$USD
3,5224
EURO
4,1480
ALTIN
145,4239

Berlin’de gazeteciliğin geleceğine büyüteç

18 Mayıs 2017 - 18:16

Alman Kamu Sendikası Verdi’ye bağlı DJU (Alman Basın Sendikası), Berlin-Wannsee’de Medya Günleri düzenledi. 40’a yakın kişinin katıldığı 3 günlük etkinlikte, medya alanındaki “Dijitalleşme” ve bunun alanın geleceğine ilişkin yansımaları işlendi. Konu başlıkları şunlardı: “Robot Gazeteciliği”, “Smartphone Haberciliği”, “360 Derecelik Röportajlar”, “Crowdfunding”, “Dijital Devriye: Twitterda Berlin Polisi”, “Sosyal Robotlar”, “Fake News (yalan haber) ile Nefret Söylemi […]

Berlin’de gazeteciliğin geleceğine büyüteç

Alman Kamu Sendikası Verdi’ye bağlı DJU (Alman Basın Sendikası), Berlin-Wannsee’de Medya Günleri düzenledi. 40’a yakın kişinin katıldığı 3 günlük etkinlikte, medya alanındaki “Dijitalleşme” ve bunun alanın geleceğine ilişkin yansımaları işlendi.

Konu başlıkları şunlardı: “Robot Gazeteciliği”, “Smartphone Haberciliği”, “360 Derecelik Röportajlar”, “Crowdfunding”, “Dijital Devriye: Twitterda Berlin Polisi”, “Sosyal Robotlar”, “Fake News (yalan haber) ile Nefret Söylemi Arasında”.

Yaş ortalamasının yüksekliği ve Tasarım ve Felsefe öğrencilerinden oluşan sadece 5 gencin katılmış olması dikkat çekti. Bu arada, seminerin yapıldığı Clara Sahlberg Eğitim Merkezi’nin tarihçesi anlatıldı ve Nisan ayında hayatını kaybeden DJU Başkanı Ulrich Janssen anıldı.

Dijitalleşme

Tüm seminerlerde, dijitalleşmenin sadece gazeteciliği değil, diğer tüm meslek alanlarını da kestiği ve işsizliğe yol açtığı, Red Bull, Coca Cola, Daimler gibi holdinglerin kendi medya şirketlerini kurdukları -örneğin Daimler’in medya ekibinde 600 kişi çalışıyor- iyi gazetecelerin buralara ve reklam sektörüne kayması, AfD’nin (ırkçı Almanya İçin Alternatif partisi) büyük ölçüde sosyal medya üzerinden örgütlendiği, robotların sosyal medyada yaygınlığı, Almanya’da sosyal medyada ölüm tehditleriyle birlikte gazetecilerin adreslerinin dağıtıldığı vb. konulara değinildi.

Robot Gazeteciliği

Retresco GmbH Yöneticisi Alexander Siebert tarafından yapılan sunumda, biraz füturistik bir tarzda özetle şunlara değinildi: “Robot gazeteciliği, yani metin oluşturan makinalar, 2008’den beri var. BBC, Lidl, Commerzbank, Birgitte, ZDF, Bild, Spiegel, otomasyon biçiminde bunu kullanıyor. Kitlesel iletişimden bireysel iletişime doğru bir geçiş yaşanıyor. Google, Facebook, Apple, Amazon, Instagram, What’s App, Netflix, Spotify vb. teknoloji şirketleri, kitleler üzerinden devasa bir bilgi havuzu oluşturuyor.

Siemens “Basın Odası”

Önümüzdeki 20 yılda, sadece gazetecilik değil, bankacılık vb. birçok alanda otomasyon hızlanacak ve işsizlik yaygınlaşacak. Siemens, Telecom vb. kendi “basın odaları”nı oluşturuyorlar. Hava durumu, futbol haberleri, ayakkabı reklamları, fitness haberleri, iş başvuru mektupları vb. bilgisayarlar tarafından yazılıyor. Stanford araştırmasına göre, Amerikan orta okullarındaki öğrencilerin %82’si sponsorlu bir içerikle, redaksiyon tarafından yazılmış gerçek bir haberi ayırt edemiyor.”

Reklamcılık mı Gazetecilik mi?

Verdi Bayern’den Karl-Heinz Kaschel-Arnold ise, “Reklamcilik ile gazetecilik arasındaki sınır silikleşiyor. Haber kaynağı önemsenmiyor, ki hikayenin inandırıcılığı açısından vazgeçilmez önemdedir. Bütün bunlar kime yarıyor, bunu araştırmak gazetecilerin görevi. AfD’nin websitesi “Political Incorrect”te yazan bir gazetecinin basın kartının geri alınmasını sağladım. 2 bin protesto mesajı geldi. En büyük Alman holdingleri, ‘Basın Kodeksi’ çıkarıyor” dedi.

