$USD
3,5150
EURO
3,9324
ALTIN
142,0523

Demokrasi zor zanaat be kardeşim!

19 Nisan 2017 - 13:29

İki aydır hepimizi gece gündüz meşgul eden anayasa değişikliği referandumu bitti. Neticesini merakla beklediğimiz referandum üzerine neler neler yazacaktık!.. Yazacaklarımızı da bir kenara bi güzel not etmiştik. Gel gör ki, hepsi çöpe gitti! Neleri mi not etmiştik? Hiç olmazsa başlıklarını yazalım da hepsi heba olmasın. Merak edenlere notlarımızı düşelim. – Yurtdışında yaşayanların Hollanda ve Almanya […]

Demokrasi zor zanaat be kardeşim!

İki aydır hepimizi gece gündüz meşgul eden anayasa değişikliği referandumu bitti. Neticesini merakla beklediğimiz referandum üzerine neler neler yazacaktık!.. Yazacaklarımızı da bir kenara bi güzel not etmiştik.

Gel gör ki, hepsi çöpe gitti!

Neleri mi not etmiştik? Hiç olmazsa başlıklarını yazalım da hepsi heba olmasın.
Merak edenlere notlarımızı düşelim.

– Yurtdışında yaşayanların Hollanda ve Almanya krizinden sonra çektiği sıkıntılar.
– Yurtdışı seçmenlerin yüzlerce kilometre yol katederek sandığa gidip vatandaşlık haklarını
kullanmalarının güçlükleri.
– Yurtdışını bilen bir siyasetçinin: “Sıkıntımızı ne Berlin’e, nede Ankaray’a anlatamıyoruz!”
demesinin perde arkasını.
– Evet çıkarsa yeni döneme ilişkin yurtdışı için düşüncelerimizi yazacaktık!
– Hayır çıkarsa yurtdışı için önerilerimizi sıralayacaktık!
– Ak Parti, CHP, HDP ve MHP’nin yutdışındaki durumlarını analiz edecektik.
– Mavi Kartlıların oy haklarını ortaya atacaktık.
– Alman vatandaşlığına geçişlerin önündeki engelleri masaya yatıracaktık.
– Seçimin en büyük kaybedeni Adil Gür ile ilgili geyikler bile hazırlamıştık.
– Daha bir sürü notumuzu depoya kaldırdık. Zamanı geldikçe notlarımızı elbette paylaşacağız.

Seçim bitti, şimdi tam rahat bir nefes alıyoruz derken, seçimin meşruiyeti tartışmaları herşeyin önüne geçti. İlk anlarda anlık bir tepki gibi gedi seçime itiraz. Sonradan iş bayağı ciddiye döndü.

At, Üsküdar, At hırsızı, Köroğlu herşey toz duman…

Böylece AGİT Türkiye’nin gündemine oturdu. AGİT’le ilgili bilgilendirme sayfası hazırladık. Şaşırtıcı olan bazı AGİT’lilerin tuhaf ilişkileri de AGİT’in önüne geçti.

Türkiye’nin çok partili döneme girmesi, ilk demokrası deneyimlerimizden olan 1946 seçimlerinin üzerinden 70 yılı aşkın bir süre geçti. Fakat hala konuşuluyor. Bana öyle geliyor ki, bu referandumum meşruiyeti çok uzun yıllar konuşulacak gibi görünüyor.

Yurtdışındaki Alman politikacılarının, Türk politikacılarının, anayasa değişikliği referandumu üzerine verdiği demeçleri ayrı ayrı vermeye çalıştık. Görünen o ki, Avrupa’da hiçbir ülke artık benim iç işim, karışamazsın diyemiyor. Hemen her konuda herkes birbirinin işine karışıyor. Durumu keka olanlar, durumu kaka olanlara daha fazla karışıyor.

İtiraz etsen de, kulağımı tıkarım desen de, duymam desen de olmuyor. Globalleşen dünyanın gerçeklerinden kaçamıyorsun…

Karışıyorlar!

Bana göre değil ama, Dünyada demokrasinin en önemli ülkesi olarak gösterilen ABD bile seçim ve sonuçlarıyla boğuşuyor. İngiltere boğuşuyor, Fransa ve diğerleri boğuşuyor.

Bizim boğuşmamız çok anormal değil. Dünyada Demokrasi hırlaşa, gürleşe, düşe kalka, boğuşa boğuşa ilerliyor. Ah sandık sen nelere kadirsin!

Bitse de işimize bakalım, rahat bir nefes alalım dediğimiz seçim daha da sert bir viraja girdi. Bakalım Türkiye’deki anayasa değişikliği referandumu nereye doğru evrilecek? Uzlaşma kültürü mü, yoksa boğazlama kültürü mü galip gelecek?

Hangi yol takip edilirse edilsin, eğrisi doğrusuna denk gelecek. Demokrasi bir kurallar rejimi olduğu kadar, uzlaşma kültürünün yerleşmesi gereken bir rejim.

Demokrasilerde kendi oyunun kıymeti ve öneminden daha çok karşı tarafın oyuna değer, kıymet verildiğinde gelişmişliği kayda değer hale geliyor. Benim oyumdan kıymetlisi yok denince, karşı taraf da aynısını düşünecektir.

Sonuç itibarıyla böyle düşünülünce senin oyunun da bir kıymeti harbiyesi kalmıyor.

Demokrasiyi şark kurnazlığıyla sürdürmeye kalkınca olmuyor, olmuyor!

velhasıl Demokrasi zor zanaat be kardeşim…

Ulm – Mustafa Bozdurgut

FACEBOOK YORUMLARI

YORUMLAR






    0 YORUM