$USD
EURO
ALTIN

Almanya’da artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak 27 Eylül 2017

İlklerin Meclisi

Türk kökenli vekillerin sayısı 11’den 14’e yükseldi

Alman Meclisi’nde 94 sağ popülist sandalye sahibi oldu

İslamofobik propagandalarla Alman Meclisi’ne girmeyi başaran sağ popülist Almanya İçin Alternatif (AfD) partisinin tarihi seçim zaferi tüm ürkütücülüğü ile Alman demokrasinin üstünde sallanmaya başladı.
Nazi döneminde Yahudi karşıtı propagandalarla tırmanan ırkçılık 21. yüzyıl Almanyasında şekil değiştirerek “İslam karşıtı“ politikalarla Meclis’e sıçradı.
Göçmenler, sığınmacılar ve Müslümanlar üzerinden siyaset yapan AfD’nin Alman Meclisi’ndeki depremin artçılları bugün de sürüyor.
Alman siyaset sahnesinde, medyasında, sivil toplum örgütleri cenahında herkes AfD’nin başarısını kınayan sözler savuruyor.
Elbette çok geç.

AfD 94 MİLLETVEKİLİ İLE MECLİS’TE

AfD artık 3. güç olarak Meclis’te! Hem de 94 sandalye ile.
Bununla birlikte II. Dünya Savaşı’ndan bu yana Federal Meclis’te ilk kez 6 parti temsil edilecek.
Almanya Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) II. Dünya Savaşı’ndan bu tarafa aldığı en büyük yenilginin ardından, muhalefete geçeceğini bildirmesinin ardından koalisyonun büyük ortağı Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) ise yalnız kaldı.
CDU’nun Hür Demokrat Parti (FDP) ve Birlik’90 / Yeşiller Partisi ile ortaklığa gitmesi seçenekler arasında.
Gittikçe fakirleşen Alman halkı, kulağını temel sorunlara tıkayıp, popülist söylemlerle oy avına çıkan yöneticilere 2017 seçimlerinde öyle bir ders verdi ki, AfD’nin de parlamentoya girmesi ile bütün dengeler, beklendiği gibi alt üst oldu.

AfD EŞ BAŞKANI PETRY, “BUNLAR ÇOK AŞIRI“ DEDİ, KAÇTI

Seçimlerin ertesinde daha bu sabah, AfD’yi 2021 yılında iktidara taşıma vaatlerinde bulunan AfD Eş Başkanı Frauke Petry ise basın mensuplarının gözleri önünde Meclis Grubu’nda yer almayacağını bildirip, konferansı terkedip gitti.

AfD Eş Başkanı Frauke Petry istifa etti

Petry daha sonra da AfD’den istifa ettiğini açıkladı.Yani, AfD Meclis’e girer girmez, anlaşılan bölünmeye doğru hızla gidiyor.
Dünden bu yana Fransa’daki aşırı sağcı parti Ulusal Cephe’nin (FN) lideri Marie Le Pen, Hollandalı aşırı sağcı Geert Wilders ve Avusturya Hür Partisi FPÖ’den Herbert Köckl başta olmak üzere Avrupa’nın sağ popülistlerinden ise AfD’ye tebrik yağdı.

MECLİS’İN YENİ TARZI: MAĞDUR EDEBİYATI VE AYAR ÇEKME

Holokost inkarcılarını, ırkçı NPD ile flört edenleri, ultra sağcıları, eski Stasi çalışanlarını, içinde barındıran AfD ile Alman Federal Meclisi ağır bir darbe aldı. Alman Meclisi’nde artık alışık olmadığımız bir stille karşı karşıyayız. AFD’nin seçim kampanyaları boyunca izlediği tutuma bakacak olursak, Meclis’te ‘ayar çekmeler’, ’had bildirmeler’, ’mağdur edebiyatı’ ve ne yazık ki bol bol göçmenler üzerinden seviye kaybı yaşanan tartışmalara tanık olacağız.

