$USD
EURO
ALTIN

Demokrasiye küsmek olmaz 21 Eylül 2017

24 Eylül 2017’de, bu pazar günü Almanya sandığa gidecek. Demokrasinin olmazlarından birisi gerçekleşecek.
Yabancı düşmanı partilerin yükselişi arka plana itildi.
Bir süredir AB’nin lokomotifi Almanya ile Türkiye’nin arası limoni ötesi, sıkıntılar küçümsenmeyecek kadar büyük…
Almanyalı Türklerin büyük çoğunluğu; başta İktidar partilerine ve sorumlulularına kızgın ve küskün.
Her iki taraf da siyaset ipini ziyadesiyle gerdi. Herkes haklı olduğu tarafı abartıyor. Fakat iki ülkenin kaderiyle sımsıkı bağlı olan Almanya’da yaşayan Türkler sıkıntı çekiyor.
Eski yıllarda olduğu gibi ev arayanlara dahi “Erdoğancıysan sana ev yok!” deniyor. İzin yolunda kaza nedeniyle Alman konsolosluğunu arayan Alman vatandaşı Türkiye kökenlilere “Erdoğan’a git sorununu çözsün” cevabı kabaca verilip, telefon yüzlerine kapatılıyor.
Türk esnafından alışveriş yapan Alman müşterilerin bir kısmı ayağını Türk işyerlerinden kesti. Tatilini Türkiye’de geçirmek isteyen bir kısım Alman çok istediği halde, ya gitmekten vazgeçiyor ya da rezervasyonunu iptal ediyor. Çevrenizde başka olumsuzlukları yaşıyor ya da duyuyorsunuzdur.
SEÇMEN PARTİ ARIYOR…
Bu tatsız ortamda yapılacak olan seçimlerde Türkiye kökenli büyük bir çoğunluk oy vereceği partiyi arıyor! Kara listedeki partiler çok… O nedenle içine sindirerek oy atacağı parti bulamıyor. Bazılarının aklından oy atmak için kıytırık partiler geçse de; yok ya “O” partiye de oy verilmez ki! düşüncesi geçiyor.
Umarım ve dilerim Alman partilerinde yetenek ve samimiyetine inandığım bazı siyasetçiler bu kargaşalıkta kötü nasibini almaz. Tanıdığım için adını rahatlıkla zikredebileceğim Stuttgart’tan Macit Karaahmetoğlu, Arif Taşdelen gibi siyasetçiler bizlere faydası olacak kişiler. Elbette tanımadığım iyi özelliklere sahip birçok başka siyasetçiler de vardır.
BOYKOT VE İNADINA IRKÇI PARTİLERE OY VERMEK!
Bu sıkıntılı dönem çabuk geçecektir diye düşünüyorum. Bu dönemi soğukkanlı atlatmamız lazım. Puslu ortamda soğukkanlılığını yitirmiş bazı aklı kıt insanlar abuk-subuk öneriler de yapabiliyor. “Boykot yapmak lazım, inadına ırkçı partilere oy vermek gerekir” gibi.
“Bekara karı boşamak kolay” diye bir halk tabiri vardır.
Bu dönem geçicidir. Herşey daha güzel olacak. Fakat bu dönemde hatayı biz yapmayalım… Sandığa gitmeyerek, Alman siyasetinden koparak, demokrasiye küsmeyelim.
Türkiye kökenli seçmeni küstürenlerin, soğutanların hataları bence çok büyük…
Alman siyasetinin önemli figürlerinin çoğu maalesef soğukkanlılığını yitirdiler…
CHP BADEN WÜRTTEMBERG
CHP Baden-Württemberg Eyaleti 24 Eylül’de yapılcak seçimlerde parti içi genel toplantı bir düzenledi. Tam da seçim günü. Uzun söze gerek yok! Almanya’daki seçimlere ilişkin bir çalışma yapmadıkları gibi, seçim günü tut bir de genel toplantı düzenle! İnanılır gibi değil. Basiretleri bağlanmış demektan başka çare yok!
OY OPORTUNİZMİ
Bazı Alman partileri ve siyasetçileri Türkiye’yle, Erdoğanla dalaştıklarında Alman toplumundan daha fazla oy alacaklarını düşünüyorlar. Bu oportunizmin (kısa vadeli çıkarlar peşinde koşmak) bu ülkeye uzun vadede ne büyük zararlar vereceğini hiç düşünmüyorlar.
Irkçı partilerle butür düşmanca yarışın toplumlara fayda sağlamayacağını, büyük bir ciddi bir siyasi aptallık olduğunu, trajedilere yol açabileceğini, bu körlüğün başta Alman tarihinde sayısız örneklerle dolu olduğunu hatırlamak istemiyorlar.
Siz siz olun, biz biz olalım Demokrasiye küsmeyelim. Demokrasiye küsmek bu toplumda nesiller boyu yaşayacak olan Avrupalı Türklerin uzun vadeli çıkarlarına taba tabana zıttır.
Aksine, tarihi olan, aklı başında Alman partilerinde siyaset yapmaya daha da hız verelim.
Siyasetten kopmayalım…
Demokrasiye küsmek olmaz,
24 Eylül’de
Haydi sandık başına…

Ulm – Mustafa Bozdurgut