$USD
EURO
ALTIN

Cumhurbaşkanı Wulff Türk toplumuna konuştu 26 Kasım 2019

Cumhurbaşkanı Wulff Türk toplumuna konuştu

Almanya’nın 10. Cumhurbaşkanı Christian Wulff, Almanya’nın Brühl kentinde Brühl Türk Kültür Ocağı ve Türk Alman Dostluk Derneği‘nin düzenlediği “Farklı bir toplumda sosyal uyum” temalı konferansa konuşmacı olarak katıldı. Konuşma sonrası paneli Prof. Dr. Ahmet Ünalan (Duisburg-Essen Üniversitesi) yönetti.   

Brühl Türk Alman Dostluk Derneği ve Türk Alman Dostluk Derneği’nin düzenlediği konferansa 300’ün üzerinde Türk ve Alman izelyici katıldı. Açılış konuşması Brühl Türk Ocağı Başkanı Aydın Parmaksızoğlu yaptı.

Cumhurbaşkanı Wulff konuşmasında değişim sürecinden geçen Almanya’ya ve dünyadaki konumuna vurgu yaparak‚ çokkültürlü, inançlı, demokrasisini ve güvenliğini sağlayan ve yaşatan bir Almanya mümkün, bunu birlikte gerçekleştireceğiz. Tarihin hiçbir evresinde bu kadar güvenli, bu kadar refah içinde olmadık. Bunun kıymetini bilelim ve geleceğimize güven içinde bakalım‘ dedi.

YABANCI DÜŞMANLIĞI YABANCILARIN OLMADIĞI YERLERDE DAHA FAZLA

Almanya’da yabancı düşmanlığının göçmenlerin bulunmadığı yerlerde çok, onların yaşadığı bölgelerde ise az olduğunu vurgulayan Wulff, bu durumun da önyargılı olmayanların bir arada kardeşçe yaşayabildiğini gösteren en güzel örnek olduğunu söyledi.

Wulff, “Çeşitlilik ve farklılıklar içinde toplumsal birliktelik, gelecek yıllarımız için en önemli konulardan biri. Ailem ve onların aileleri savaştan sonra ülkeyi büyük fedakarlıklarla inşa ettiler. Benim kuşak iki Almanya’nın yeniden birleşmesini başardı. Şimdiki aktif kuşağı bekleyen en büyük görev ve sorumluluk, toplumdaki bu birlikteliği sürdürmek. Onun daimi olması için onu beslemek. Birbirimize karşı değil, birbirimizle beraberce konuların temellerine inmek.” diye konuştu.

11 Eylül öncesi kendi ülkesinde olduğu gibi tüm dünyada birliktelik ikliminin iyi olduğunu ancak 11 Eylül olaylarının çoğu insanı tedirgin ettiğini anlatan Wulff, “Almanya Kendini Yok Ediyor” isimli kitabıyla göçmen kökenlileri aşağılayıp büyük tartışmalara neden olan politikacı Thilo Sarrazin ve onun zihniyetindeki abancı düşmanı akımları eleştirdiğini belirtti.

Cumhurbaşkanlığı döneminde, iki Almanya’nın birleşme bayramında yaptığı tarihi konuşmayı hatırlatan Wulff, şunları kaydetti:

“Hristiyanlık ve Yahudiliğin belirlediği değerlerimizin yanında, ‘Artık İslam da bize aittir, parçamızdır’ dedim. 4-5 milyon Müslümanın yaşadığı Almanya’da bu insanlar sadece birey olarak değil, onların dinleri kültürel değerleri, imamları, camileri dini ve kültürel yaşama şekilleri de de bize ait parçalar. Anayasamızın ilk başında, ‘İnsanlık onur ve haysiyeti dokunulamaz’ diye yazıyor, 3. maddede ise ‘Kimse inancından dolayı dışlanamaz, ötekileştirilemez’ diyor.”

Avrupa’da yaşanan 30 yıllık savaşlardan yani tarihten ders çıkarılması gerektiğini vurgulayan Wulff, “Bu dersleri de her daim diri tutup, şiddetle ilgili her türlü adım ve girişimlerin karşısında olmalıyız. Birinci ve ikinci dünya savaşlarını iyi anlayıp, bir daha bu tür kötülüklerin yaşanmaması için devamlı uyanık olmalıyız. Ülkemizde, azınlıklara yapılmış olan yanlışların ve zulümlerin, günümüzde unutulduğunu görmek üzücü.” ifadelerini kullandı.

