$USD
EURO
ALTIN

ÇOK MU BENCİLİZ?

4 Ocak 2016 - 17:06

“Şu 18’e girdiğim günü görecek miyim acaba?” derdim okul yıllarımda. Ve o yıllarda da bizlere; “Bu günlerinizin kıymetini bilin” diyen büyüklerimiz azımsanmayacak kadar çoktu. Çocuklar bir an önce genç olmaya, gençler ise 18 yaşına girmeye çalışıyordu bizim zamanımızda. Şimdilerde de istiyorlar ama elbbete bugünümüzün gençleri bunu en çok anaya babaya kafa tutmak için istiyor. Almanya […]

ÇOK MU BENCİLİZ?
ch

“Şu 18’e girdiğim günü görecek miyim acaba?” derdim okul yıllarımda. Ve o yıllarda da bizlere; “Bu günlerinizin kıymetini bilin” diyen büyüklerimiz azımsanmayacak kadar çoktu. Çocuklar bir an önce genç olmaya, gençler ise 18 yaşına girmeye çalışıyordu bizim zamanımızda. Şimdilerde de istiyorlar ama elbbete bugünümüzün gençleri bunu en çok anaya babaya kafa tutmak için istiyor.

Almanya özgürlükler ülkesi. 18 yaşına girmiş genç kız ya da erkek anneye-babaya; ” Ben artık 18 oldum! Bana karışamazsınız” diye rest çekebiliyor. Ve sen hiç birşey yapamıyorsun. Devlet dikiliveriyor karşına; “O artık kendi hür iradesiyle yaşayabilecek yaşta” diye. Zaman iyi ya da kötü böyle. Bunu lehimize çevirebilmemiz çok zor. Hayatın zor şartlarıyla yaşam mücadelesi verirken çocuklarımız çok farklı şeylerde.

Doyumsuz çocuklar
Annesinin eve bir katkı sağlamak için temizliğe gittiğini düşünmez birşey isterken. Babanın hafta arası dışında, hafta sonları ek işle 3 kuruş daha kazanayım da rahat edelim demesine bakmaz “marka bir spor ayakkabısını” isterken. Çoğu insan 8 saat çalışıp evine gelirken, mesaiye kalıp zor şartlarda tatil için para biriktireyim düşüncesinde olan babanın ne çektiğini hiç ama hiç düşünmez 800-1000 Avroluk telefonu isterken. Çünkü arkadaşında vardır. Arkadaşından aşağı kalmak olmaz. Onun varsa senin de olmalıdır çünkü.

Eriten çağ
Aslında ben ilk yazdığım cümleyi bunları yazmak için yazmamıştım. Ama kalemin ucu geldi gençlerimizin doyumsuz isteklerine dayandı. Çok az aile çocuklarını dizginleyebiliyor günümüzde. Çünkü yetişen nesil arsız. Siz de bu neslin hırsız olmaması için bir dediğini iki etmemek adına fazladan çalışıp onların isteklerini yerine getiriyorsunuz. Ya da getirmeye çalışıyorsunuz. Çünkü çağımız herşeyi çarçabuk eskitiveriyor.

Takvime baktım da, koskoca bir yılı yine göz açıp kapayıncaya kadar eritivermişiz. Dün 18’i beklerken, bugün tutamadığım zamanın akışına kapıldım gidiyorum ben de. Bu yıla girerken koyduğum birçok hedefi gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyorum. Ve diliyorum ki sizler için de aynı şeyler geçerlidir.

Günahları ne?
Dünyada yaşanan katliamlara üzülüyorum. Elimden çok fazla birşey gelmiyor ki. Sadece kimine dua, kimine beddua ediyorum. Çoğu zaman o yanan ateşin içinde olmadığım için, olmadığımız için Allah’a şükrederken diyorum ki; “Çok mu bencilim?” O katliamın ortasında kalan çocukların suçu günahı ne? Onlar istemediler ki orada doğmayı.

Onlar daha çocukluk nedir bilmeden bomba sesiyle, tüfek sesiyle merhaba dedi hayata. Ayağına yırtık bir terlik geçirmeye fırsat bulamadan nasır tuttu altları. Telefonda birileriyle konuşmayı bir kenara bırak, yanıbaşında olması gereken annesinin sesini bile duymadan yetim, babasına sarılamadan öksüz kaldı birçoğu. Evet ya! Çok benciliz. Ne kadar şükrediyoruz desek de hepmizde doymak bilmeyen bir hırs var. Hele hele bazılarımızın gözü o kadar kararmış ki!

Elemek gerek!
Diliyorum 2016 yılında yaşanmaz savaşlar. Anasız babasız kalmaz yeni doğan çocuklar. Yokluk içinde büyümeye çalışmaz minik bedenler. Dünyaya gelen herkes kadar onların da hakkı var temiz ve güzel bir hayatı yaşamaya. Allah zalimleri Kahr-u perişan eylesin.

Yeni bir yıla girerken geçmişimizi süzgeçten geçirmeliyiz. Güzel bir başlangıç için süzgeçten geçirdiklerimizin muhasebesini yapıp Bismillah demeliyiz yeni seneye. Ve diliyorum bu yıldan daha başarılı bir yıl beklesin hepimizi. Ve diliyorum ki yer yüzünde ağlayan tek çocuk kalmasın gelecek senede.

Herkeslere güpgüzel bir 2016 diliyorum.
Seneye görüşmek dileğiyle
Hoşça bakın zatınıza!

FACEBOOK YORUMLARI

YORUMLAR

    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.






    0 YORUM