KİMSE YAN YANA OTURMAK İSTEMİYOR

Daha şimdiden AfD ile hiçkimse parlamentoda yan yana oturmak istemiyor. Yani Meclis’te tahammül eşiği çok düşük görünüyor. Alman demokrasisinin sıkı bir sınavdan geçmesinin beklendiği önümüzdeki 4 yıl ne getirir, bunu söylemek için çok erken. Ancak Birlik’90 / Yeşiller partisinin Federal Meclis Milletvekili Adayı olan, eyalet listesinde yer almadığından Meclis’e seçilemeyen Memet Kılıç, ABC’ye yaptığı açıklamada 25 Eylül’den itibaren Almanya’nın artık “eski Almanya“ olmayacağını söyledi.
Hem hüzünlü hem de mutlu olduğunu söyleyen yeşil siyasetçi AfD’nin Meclis’e girmesinden büyük endişe duyduğunu bununla birlikte Yeşiller’in de bölgelerde oylarını ciddi oranda arttırmasından sevinç duyduğunu belirtti.

Birlik’90 / Yeşiller partili Memet Kılıç

YUGOSLAVYA SAVAŞI’NDA DA CUMHURİYETÇİLER GİRMİŞTİ

Kılıç’ın açıklamaları şöyle:
“AfD’nin meclise girmesi ve yüze 13’ün üzerinde oy alması elbette kaygılandırıcı ve Almanya adına üzüntü verici. Ne yazık ki bu seçim sonuçlarından sonra, AfD’nin de Meclis’e milletvekili göndermesiyle Almanya artık eski Almanya olmayacak. Sıkıntılı günler bizi bekliyor. Yine de Yugoslavya örneğini vermek gerekiyor. Yugoslavya Savaşı olduğunda, mülteci akını dolayısıyla aşırı sağcı Cumhuriyetçiler (Rep) Meclis’e girmeyi başarmıştı.
“ALMAN MECLİSİ AfD’Yİ DEVRE DIŞI BIRAKIR“

Ancak ben şimdi de sığınmacı krizinden yararlanarak protesto oylarını almayı başaran AfD’yi Alman Meclisi’nin devre dışı bırakacağına inanıyorum. Bakın Birlik Partilerinden 1 Milyon, sosyal demokratlar ve Sol Parti’den 500’er bin oy AfD’ye gitmiş. Yani bu yüzde 13 AfD’nin gerçek gücü değil.
Burada br ideolojik yaklaşım yok. Onlar bütün sistemdeki partilere karşı yola çıktılar. Bu Alman halkının yüzde 87’inin karşısına çıkmak anlamına gelir.Yani durumu abartmamak gerekir. Ama elbette Federal Meclis’te artık hiçbirşey eskisi gibi olmayacak.

“RADİKAL İSLAMCILARLA MÜCADELEDE DAHA AÇIK VE NET TUTUM İZLENMELİYDİ“
Öz eleştiri yapmak gerekirse sadece Yeşiller değil tüm büyük siyasi partiler radikal İslamcılara karşı daha açık ve cephede bir mücadele vermeliydi. Eğer bu olsaydı hem Afd ve hem de radikal İslamcılar küçülürdü.

“ERDOĞAN, ALMANYA’DAKİ TÜRKLERİ DE BATIRMASIN!“

Almanya’daki Türkler ise yeni dönemde Türkiye’den gelen seslere çok güvenmesinler ve kapılmasınlar. Erdoğan bütün medyayı ele almış. Türkiye’yi karanlığa gömdüğü gibi Almanya’daki Türkleri de batırmasın. Almanya’daki Türkler dolmuşa binip, geleceklerini karartmasınlar.“

NECKAR NEHRİNDE AfD’NİN ZAFER TURU

AfD 3. büyük güç olarak karşımıza çıksa da, şimdilik hiçbir partinin koalisyona gitmek istemediği AfD cephesinde bayram havası esiyor.