Uluslararası ilişkilerde önceliğin barış ve huzur içinde birlikte yaşamak olması gerektiğinin altını çizen Wulff, konuşmasına şöyle devam etti: “Benim kabinemde bir Müslüman bakanımız vardı. 2014’de Mesut Özil, Kedira, Boeteng gibi göçmen kökenli futbolcularla dünya şampiyonu olduk. Şundan eminimki, bugün Franz, Hans, Jens, Lothar ve Robert ile bırakın şampiyonluğu ilk ön elemeleri geçemeyiz. Turları atlatan golleri kimler atacak? Milli takımımızda çok ulusluluk ve dünyaya açıklık en bariz bir şekilde kendini gösteriyor. Müzik dünyamızı renklendiren Helene Fischer de Rusya’dan gelme. Demem o ki, çok kültürlülük korkulacak birşey değil, aksine hepimizin faydasına çok büyük bir zenginlik. Başkalarından öğrenmeye hep açık olan ülkemin insanı, bu tarihi özelliğini yeniden hatırlamalı. Romalılardan, su naklini öğrendik. Görüldüğü gibi, açıklık, hepimizin ciddi anlamda işine yarıyor.”

İki Almanya’nın birleşmesinin üzerinden 30 yıl geçmesine rağmen ötekileştirme, nefret ve düşmanlığın sıradanlaşma emarelerini görmenin kendisini üzdüğünü belirten Wulff, bunların haklı hiç bir gerekçesi olamayacağını, herkesin eşit bireyler olduğunu söyledi.

“1950’li yılların Almanyasını mı istiyoruz, yoksa şimdiki çok renkliliğini daha da ileriye mi götürmek istiyoruz?” diye soran Wulff, “Almanya, Avrupa’nın ortasında hep çok kültürlü bir ülkeydi, bundan hep kazandık ve büyüdük. Bu özellikten asla uzaklaşmamamız gerekiyor. Barış ve huzur içinde birlikteliğimiz için buna muhtacız.” ifadelerini kullandı.

NSU CİNAYETLERİ TARİHİ HATA VE AYIP

Almanya’da 8’i Türk, 10 kişiyi öldüren Nasyonel Sosyalist Yeraltı (NSU) terör örgütünün kurbanlarının yakınları ile irtibatının devam ettiğinin altını çizen Wulff, “Irkçı NSU katillerinin öldürülen masum insanların ailelerinin içinde aranmış olması, katilleri bulması gerekenlerin tarihe geçen hatası ve ayıbı oldu.” değerlendirmesinde bulundu.

Konuşma sonrası paneli Prof. Dr. Ahmet Ünalan Almanya’nın tarihi dönüm noktalarına slaytlar aracılığıyla vurgu yaparak eski Cumhurbaşkanı Christian Wulff’un Almanya tarihiyle ilgili analizlerine değindi.

Eski Cumhurbaşkanı Wulff :‘Toplumlar bazen değişimin hızına ayak uydurmakta zorlanabilirler, ancak değişim kaçınılmazdır. Ben Cumhurbaşkanlığım ilk yılında İslam Almanya’nın bir parçasıdır dedim. Bu büyük bir tepkiye neden oldu. Hala aynı fikirdeyim ve zaman bu konuda ne kadar haklı olduğumuzu gösteriyor, o yüzden değişimi yönlendirmek lazım‘ dedi. Christian Wulff: ‘Almanya henüz 50 yıl evvel kendi içinde mezhepler arası gerilimlerin olduğu bir ülkeydi. Bu süreci aşmış ve tarihsel deneyimi olan bir ülke benzer kültürel açılımı sağlayacaktır’ dedi.

Dr. Ahmet Ünalan ise göç tarihine atıf yaparak‚ Türk – Alman kimliğiin barışcıl ve uyumlu olduğunu belirterek, ‘Türkler Almanya için bir şans. Almanya büyük ölçüde huzur içinde yaşıyorsa, diğer komşu ülkelerin toplumsal uyum sorunları ile karşılaşmıyorsa bu büyük ölçüde demokrasi ve sekülerlik tecrübesi olan Türklerin sayesindedir, bu insanlara Alman toplumu olarak teşekkür borçluyuz‘ ifadesine eski Cumhurbaşkanı Wulff dahil salondaki Türk ve Alman seyirciler yoğun alkışla tepki verdiler.

Wulff toplantı sonunda Türkiye Cumhuriyeti kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ‚Yurtta Sulh, Cihanda Sulh‘ sözüne vurgu yaparak. Bu büyük devlet adamının viyzonunu hem Almanya’da, hem de Avrupa’da gerçekleştirmeliyiz‘ dedi.

Program 10. Cumhurbaşkanı Wulff  ve Prof. Dr. Ahmet Ünalan’a günün anısına verilen hediyelerle son buldu.