$USD
EURO
ALTIN

EKONOMİK KRİZİN PENÇESİNDE

19 Nisan 2015 - 11:30

Sayın Batı Trakya Türkleri,  Mart ayında “SYRIZA’nın iktidar sınavı” başlıklı köşe yazımda ülkemiz Yunanistan’ın kılpayı uçurumundan döndüğünü ifade etmiştim, ne yazık ki bu tespitimde erken davranmışım. Bildiğiniz üzere ülkemiz Yunanistan ile Avrogrubu arasındaki müzakereler hala devam ediyor, üstelik de epey tartışmalı bir şekilde.  Avrupa’nın bir parçası olan Yunanistan, 1981 tarihinde AB’ye üye olduğundan bu yana […]

EKONOMİK KRİZİN PENÇESİNDE

Sayın Batı Trakya Türkleri, 

Mart ayında “SYRIZA’nın iktidar sınavı” başlıklı köşe yazımda ülkemiz Yunanistan’ın kılpayı uçurumundan döndüğünü ifade etmiştim, ne yazık ki bu tespitimde erken davranmışım.

Bildiğiniz üzere ülkemiz Yunanistan ile Avrogrubu arasındaki müzakereler hala devam ediyor, üstelik de epey tartışmalı bir şekilde.  Avrupa’nın bir parçası olan Yunanistan, 1981 tarihinde AB’ye üye olduğundan bu yana Avrupa ülkerinin ekonomik ve siyasi anlamda bütünleşme kararı alması gereğince üye ülkelere yapılan tüm ekonomik hibe ve yardımlarından ciddi anlamda istifade etti. Ancak son yıllarda ülkemizde yaşanan ekonomik krizi takiben aynı ölçüde olmasa da İspanya ve Portekiz olmak üzere Akdeniz ülkeleri ve İrlanda ekonomik kriz ile karşı karşıya kaldılar. “Avrupa’nın hasta adamları” olarak anılmaya başlayan bu dört ülkeden Yunanistan haricindekilerde yayımlanan ekonomik veriler bu ülkelerde toparlanma döneminin başladığını gösterdi. Ancak Yunanistan ekonomik kriz ile mücadelede hala kritik eşiği atlatabilmiş değil. Bunun sebebi nedir acaba?

Avrupa’daki ekonomik kriz ile mücadelede AB düzeyinde kriz durumundaki ülkeleri desteklemek amacıyla Avrupa İstikrar Mekanizması kuruldu, bunun bütçesi de zaman içinde artırıldı. Krizdeki diğer ülkelerin troika ile vardığı mütabakat neticesinde ağır kemer sıkma politikaları uygulandı. Ancak Yunanistan’daki durum bir sorun yumağı haline geldi. Ülkemizde siyasi iktidarın istikrarsızlık nedeniyle pekçok kez seçim yapıldı, her hükümet bir öncekini suçladı. Eski hükümetin uygulamaya koyduğu kemer sıkma önlemleri çokça eleştirildi, özellikle de vergi sistemi ile getirilen yeni yükler vatandaşın belini büktü. Samaras hükümetinin nerede yaşarsa yaşasın, geliri ne olursa olsun herkesin mülkü için aynı vergi oranının ödenmesi yönündeki uygulaması özellikle ülkenin kırsal ve az gelişmiş alanlarından birini oluşturan Batı Trakya’daki insanımız ile, Atina’nın zengin muhitinde yaşayan kişi sahip olduğu mülk için aynı vergi oranını ödedi. Bu adil değil, bunu hepimiz etrafımızda pekçok kez duyduk.

SYRIZA da iktidara gelmeden önce eski adaletsizliklerin değişeceği sözünü verdi. Şu anda geçmişte adaletsiz olduğu söyleyen uygulamarı değiştirmek, daha adil ve daha eşitlikçi bir sistem yaratmak için bir engel var mı sizce? Yok! Ancak ülkemizin yöneticileri bunu yapmak yerine sorunun Yunanistan değil AB sorunu olduğunu yinelerek tüm sorumluluğu AB’nin üstüne yıkıyorlar. Evet, bir anlamda bu AB’nin sorunu, doğru! Ancak ekonomi yönetiminde bir noktaya kadar her AB ülkesi özgür ve AB’ye karşı ekonomik sorumluluğunu yerine getirmekle yükümlü. Krizin tüm Avrupa ülkelerini içine alan bir sarmala dönüşmemesi için ülkemiz de İspanya, Portekiz ve İrlanda’nın yaptığını yapmalılar. Ancak mevcut ekonomik programı uygulamak yerine ülkemizi yönetenler bambaşka yolları tercih etmeye başladılar. Sorun AB’de, ama bizimkiler nedense Çin’e, Rusya’ya, ABD’ye gidiyorlar. Bu manevranın arkasındaki gerekçeyi gerçekten anlamış değilim.

Bir insan dişi ağrıdığında ne yapar? Dişçiye gider. Diş doktoru muayene sonucunda tedavi için uygulanacak yöntemi söyler, gerekliyse dişi çeker, başka bir yol mümkün ise bunu açıklar. Sonuç olarak hasta doktorun gösterdiği tedavi yöntemini kabul eder ya da ağrı çekmeye razı olur. Ülkemizin ekonomik durumu ortada, büyük bir mali kriz yaşanıyor. Durum tespiti troika tarafından yapıldı, krizden kurtulmak için yol haritası hazırlandı, evet, çok ağır şartları da içeren bir yol haritası hazırlandı. Bu ekonomik kurtarma paketi uygulanırken birden yol ortasında durduk. Eğer böyle devam edersek durakladığımız yerde kalırız, hiçbir yere ulaşamayız. Bu durum dişçi benzetmesine devam ederek şuna benziyor: Dişini ağrıyor, doktorunuz da tedavi yönteminin ne olduğunu söylüyor, ancak siz kulak asmadığınız gibi ağrınızın yok olmasını bekliyorsunuz. Böyle bir mantık yok! Bizi yönetenler ne zaman gerçekçi olup halkımızı düşünüp sorumluluk duygusu ile ciddi bir adım atacaklar dersiniz?

Selam ve saygılarımla.

Halit Habip Oğlu

ABTTF Başkanı

FACEBOOK YORUMLARI

YORUMLAR

    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.






    0 YORUM