AfD’nin lideri Alexander Gauland seçim gecesi “Merkel’i avlayacağız. Ülkemizi ve halkımızı geri alacağız“ derken, AfD seçim takip etkinliklerinde de büyük coşku yaşandı.
Seçim takip etkinliğini bir teknede düzenleyen AfD Baden Württemberg, ilk belirlemeler açıklanınca Neckar Nehri üzerinde adeta zafer turu attı.

“MECLİS’TE ARTIK ALMAN HALKI İÇİN ÇALIŞAN BİR PARTİ VAR“

AfD Baden Württemberg Eyalet Teşkilatı Sözcüsü Ralf Özkara tarihi zafer kazandıkları seçimler için şunları söyledi:
“Artık Meclis’te Alman halkı için hizmet edebilecek bir parti var. Artık halkımızın gerçek sorunlarına sırtını dönen partilere rahat yok. Almanya’da muhalefet yoktu.

AfD Baden Württemberg Eyalet Teşkilatı Sözcüsü Ralf Özkara ve eşi Rukiye Özkara, AfD’nin zaferi için kadeh kaldırdı

Lobicilere, menajerlerin hizmetindekilere karşı artık Meclis’te biz varız. Tarihi bir zaferi kutluyoruz. Almanya için politika yapacağız. Çok mücadele ettik. Biz radikal İslamcılara, siyasi İslam’a karşıyız. Mücadelemiz politik kimlik kazanmış İslam’la. Almanya’daki Türklerin ise yarım asırdan fazla içinde mutlu ve huzurlu yaşadıkları Almanya’nın her zaman böyle kalması için AfD’ye destek vermesi gerekmez mi?“

AfD’Lİ RALF ÖZKARA’YA “BAKARA SURELİ“ TACİZ

Öte yandan Özkara’nın eşi Rukiye Özkara ise seçim takip programı kapsamında yaptığı özel açıklamada eşinin sosyal paylaşım platformlarında “Bakara Suresi“ yağmuruna tutulduğunu söyledi.
Eşi gibi kendisinin de radikal İslamcıların karşısında olduğunu ve AfD’nin etnik kökenle değil İslamcı hareket ve terörle sorunu olduğunu dile getirdi. Rukiye Özkara “Almanya’da artık yeni bir sayfa açılıyor. Siyasi İslam’ın bu ülkede kendisine yer bulmasını istemiyoruz.
Meclise gönderdiğimiz milletvekillerinin kariyer peşine takılıp, verdikleri sözleri unutmamasını diliyoruz. Bizim ülkümüz büyük. Bugünden itibaren Meclis’te hiçbirşey gizli kalamayacak. Milletvekillerimiz içeride neler olduğunu dışarıya anlatacak, halkını aydınlatacak. AfD etnik köken üzerinden siyaset yapan bir parti değil. Öyle olsa ben de burada olmazdım. Bizler çağdaş Türkleri aramızda görmek istiyoruz. Eşime sosyal medyada sürekli ‘Bakara Suresi’ gönderiyorlar. Bıktık usandık artık“ dedi.

“IRKÇI DEĞİLİZ, VATANSEVERİZ“

AfD seçim takip etkinliğinde görüştüğümüz sağ popülist siyasetçilerin büyük bir bölümü sıklıkla İslam karşıtı fikirlerini ön plana çıkarırken, diğer taraftan da hassasiyetle laik ve çağdaş Türkleri aralarında da görmek istediklerini dile getirdiler.

