007:36.000, 2011: 54.000 aşmış bulunuyor“

Doğan Tufan şöyle devam etti: „Almanya’da  geleceğimizi parlak görüyorum. Sizler bizlerin burada parlayan yıldızlarısınız. Sizlerle gurur duyuyor. Yine sizler Ülkemiz Türkiye’ye  batıdan doğan güneş olacaksınız.. Sizlerden ricam nerede olursanız olunuz, Türklüğünüzle Müslümanlığınızla gurur duyunuz  Bizim ecdatımız Tarih boyu gittigi ülkelere camiler köprüler gibi tarihi eserler yapmışlardır.Bu gün buradaki Almanyadaki Camilerimiz olduğu gibi. Bunu yaşatmak icin el ele verecegiz.“

Göppingen ve  çevresinin en yüksek sayıda personeli bulunan ve aralarında çok sayıda Türk işcisinin de bulunduğu bir fabrikada Alım Satım Şefi olan Serdar Köymen de yapdığı konuşmada, „Arkadaşlar ben  işcilikden buralara kadar geldim.Tabiri caizse  tırnaklarımla kazıyarak geldim. İşciliği calışarak yaşadım.Burada İmkanlar çok akşam okullarına gittim. Çok calışdım  ama hedefime ulaştım“dedi.

Ulm Üniversitesi’nde tıp öğrenimi gören ve  stajyer doktor olarak  bir kurumda çalışan aynı zamanda  mastır eğitimine devam  eden  Zehra Kılıç da “Ben ilk okulda haksızlığa uğradım, ailemi ikna ederek beni Realschuleye devam etmemi önerdiler,Real’dede ben ve benim gibi Türk öğrencileri, Meslek yapma yönünde tasviyeler yapan öğretmenlerimiz bizim burada önümüzü kesiyorlar, ben Real’dan sonra Gymasium’uda bitirdim. Üniversiteye basladıkdan sonra beni Meslek öğrenmiye yönlendiren öğretmenime giderek ben üniversiteye Tıp eğitimine başladım dedim,inanın iyi aferim demesini mi beklerdiniz, hayır sen mi okuyorsun diyerek beni alaylı gözle bakarak yanımdan gitti. Arkadaşlar Okuyarak bir yerlere geldiğimiz zaman, Türkiyemizi, dinimizi ,kültürümüzü burada daha iyi noktalarda anlatırız, yardımcı oluruz” dedi.

Pınar  Polat ise “Ben Tübingen’de hukuk öğrenimi gördüm. Stajımı da tamamladım. Burada okumalıyız ki Türk imajını  iyi bir şekilde temsil etmeliyiz. Biz burada Türkleri  ve  Türkiyemizi en iyi şekilde temsil etmek istiyoruz“ derken Dr.Fadime Azdınlık da yaptığı konuşmada, „Ben ilk okul 4.sınıfta notlarım iyi olmasına rağmen öğretmenlerim tarafından  Realschule’ye gönderilmem istendi. Babam Okul idaresine olayı hukuimecrya taşıyacağını söyledi. ‚Benim çocuğumun notları Gymanasium tutuyor“ diye  direnince  tek Türk olarak ben Liseye başladım. Liseyi en iyi notla bitirdim. Almanya’da tıpı da okudum. Doktor olarak hastahanede  hizmet vermekteyim“ diye konuştu.

Sümeyye Çimen  de yaptığı konuşmada „Ben de ekonomi mühendisiyim şu an mastır yapıyorum. Yüce kitabımız Kur’an-ın ilk emri oku, bizler okuyarak burada ve  ülkemizde en iyi yerlere gelebilir oralarda Türklüğümüzü ve müslümanlığımızı yaşar toplumumuza  hizmet ederiz“ sözlerine yer verdi. Makine yüksek mühendisi olan Mehmet Bora da „Ben Türk olduğumu  4.sınıfta öğretmenlerimin sayesinde öğrendim.Benim notlarım iyi olmasına rağmen Liseye değil,Realschule’ye gitmem önerildi. Ben de bunların bu  tutumlarına rağmen sabırla okudum. Şimdi bir kurum da Makine Mühendisi olarak calışıyorum. Arkadaşlar okumanın yaşı yok. Bunca ayrımcılığa rağmen sabırla okumalıyız“ tavsiyesinde bulundu .

