$USD
EURO
ALTIN

Döner’e yeni nefes gerekli

26 Haziran 2013 - 11:05

Almanya’da artık tüm “Fast Food” ların lokomotifi olan, hasılat ve sempati bakımından birinciliği kimselere kaptırmayan “Döner”in sektörel olarak bir çok sancısı mevcut. Neredeyse 6 milyar Euro’ya ulaşan cirosuyla Fast Food alanında Avrupa’da rakip tanımayan ve diğer rakiplerini ezen bir sektörden söz ediyoruz. Hatta Almanya’da adına skeçler ve şarkılar yapılan döner, hala en gözde yiyecek sıralamasında […]

Döner’e yeni nefes gerekli

Almanya’da artık tüm “Fast Food” ların lokomotifi olan, hasılat ve sempati bakımından birinciliği kimselere kaptırmayan “Döner”in sektörel olarak bir çok sancısı mevcut. Neredeyse 6 milyar Euro’ya ulaşan cirosuyla Fast Food alanında Avrupa’da rakip tanımayan ve diğer rakiplerini ezen bir sektörden söz ediyoruz. Hatta Almanya’da adına skeçler ve şarkılar yapılan döner, hala en gözde yiyecek sıralamasında açık ara önde.

 

Ama tabii bu sektör yekpare bir sektör değil. Senkronize olmuş, örgütlü ve iyi bir konsepte ne yazık ki sahip değil. Bir nevi sahip çıkanı çok gibi gözükse de aslında o bir yetim… Bir sürü problemi olmasına rağmen, bu sektörden ekmek yiyenlerin bir araya gelip de, bu konuya el atmamaları ve bu dünyaca meşhur konsepti daha da ileriye götürecek planların olmayışı, zaaf olarak yine bu sektöre geri dönmekte…

 

Mehmet Azal

Mehmet Azal

Toparlayıcı bir faktör şart 

Münih ve çevresinde bu sektörden para kazanan binlerce döner dükkanı mevcut. Yapılan cirolarda öyle küçümsenecek miktarda değil. Lakin bu konuda toparlayıcı bir faktörün olmaması, döner sektöründe müthiş bir enerji kaybına ve oluşan bu boşluğa profesyonel anlayışa sahip olmayan, sadece paraya endeksli, günü kurtarmayı amaç edinmiş, ama diğer unsurları gözardı eden bir zihniyetin hakim olması, itibar kaybına neden olmaktadır.

 

Uzun vadeli planlar ancak örgütlü bir güç tarafından yapılır ve hayata geçirilir. Ama ne yazık ki bu döner sektörü konusunda, bırakın örgütlü olmayı bir araya dahi gelip bir asgari müşterekler belirlenemiyor. Bu durumda maalesef döner piyasasında belli bir kaosa yol açmakta ve bu işten ekmek yiyenleri olumsuz etkilemekte.

 

Sorunlara somut çözüm gerekli  

Aslında sormamız lazım gelen Münih ve çevresinde faaliyet gösterecek, döner dükkanlarını bir araya getirecek, onların sektörel bazda dert ve sorunlarına çare üretecek bir kurumsal yapıya ihtiyacın olup olmadığıdır. Bugün gelinen noktada Döner Sektörü’nü daha da ileriye taşıyacak imaj çalışmalarına, fiyat politikalarının daha da reel olarak belirlenmesine ve en önemlisi bu alandaki dağınıklığa bir anlamda son verecek bir çalışmaya girilebilinir.

Döner prodüksiyon konusunda Münih’te hatırı sayılır iş yapan, dürüst ve saygın Türk firmaları mevcut. Bu konuda onlar da kelimenin tam anlamıyla dertliler. Aslında bir anlamada, döner sektöründeki taşların tam manasıyla yerli yerine oturmaması ve herkesin başına buyruk hareket etmek istemesi tam bir kaos ortamına zemin hazırlamaktadır.

 

Sektör  kan  kaybetmekte 

Büyümeye bu kadar açık bu sektör, iyi değerlendirilmediği kanaatini doğrularcasına, bir çok skandalı da bünyesinde barındırmış ve bu patlayan skandallar yüzünden millet aylarca döner yiyememişti. Nasıl yesin ki; çürük ve küflenmiş etlerden yapılan dönerin ortaya çıkarılmasından sonra büyük bir kriz içine giren bu sektörde, büyük ölçüde parlama ve imaj çalışmalarına ihtiyaç duyulmakta…

 

Güney Bavyera’da etkin olan Türk Döner İmalatçıları da sektörün bu durumundan oldukça rahatsız. Bu konuyla ilgili olarak döner imalatı yapan iki büyük şirketin yetkilisi ile görüştük. Her ikisinin ortak kanaati, dönerin bu haliyle kör topal gideceği fakat piyasada hakettiği yeri almayacağı yönünde oldu.