Baden Württemberg Eyaleti AfD Meclis Grubu Başkanı Philipp Hering ve Mecklenburg Vorpommern Eyaleti AfD Meclis Grubu Başkanı Thomas Pahn

Laik ve çağdaş Türklerin AfD’ye sıcak bakmayacağını ve uzak duracağını her defasında vurguladığımız görüşmelerde, popülist yaklaşımların Almanya’daki Türk toplumunun ise huzurunu kaçırdığını ve endişe içinde olduklarını dile getirdik.
Buna karşılık AfD Mecklenburg Vorpommern Eyalet Meclisi AfD Meclis Grubu Başkanı Thomas Pahn ve Baden Württemberg Eyaleti Meclis Grubu Başkanı Philipp Hering, Türklere seslenerek “Tedirgin olmaya gerek yok. Irkçı ve yabancı düşmanı değiliz. Vatanseveriz. Türklerin ne kadar ülkeleri ile gurur duyma hakları varsa biz de Almanya ile gurur duyuyoruz. Radikal bir değişim olmayacak“ dediler.

SEÇİM GECESİNDE AfD KARŞITI GÖSTERİ

Diğer taraftan AfD karşıtları seçim gecesi Almanya’da birçok kentte sokağa çıkarak, sağ popülist partiyi protesto ettiler. Aşırı sol grupların da yer aldığı eylemlerde “AfD senden nefret ediyoruz“, “Nazi propagandası yapmaya kimsenin hakkı yok“ gibi sloganlar atıldı.
Almanya’nın yüzde 87’si ise sağın da sağındaki AfD’ye oy vermedi.
Politik çevreler, Avrupa’da yükselen sağ popülist akıma ayak uyduran Almanya’da, AfD’nin bu kaygı veren çıkışını ise, sosyal demokratlara yeniden sosyal demokrat olduklarını anımsatma adına önemli bir ders olarak nitelediler.

14 TÜRK KÖKENLİ VEKİL MECLİS’TE

Diğer taraftan Alman Meclisi’nde geçtiğimiz dönem 11 olan Türk kökenli milletvekili sayısı 14’e yükseldi.
Buna göre SPD’den Aydan Özoğuz (Hamburg), Metin Hakverdi (Hamburg), Mahmut Özdemir (NRW), Cansel Kızıltepe (Berlin), Gülistan Yüksel (NRW), Elvan Korkmaz (NRW), Birlik’90 / Yeşiller’den Cem Özdemir (BW), Danyal Bayaz (BW), Ekin Deligöz (Bavyera), Canan Bayram (Berlin), Filiz Polat (Aşağı Saksonya), Sol Parti’den Evrim Sommer (Berlin), Sevim Dagdelen (NRW), Gülay Akbulut (BW) 19. Alman Federal Meclis’inin üyesi oldu. Buna karşılık Birlik’90 / Yeşiller partisinden Özcan Mutlu, CDU’dan Cemile Giousouf ise yeniden seçilemediler.
Alman siyasetinin şekillenmesinde önemli etkisi olan Türk kökenli siyasetçiler, Almanya’da uyum, işsizlik, taşeron şirketler kıskacındaki göçmenlerin durumu, düşük emeklilik ücretleri, eğitimde eşit hak, eşit işe eşit ücret ve yabancı düşmanlığı ile mücadele gibi konularda seçim kampanyaları yürüttüler.

ADD VE BİG VARLIK GÖSTEREMEDİ

Büyük partilerden toplam 52 Türk kökenli adayın katıldığı seçimlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da desteklediği Alman Demokratlar Birliği (ADD) ve güç birliğine davet edilen Yenilik ve Adalet Partisi’nden (BİG) ise toplam 40 Türk kökenli, adaylığını koydu. ADD ve BİG seçimlerde varlık gösteremedi.
Alman Seçim Dairesi’nden yapılan açıklamaya göre CDU/CSU 246, SPD 153, Sol Parti 69, Yeşiller 67, FDP 80 ve AfD 94 sandalyenin sahibi oldu.
Almanya’yı yönetmek için seçmenden tam dördüncü kez yetki alan Başbakan Angela Merkel başkanlığında yeni Hükümet’in Noel’e doğru kurulması bekleniyor.
Stuttgart – Işın Toymaz