$USD
EURO
ALTIN

DÜNYA KADINLAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN!

26 Haziran 2013 - 11:31

Ne mutlu ki bizlere; bizi özel kılan bir güne sahibiz. Ama bu günün ne yazık ki bende yaptığı yegane çağrışım gün geçtikçe fazlalaşan “kadına yönelik şiddet!” Her geçen gün daha fazla kanayan toplumsal bir yara, kadına karşı şiddet! Kadına, kardeşe, anaya kalkan eller yüreğimi acıtıyor ve Dünya Kadınlar Günü’nü benim için anlamsızlaştırıyor. Kadını hor gören […]

DÜNYA KADINLAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN!
ch

Ne mutlu ki bizlere; bizi özel kılan bir güne sahibiz. Ama bu günün ne yazık ki bende yaptığı yegane çağrışım gün geçtikçe fazlalaşan “kadına yönelik şiddet!” Her geçen gün daha fazla kanayan toplumsal bir yara, kadına karşı şiddet! Kadına, kardeşe, anaya kalkan eller yüreğimi acıtıyor ve Dünya Kadınlar Günü’nü benim için anlamsızlaştırıyor. Kadını hor gören bir zihniyet tarafından kutlanan “Kadınlar Günü”; trajikomik gelmiyor mu sizlere de?

 

Aslında Dünya Emekçi Kadınlar Günü

Kadın evinde, işinde; hep bir emekçidir. Dünya Kadınlar Günüde adını, anlamını buradan almamış mıdır? 1857’de Amerika’da bir tekstil fabrikasında, daha iyi koşullar için greve başlayan işçiler, fabrikada kapalı kalmış ve çıkan yangında polis barikatları nedeniyle kaçamayarak çoğu kadın 129 işçi yanarak can vermiş. İşte onların anısınadır bu gün. Ve zaman içinde yitip giden nicesinin hatırasına…

 

Egemenlik uğruna güç gösterisi

“Ne o, ne bu… Ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal… O benim kollarım bacaklarım… Yavrum, annem, karım, kız kardeşim, hayat arkadaşım.”  Kadın, Nazım Hikmet’in bu mısralarından daha güzel tarif edilemez diye düşünüyorum. Kadın, kadın – erkek ayrımı yapmaksızın her alanda erkekle omuz omuza mücadele vererek tarih sayfalarını yazarken; bugün kendisini hor gören eller, aslında kendi acizliğine çare aramakta, onursuzca. Kadına uygulanan şiddet ister kamusal alanda olsun, ister aile içinde meydana gelsin; kadının fiziksel, duygusal, cinsel ve ekonomik açıdan zarar görmesine ve acı çekmesine sebep olan, kadının temel hak ve özgürlüklerini, onurunu zedeleyen bir eylemdir. Hakaret, tehdit, dayak, aşağılama, cinsel taciz, tecavüz, yaralama hatta öldürme şeklindeki bu saldırılar; genellikle erkeklerin kadınlar üzerinde egemenlik sağlamak amacıyla uyguladıkları güç gösterisidir.

 

Şiddet haberlerine her geçen gün yenisi ekleniyor

Daha bir iki ay önce Türkiye’nin en modern şehri İzmir’deki bir karakolda yaşanan şiddet sahnelerini, tüylerimiz ürpererek izledik televizyonlarda. Genç bir kadın kimlik kontrolünde polise mukavemet ve hakaret ettiği gerekçesiyle iki polis memuru tarafından tekme, tokat dövülüyordu, sadistçe. Daha vahim olanı polisler hakkında “basit yaralama” iddiasıyla 6 aydan 1,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılırken; genç kadın hakkında polisleri yaraladığı ve hakaret ettiği gerekçesiyle 2,5 yıldan 6,5 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılması oldu. Yargılama sürecinde genç kadının avukatı tarafından mahkemeye delil olarak sunulan güvenlik kamerasındaki görüntüler, neyse ki gerçekleri tüm detaylarıyla ortaya koymakta. Her ne kadar olayın genç kadında yarattığı manevi yaraların kapanması imkansızda olsa, Türk adaletinin kadına yönelik bu derece aşikar bir şiddet olayına göz yummayacağına inancım tam.

 

Aslında ihtiyacımız olan bizi özel kılan bir gün değil, özel olduğumuzun bilincinde bir zihniyet. Bu da ancak eğitim ve gelişmişlik düzeyimizin artmasıyla mümkün olacaktır. Ne yazık ki sembolik seremoniler, bizlere yaşanan trajedileri unutturmuyor.

Ama yinede bugün bizim günümüz. Dünya Kadınlar Gününüz kutlu olsun.

FACEBOOK YORUMLARI

YORUMLAR