Dijital Koza

Bonn Üniversitesi’nden Prof. Dr. Caja Thimm ise, Facebook’ta “Nefret Söylemi” yayan onlarca site üzerinde durdu: “Geleneksel medya ‘Yalanci Basın’ kavramıyla düşman olarak tanımlanarak, tümüyle dışlanıyor. Sonuçta, Facebook’ta yerel ve bölgesel onlarca yabancı düşmanı hareket örgütlendi.

AfD, Facebook’ta çok güçlü bir ağa sahip. CSU (Hristiyan Sosyal Birliği) seçmeni Facebook’ta AfD’ye beğeni veriyor, AfD ise CSU’ya. Linke (Sol Parti), Yeşiller ve SPD (Sosyal Demokrat Parti) ise birbirlerini beğeniyorlar. Bir tür dijital koza gibi yalıtılmış gruplar oluşturuyorlar. Karşı görüşler buraya çok seyrek giriyor. Aynılar aynı yerde toplanıyor.

Auschwitz: “Yeniden Açtık!”

Anonim kalmak, tarihe karıştı. Kullanıcılar, kendi gerçek isimlerini kullanarak, örneğin, Auschwitz Ölüm Kampı’nın resmi üzerinde “İltica Yurdu – Yeniden Açtık” vb. en ırkçı şeyleri açıktan söyleyebiliyorlar. Pegida’nın (Batının İslamlaşmasına Karşı Vatansever Avrupalılar) resmi hesabını 4 kişi yürütüyor. Biri, 67 yaşında, tek işi bu ve günde bin mesaj gönderiyor. Duygulara sesleniyor ve övgülerle ‘konuşmalısın’ vb. motive ediyorlar.

Verdi’nin Nefret Söylemi’ne Karşı Kampanyası, yüzden fazla STK ile buluştu. İngiliz gazetesi Guardian, 2006-2015 yılları arasında yapılan ve sonrada silinen tüm ırkçı yorumların analizini yaptı. Bu yorumlarda, en çok saldırıya uğrayanlar, kadınlar, siyah kadınlar, gayler ve göçmenleri destekleyenler.

Geleneksel medyanın ve gazeteciliğin güvenilirliği giderek azalıyor. ABD’de gençliğin yüzde 68’i Facebook’tan bilgileniyor. Yanlış şeyler tekrarlanınca, yerleşiyor. Yine de, veri araştırma ve kaynak doğrulama, gazeteciliğin önemi bir görevi olarak varlığını sürdürüyor.”

GENÇLERLE RÖPORTAJLAR

Deniz: (23, Niederrhein Yüksek Okulu Tasarım Bölümü) Gazeteciliğin dünyasına bir bakış fırlatmak için, bu etkinlik iyi bir olanaktı. Sunumlar, hedef gruplara göre iyi kurgulanmıştı. Gençler açısından, bazı konular zaten kendiliğinden anlaşıldığı için biraz gereksizdi. Zaman daha iyi planlanabilirdi. Tartışma süresi hep kısa tutuldu. Speed-Labs (atölyeler), 90 dakikalık sunumlardan daha yoğun ve üretkendi. Gelecek yıl, her şey daha iyi dengelenebilir. Bir bütün olarak, bilgilenmek ve bir ağ kurmak için olağanüstü bir fırsattı.

Verdi’nin güncel projelerini pek bilmiyorum. Ama meslekteki değişim süreçleri kapıya dayanmış durumda. Daha çok eğitim çalışmasıyla, yaşı ilerlemiş olanların, günceli yakalaması sağlanmalı. Her şeyi eleştirmek yerine, durumu kabul edip, süreci etkilemeye ve yeniden yön vermeye çalışmalıyız. Tasarım ve gazetecilik alanlarında, sözleşme biçimleri ve çalışma koşulları zaten doğru ve adaletli değil. Verdi, yeni stratejiler geliştirerek, üyelerini haklar ve yasalar konusunda daha yoğun bilgilendirebilir.

Nabila Annouri: (22, Niederrhein Yüksek Okulu Tasarım Bölümü, AStA Öğrenci Kurulu Yönetim Kurulu Üyesi ve Verdi Üniversite Grubu üyesi) Meslekteki Değişim üzerine sunum, çok ilginçti. Ama bazı sunumlar çok yüklüydü ve yorucuydu. Yalan Haber ve Nefret Söylemi konusu çok heyecan vericiydi. Bence bu etkinlikler, doğru yöne işaret ediyor. İnsanları bilgilendirmek ve görüş alışverişi için ortamlar yaratmak gerekiyor. Bu, örneğin, gazetecilere süreçlere uyum sağlama ve hazırlıklı olma şansı veriyor.

Berlin – Ayşe Eğilmez

FACEBOOK YORUMLARI

YORUMLAR






    1 YORUM

      18 Mayıs 2017

      […] Berlin’de gazeteciliğin geleceğine büyüteç […]

      Cevapla