 

Her türlü oluşuma destek vermeye hazırız

Münih ve çevresinde aylık yaklaşık 50 tonluk kapasite üretimi olan Bavaria Döner’in sahibi Orhan Çelik konu ile ilgili ilginç açıklamalarda bulundu. Orhan Çelik bundan üç yıl önce, böyle bir girişime öncülük yapmak istediklerini, Üç Prodüksiyon ve Yirmibeş Döner esnafı ile anlaşıp biraraya gelme kararı aldıklarını, fakat ne hikmetse belli bir zaman sonra bu katılıma iştirak edenlerin bir çoğunun mazaret dahi bildirmeden toplantılara gelmediklerini ve ilgilerini esirgediklerini belirtti. Bu konudaki bir oluşuma her zaman severek destek vermek istediklerini, fakat esnafın bu konuda belli bir duyarsızlığının olduğunun altını çizerek böyle bir olşumun şu aşamada hayata geçmesinin pek mümkün olmadığını sözlerine ekledi.

Ama şayet sektörel anlamda buna benzer bir çalışma olursa her zaman destelerini vereceklerini ifade eden Orhan Çelik önemli olanın Döner Sektörü’nde belli bir örgütleşmeye giderek daha kompakt çalışmanın sağlanması olduğunu vurguladı. Sektörün bir çok sancısının bulunduğunu belirten Orhan Çelik; bu görüntünün öyle kolay kolay silinmesinin mümkün olmadığını, zira piyasanın belirli ve yerleşik kurallarının tam olarak oturmamasının bu konuda etken olduğunu ifade etti.

 

Döner hak ettiği yerde değil 

Almanya’nın üçüncü büyük döner üreticisi olan Eura Döner’in Bavyera Bölge Sorumlusu Mehmet Azal ise Döner Sektörü’nün bu halde oluşundan son derece rahatsız olduğunu ve buna sebebiyet verenlerin ne yazık ki yine sektörün içinde olanlar olduğunu belirtti. Mehmet Azal, sadece paraya endeksli çalışmaktan ziyade, kaliteye endeksli çalışmaya özen gösterdiklerini ve her çıkan malı faturalandırdıklarını ifade ederek, kendi ürünlerinin kalitesine kesinlikle kefil olduklarını ve bu konuda her zaman her türlü denetime açık olduklarını kaydetti.

 

Dünyanın en büyük fırsatına ve değerine sahip olduğumuzun pek farkına varamadığımızı ve dönerin hak ettiği yerde olmadığının altını çizen Mehmet Azal, hazıra dağ dayanmaz diyerek acilen döner konusunda her türlü imaj çalışmasının başlamasının önemine vurgu yaptı. Döner piyasasına yakın bir dönemde Alman maliyesinin sıkı bir denetim getireceğine inandığını ifade eden Mehmet Azal; bu sektörde iş yapan şirketlerin daha şeffaf olmaları gerektiğini ve rekabetin haksız şartlarda yürümesinin de önüne geçilmesinin elzem olduğunu söyledi. Kendilerinin her zaman rekabete açık olduklarını ve diğer şirketlere de büyük bir saygı beslediklerini ifade eden Mehmet Azal, piyasada gerçek manada iyi bir hizmet verildiği takdirde, kazanç ve karlılık oranlarında bariz bir yükselme olacağını belirtti. Kaliteden ödün verilmeksizin yapılacak her işe sınırsız destek vereceklerini, bu konuda her fikre açık olduklarını sözlerine ekledi.

 

Konuya ilişkin her iki güzide kuruluşumuzun da görüşleri böyle… Fakat en ilginç tanımlamayı ise isminin açıklanmasını istemeyen bir iş adamı yaptı: “ Döner Sektörü’nde ticari kaygı dışında kaliteli servis ön plana çıkarılmadığı müddetçe birliktelik maalesef hep hayal olarak kalacaktır… Bu zamana kadar et ve et ürünleri ile iştigal eden büyük esnaf, ticari kaygılardan ziyade; politik görüşler ve ideolojik faktörleri ön plana alan yaklaşımlar sergilediler. Bu yaklaşım maalesef tüm Bavyera’da iş yapan büyük Döner imalatçıları esnafının önünde en büyük engel olarak durmaktadır. Şayet bu anlayışın önüne daha ticari bir düşünce sistematiği getirilirse, o zaman her türlü verimli çalışma sağlanacaktır.”

 

Bütün görüşleri bir araya tabii ki toplamamız mümkün değil. Ama, en azından küçük de olsa bir fikir vermesi açısından bu araştırma belki bazı oluşumlara vesile olur…

Adnan Tokuç – Münih

FACEBOOK YORUMLARI

YORUMLAR

    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.






    0 YORUM