$USD
EURO
ALTIN

Çözüm çifte vatandaşlık 22 Mart 2017

16 Nisanda yapılacak Referandum çalışmaları Avrupa’da ortalığı tozu dumana kattı. Almanya ve Türkiye siyasilerinin açıklamaları ortalığı çok gerdi. Bu gerginliğin sıkıntısını sokaktaki insan çekiyor.

Türkiye’deki yetkililerin maksadını aşan açıklamalarına Alman yetkililer beyanat olarak aynı dozda cevap vermeseler de, uygulamaları ile işin tadını kaçırdılar. İki tarafın azımsanmayacak sayıdaki sağduyulu siyasilerinin itidal çağrıları “siyası bilek güreşi”ne son verilmesi her iki taraftan da geliyor. Biri isimsiz dört önemli örnek vereyim:
ANKABERLİN’DE SAĞDUYULU SİYASETÇİLER DE VAR
Hristiyan Demokratik Parti (CDU) Federal Milletvekili, Birlik Partileri Meclis Grubu Uyum Sorumlusu Türk kökenli Cemile Giousouf: “Kalbimiz hem Türkiye hem Almanya için atıyor.” ve “Demokratik hakların yasadışı sembollerle suistimal edilmesine karşıyım!… PKK terör örgütü olarak Almanya’da yasaktır, dolayısıyla örgütün açık bir şekilde propagandasının yapılması kabul edilemez!” diyerek yumuşama mesajı verdi.
60. ila 63. dönem AK Parti Hükümetlerinde Enerji Bakanlığını yapan Taner Yıldız Nürnberg’de “Ne Almanya Türkiye’siz ne de Türkiye Almanya’sız yapamaz.” diyerek yüreklere su serpen, sağduyulu açıklama yaptı.
Önümüzdeki seçimlerde SPD’den Stuttgart’ta seçilebilir bir sıraya yerleşen milletvekili adayı avukat Macit Karaahmetoğlu: “olan, Almanya’daki Türklere oluyor” diyerek tedirginliğini dile getirdi.
Türkiye’deki iktidar partisinden bazı siyasetçilerin “derdimizi ne Ankara’ya nede Berlin’e anlatamıyoruz.” değerlendirmesi ise çekiçle örs arasında sıkışmışlığın göstergesi değil mi?
AnkaBerlin’de akıllı siyasetçiler de varmış dedirtiyor insana!..

SEN BÖYLE YAPARSAN BEN DE ALMANYA’DAKİ TÜRKLERİ DÖVERİM
Almanya Türkiye’den gelen dozu kaçmış söylemlere karşı, “sen böyle yaparsan ben de Almanya’daki Türkleri döverim!” tavrı hiç hoş değil. Hollanda’dan sonra Almanya’nın bu tavrı devam ederse tamiri güç ciddi olaylara yolaçabilir. Sırada Fransa ve Almanya seçimleri var. Avrupalı Türkler her öfkelenin döveceği Bimbo muamelesi görmeyi haketmiyor. Bu durum bir süre sonra önlenemez öfke dalgasına da yol açabilir. Sonuçta, Avrupa değerleri hak ile yeksan olur. Gördüğüm kadarıyla Avrupalı Türkler durumdan çok rahatsız…
Aşağı Tükürseler sakal, yukarı tükürseler bıyık.

KALICI ÇIKIŞ YOLU
2000’li yıllara kadar Almanya’da çifte vatandaşlık uygulaması gayet iyi gidiyordu. Uygulama birdenbire kesildi. 3 milyon Türkiye kökenlinin neredeyse yarısı Alman vatandaşlığına geçti. Hiç de sıkıntı çıkmadı. Almanya’daki Türklerin yarısının Alman vatandaşlığına geçememesi durumu; ne vicdani, ne hukuki nede Avrupa değerleriyle uyuşuyor. Almanya’da yaşayan Türkler bu topluma hızla ayak uydurdular. Süreç pozitif bir şekilde devam ediyor.
Türklerin diğer yarısının Alman vatandaşlığına geçmesinin önündeki engeller kaldırılarak Anomali düzeltilmelidir. Türklerin çifte vatandaşlığı elde etmesiyle Pro Faşist grupların elindeki en kolay, kaymaklı propaganda malzemesi de ortadan kalkar.

MAVİ KARTLILARA YAPILAN HAKSIZLIK DÜZELTİLMELİDİR
Yeni kuşaklar Alman vatandaşlığına geçişteki psikolojik faktörleri tahmin bile edemezler. Yeni Posta Gazetesi olarak, 1993 yılında düzenlediğimiz Alman vatandaşlığına toplu geçiş kampanyamızda karşılaştığımız sıkıntılar bir başka yazımızın konusu olsun.
Türkiye’deki iktidarların Mavi Kartlılar için “hiçbir hak kaybına uğramayacak” sözü doğru çıkmadı. Mavi Kartlılara yapılan haksızlık birtürlü düzeltilmedi. Mavi kartlılara Türkiye’deki seçimlerde oy kullanma hakkı birtürlü tanınmadı. Bundan büyük bir haksızlık olabilir mi? Türkiye Almanya’daki Türklerin karşılaştığı haksızlıklara karşı çıkabilmesi için, önce kendi kapısının önünü temizlemelidir. Bu Referandum oylaması Mavi Kartlıların oy kullanamadığı son seçim olması dileğimle.

Ulm – Mustafa Bozdurgut