Öğretmen olan Bilge Çimen de yaptığı konuşmada, „Almanya’da okuma imkanını iyi değerlendirmemiz gerekir.Aileler çocuklarının arkasında bulunsunlar.Onlara en büyük  destek aileleri“ dedi.  Karlsruhe üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler okuyan Güler Yıldırım da “ Müslüman Türkleri, milli kimliklerini koruma ve yaşatma, haklarına sahip çıkma, burada güçlü toplum haline getirmektir.Milli kimliğimizin kazanılması ve korunması çocuklarımıza anadilimiz Türkçe’nin dinimiz islamın öğretilmesi ile mümkündür. Esasen buradaki derneklerimizin yegane gayesi ve faaliyetlei bu olmalıdır“ dedi.

Stuttgart Başkonsolosluğu Eğitim Ataşesi Vekili Halil Doğan da  yaptığı  konuşmada, „Bu Pazar sabahı bizleri bir araya gelmemize vesile olan, eğitim ve öğretim gibi önemli bir konuyu bugün burada dile gelmesine ve  gündemimize alınmasına  vesile olan ATIB Türk Kültür Merkezi idaresini kutluyorum. Biraraya gelen siz aileri de kutluyorum. Bir eğitimci olarak burdaki  öğrencilerimizi ve  akademisyenlerimizi görünce sevinmemek elde değil. Başarılı olmak için öğretmen, veli ve öğrenci el ele vermeli okul idaresi  ile  ilişkileriniz çok iyi olmalı,  Sizler de takdir edeceksiniz.Güçlü toplum, siyasi gücü olan , bulunduğu yerde yönetime katılarak kendi geleceğimiz ile ilgili kararları etkileyen toplumdur. Sizleri daha iyi yerlerde görmek istiyoruz“dedi.

Kordınatör öğretmen olarak görev yapan aynı zamanda Türk Kültür Dersleri öğretmeni olan Doğan Aydoğan da,  konuşmasında,Almanya benim geleceğimi hazırladı, ben de burada 14 yaşına kadar burada yaşadım.Bura doğumluyum. Babamın Türkiyeye kesin dönmesiyle eğitimime Türkiye de devam ettim.Hiç zorlanmadım.Türkiyemizde Eğitim Fakültesini bitirdim, Çeşitli şehirlerde öğretmenlik yaptım. Eğitimin ve öğretimin içerisindeyim,Sizlerden ricam yatırımınızı çocuklarınıza yapınız, burada bu gençleri gördüm gözlerim yaşardı, Doğu bloklardan gelen insanlar, devlet dairelerine memur olarak girmişler, sizlerde okuyarak buralarda yer almalısınız.”

ATİB genel idare kurulu üyesi Şeref Salgında, yaptığı konuşmada, “Gençlerimize başarılar diliyorum.Sizleri ileride daha etkili yerlerde görmek bizleri mutlu edecek .Milli kimligimizin kazanılması ve korunması Çocuklarımıza anadilimiz Türkçe’nin dinimiz islamın öğretilmesi ile mümkündür. Esasen Buradaki derneklerimizin yegane gayesi ve faaliyetlei bu olmalıdır..

Evvet güçlü toplum olmanın temel şartının “Eğitim” olduğu gerçeğini unutmayalım.Burdaki kalıcı olan biz Türkler için parlak bir gelecek istiyorsak, tüm dernekler,aileler bütün gücümüzü çocuklarımızın eğitimine harcamak zorundayız.Geleceğimiz olan bu evlatlarımıza sahib olmak onları hem ülkemize ve içinde yaşadığımız ülkeye faydalı olarak yetişmelerine gayret etmeliyiz

Türk Kültür Merkezi  eski Başkanı İlyas Çimen’de,”Dinimiz İslam’in ilk emri Oku, İlim müslümanın yitiğidir, İlim beşikten Mezara kadar bizlere farz kılınmıştır.Sizleri kutluyorum.Burada milli ve islami kimliğinizle okumalısınız”

 

FACEBOOK YORUMLARI

YORUMLAR