$USD
EURO
ALTIN

Engelli olmak ayıp değil

3 Mart 2019 - 14:38

Engelli olmak ayıp değil. Engellilerle doğru iletişim uzmanı Adem Kuyumcu Ostfildern’de konferans verdi. Türk toplumunda yaşanan hatalara dikkat çekti.

Engelli  olmak ayıp değil

Engelli  olmak ayıp değil

Engellilerle doğru iletişim uzmanı Adem Kuyumcu Ostfildern’de konferans verdi. Türk toplumunda yaşanan hatalara dikkat çekti. Baden-Württemberg Türk Toplumu Derneği tarafından organize edilen “Engelli Bireylerin Topluma Katılımı ve Doğru İletişim” toplantısı DITIB Nur-u Osmaniye Camii Ostfildern’de yapıldı. Engelli Bireylerle İletişim Danışmanı Adem Kuyumcu’nun konuşmacı olarak katıldığı davete çok sayıda izleyici katıldı.

Engelli bireylere yönelik Türkiye’de yaşanan gelişmeler ve uygulamalar hakkında detaylı bilgi veren Kuyumcu, 2005 yılında çıkan yasanın Avrupa’daki yasal uygulamalarla bire bir uygun, ancak uygulamada eksiklikler olduğunu söyledi.

ACIMAK YANLIŞ

Engellilerden önce toplumun eğitilmesi gerektiğine işaret eden Adem Kuyumcu bireylerin zihinsel ve bedensel farklılıklarına toplum tarafından engel getiren bakış açısının değişmesi gerektini vurguladı. “Acımak yerine merhamet” gerektiğini belirtip doğru sınıflandırmanın önemini anlattı. “Sağır, kör, sakat, kadın gibi sıfatlar normal ve doğru sıfatlardır. Bireyler böyle tanımlanmalıdır. Engelliler konusunda ciddi terminolojik hatalar yapılıyor.

SIFAT KOYMAYIN

Şeker, kalp, dializ hastalarıyla, yaşlıların da engelli bireyler grubuna dahildirler. Aile ferdinde bir engellilik varsa onun durumunu kabul etmeli ve bununla nasıl yaşanacağı düşünmelidir. Engelliliği kabul etmeyip çocuğunu hizmetlerden mahrum etmek kötülüktür, çocuğa eziyettir.  Engelli çocuklara “özel çocuk, melek, cennet çocuk” gibi sıfatlar koymak çocuğu ötekileştirmektir. Engelli bir çocuğa sahip olmak bir suç, Allah’ın bir cezası değildir. Bu bakış açısı yanlıştır. Türk toplumunda engelli çocuğu olan ailelerin çoğunda anne ve baba birbirlerini suçluyor. Türk ailelerinde engelli çocuğu olan babaların yüzde 50’sinden fazlası evini terk ediyor. Bu hataya düşmeyin. Çocuğunuzu hizmetlerden faydalandırın, eğitin, okula gönderin, hayata itin.

YENİ İFADELER

Özellikle Otizm camiasında çocuğuna engelli denmesini istemeyenler var. Kelimelere takılmak kendi çocuğunun durumundan utanmanın dışa vurulmuş halidir. Çocuğun durumundan utanmayı bırakıp farklılığı kabul edip yaşam hakkına saygı göstermek öncelikle ebeveynlerin görevidir. Anne-babanın kabullenme süreci yönetilmeden engelli bireyden gelişim beklemek hem eğitimciye  hem de bireye haksızlıktır. “Özel gereksinimli birey” ifadesi Akademik olarak tanılamada önemli olsada hayatın içinde sonucu değiştirmeyecektir. Özel gereksinimli olmak da farklılığı ifade eder. Farklı olmak ayıp değil, ayıp olan farklılığı olan bireyi olduğu gibi kabul etmemektir.

SANDALYE YARDIMINDAN VAZGEÇİN

Son yıllarda engelli bireylere yapılan tekerlekli sandalya kampanyalarına dikkat çeken Adem Kuyumcu bu yardımların engelli sağlığı için son derece sakıncalı olduğunu, yürüme özürlü bireylerin sandalyelerinin onların bedenlerine uygun olması gerektiğini söyledi. “Bireyin boyuna, bedenine uygun olmayan sandalyeler sakat olan bedene daha da zarar verir. Türkiye’ye yardım diye gönderilen sandalyelerle hastanelerdeki hasta taşınır. Engelli için uygun değildir.  Engelli kollarını kullanabiliyorsa, sağlıklı kalabilmesi için gerekmedikçe akülü sandalyede oturmamalı. Türkiye’de tüm engellilere devlet tarafından sandalye veriliyor. “Sandalye gönderiyoruz” şeklinde yapılan yardım kampanyalarına inanmayın. Sandalye yerinde ve kişiye uygun alınıyorsa uygundur” dedi.

FACEBOOK YORUMLARI

YORUMLAR






    0 YORUM