$USD
EURO
ALTIN

Allah topunuzun belasını versin! 13 Aralık 2016

Anne babalar; “Çocuklarımızın daha iyi yaşaması, onların daha iyi yetişmesi için çabalıyoruz” der. Ben ve benim gibi düşünenlerin oranı ezici çoğunluktadır, eminim. Sinoplu Akbaş ailesi de 19 yaşındaki çocuklarının iyi bir eğitim alması için çabalıyordu. Onun doktor olacağı günü iple çekiyorlardı. Derslerinin yoğunluğundan biraz uzaklaşmak, gezip stres atmak için Ankara’daki okulundan İstanbul’a gelmişti. Fanatik bir Fenerbahçe taraftarıydı Berkay.

Ailesi gururluydu, onurluydu. Kaç ailenin çocuğu okuyup doktor oluyordu ki. Elbette gururlanacaklardı. Çünkü Berkay Doktor ablasının yolunda ilerliyordu. Belki de sağlık sektüründe sınıfta kalmış bir il için hayallerde olmayan olanakları sunacaktı gelecekte. O da ablası gibi doktor olacaktı. Hastalara çare olacaktı. Yaşlı amcalarınının, teyzelerinin hayır dualarını alacaktı.

İzin vermediler!
Bir genci iki günlüğüne gezmek için gittiği İstanbul’da katlettiler! Fanatik bir Fenerbahçe taraftarı olan Berkay’ı, Beşiktaş‘ın stadı Vodofone Arena‘nın yakınlarındaki hain pusuda şehit ettiler! O, sadece oradan geçen bir aracın içindeydi. Onun suçu, sadece ve sadece masumane bir şekilde oradan geçmekti. Berkay 44 kişiyle birlikte hain bombalı saldırıda şehit olanların hikayelerinden sadece bir tanesiydi.

Ailesi yıkıldı, hayatını kaybedenlerin aileleri gibi. Orada sadece Berkaylar ölmedi ki! Onlarla birlikte Aileleri de öldü, eşleri, dostları, hısım-akrabaları da öldü. Çocukları yetim kaldı, eşleri dul kaldı. Anaları-babaları gözü yaşlı kaldı. Orada sadece Berkaylar, Mehmetler, Metinler, Nazifler ölmedi! Orada sadece görevli polisler, civan delikanlılar, hasbel kader ordan geçenler ölmedi!

Fidanlar gitti
28 yaşındaki Selin, sırf dolmuş kırmızı ışıkta beklemek zorunda kaldığı için öldü. Daha 3 aylık polis olan Soner İdil daha 21 yaşındaydı. Gelecekten beklentileri vardı. Umutluydu, umutlarını kararttılar! Üniversite öğrencisi Görkem Yazıcı İşletme Bölümünün son sınıfında okuyordu. Babasını kaybetmiş, annesiyle birlikte yaşıyor, gelecek hayalleri kuruyordu. Ve onun da suçu oradan geçen bir taksinin içinde olmaktı Berkay gibi.

Beşiktaş ve Bursaspor‘un arasındaki yıllara dayanan taraftar husumeti bitmiş, ilk kez Bursaspor seyircisi İstanbul’a gelmişti ve maç olaysız bitmişti. Orada görevli olan çevik kuvvet ekipleri de stadın dışında herhangi bir olay çıkmasın diye görevdeydi. İşte bu hain saldırı bu polislerin ortasında gerçekleşti. Şerefimiz ve namusumuz için gözünü kırpmadan her türlü tehlikenin üzerine atlayan anne kuzuları öldü! Orada 44 kişiyle birlikte insanlık da öldü!

Yeter artık!
Düş artık yakamızdan 2016! Kana buladın güzel ülkemi. İrili ufaklı 20’ye yakın bombalı saldırı gerçekleşti uğursuz 2016 yılında. 350-400’e yakın masum vatandaş, polis-asker katledildi. Her defasında “şiddetli bir şekilde kınandı” olaylar. Lanet okundu teröre! Köprülere, tepelere “Şehitler” başlığı eklendi. Ankara’nın Kazan ilçesi Kahraman Kazan oldu. Şereflendik, onurlandık!

Yahu artık yeter! Bırakın artık ucuz kahramanlıkları! Kınamalarla, lanetlemeyle falan bitmedi bu illet! Yıllardır çile çekiyor, acı çekiyor, göz yaşı döküyor bu millet! Biz bir gün ağlıyoruz belki ama bu aileler bir ömür ağlayacak! Sanal alemde iki satır yazıyla, profillerinizi karartmakla, asker polis resimleri paylaşmakla bitmedi bu dert, düşmedi yakamızdan! Artık devletimiz bu işin kökünü kazmalı!

Bu tür katliamlar zaman zaman medeniyetin beşiği sayılan Avrupa ülkelerinde de gerçekleşti. Ama Arap dünyası hariç hiç bir ülkede bir sene içerisinde 20’ye yakın patlama olmadı! İstihbarat teşkilatları artık uyansın! Ülkemiz yol geçen hanına çevrildi. En az kayıtlı kayıtsız 4-5 Milyon Suriyeliler ülkemizde elini kolunu sallaya sallaya geziyor. At izi, it izine çoktaan karıştı gitti. Masum bir şekilde ülkesindeki savaştan kaçanların içinde hiç mi arsız yok, hırsız yok, şerefsiz yok!

MİT ne iş yapar?
Adamlar 1 hafta İstanbul’da bomba yüklü araçla cirit atıyor, keşif yapıyor, organize oluyor, “Milli İstihbarat Teşkilatı” dediğimiz kurum uyuyor! Ve nedense bu kurumda yaşanan bu kadar kötü olayların ardından hiç sorgu sual olmuyor! Kimse görevden alınmıyor, ya da koltuğunu bırakmıyor! Beleş Tepe‘nin adını Şehitler Tepesi yapmakla bu iş bitecekse 81 ilin önüne Şehit, Gazi, Kahraman, Şanlı vs. tanımları koyalım, bitsin gitsin! Bırakın artık çocuk kandırmayı! Eğer o koltukta oturuyorsanız vatandaşlarınızın güvenliğinden sizler sorumlusunuz!

Yüzlerce binlerce evladımızı genç yaşında kara toprağa koyan bu örgütlere terör örgütü demeyenleri, diyemeyenleri “şiddetle kınıyor ve lanetliyorum” Allah topunuzun belasını versin!

2016’nın son yazısıydı bu! Bu son yazımla birlikte bu kötü olaylar da son olur inşallah! Gelecek 2017 senesinin tüm insanlık alemine barış getirmesini diliyorum. Biliyorum çok fazla şeyler istiyorum ama isteyenin bir yüzü kara…
Hoşça bakın zatınıza!…