$USD
EURO
ALTIN

GÜLEN’E ARTIK ALMANYA’DA DA RAHAT YOK

4 Şubat 2014 - 18:57

Uzun bir süre önce Cemaatin bir kuruluşunun açılışına gittim. Eyaletin Bakanları, Başbakan Yardımcısı, müsteşarları düğmelerini ilikleyerek konuşmacı olarak yerlerini aldılar. Kuruluşun yöneticilerini göklere çıkardılar, faaliyetlerinin uyuma katkıda bulunduğuna işaret ettiler.  Yine bir başka açılışta, Cemaatin bir okulunun açılışında kurdela kestiler, yeni binaya övgüler düzdüler. Böylesi okulların Alman eğitim sisteminde yer almasının ne kadar da önemli […]

GÜLEN’E ARTIK ALMANYA’DA DA RAHAT YOK
ch

Uzun bir süre önce Cemaatin bir kuruluşunun açılışına gittim.

Eyaletin Bakanları, Başbakan Yardımcısı, müsteşarları düğmelerini ilikleyerek konuşmacı olarak yerlerini aldılar. Kuruluşun yöneticilerini göklere çıkardılar, faaliyetlerinin uyuma katkıda bulunduğuna işaret ettiler. 

Yine bir başka açılışta, Cemaatin bir okulunun açılışında kurdela kestiler, yeni binaya övgüler düzdüler. Böylesi okulların Alman eğitim sisteminde yer almasının ne kadar da önemli olduğunu söylediler.

O günlerde, Gülen Hareketi’ni büyüteç altına alan bir toplantı ise iptal edilmişti.

Yine bir Alman televizyon kanalında Gülen Cemaatinden ayrılanların röportajlarını içeren bir program yayına kısa bir süre kala kaldırıldı.

Cemaat için Almanya güllük güneşlikken birden ne oldu da bir hafta içinde arka arkaya Alman basınında istihbaratçıların ağzından olduğu iddia edilen suçlayıcı ifadeler yer almaya başladı.

Hem de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın gelmesine kısa bir süre kala oldu bütün bunlar.

Der Spiegel dergisinde Baden Württemberg Eyaleti İç İstihbarat Servisi ve Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın kurum içi bir belge yayınlanarak diğer eyalet teşkilatlarını Gülen cemaatiyle ilgili uyardığı haberi yer aldı.

Uyarıda Cemaatin demokrasi karşıtı bir yapı taşıdığı, İslam devleti kurmayı amaçlayan bir birlik olduğu öne sürülüyor.

Haberde Cemaate ait bir okulda öğrencilere modern giyim ve yaşam tarzları konularında baskı uygulandığı, aile merkezlerinde ise fiziksel ve psikolojik şiddet uygulandığı da iddialar arasında.

Almanya’da 300’den fazla merkezi bulunan Gülen cemaatine yönelik bu ithamlarla ilgili Stuttgart’ta Cemaatten bir yetkilinin telesekreterine not bıraktım ve iddialara yanıt vermesi için ricada bulundum. Ancak henüz cevap gelmedi. Sözkonusu okulun müdürü de basındaki iddialara karşı sessizliğini koruyor.

Madem öyle bu konuda Almanca bir basın açıklamaları yapmaları gerekmez mi, neden suçlamalar yanıtsız bırakılıyor? Eğer yaptılarsa biz de buradan seve seve yayınlamaya hazırız elbette.

Öte yandan Der Spiegel’deki haberin hemen ardından Baden Württemberg Eyaleti Anayasayı Koruma Teşkilatı kendi sitesinden yaptığı açıklamada „Fethullah Gülen Hareketi gözetimimiz altında değildir. Ancak Teşkilatımız kanunlar çerçevesinde gözetim gerekip gerekmediğini ise araştırmaktadır. Bu incelemeler sonucunda Gülen Cemaati’ne ait çeşitli kuruluşların yaptığı yazılı açıklamalarda ender olsa da özgürlükçü demokrasi düzenine ters düşen bazı noktalar ise tespit edilmiştir. Ancak bu noktalar Gülen Hareketini tamamen gözetim altına almamızı gerektiremeyecek kadar az sayıdadır“ deniyor.

Diğer taraftan 25 Ocak’ta Fraenkische Nachrichten gazetesinde yayınlanan bir haber ise „Wertheim’da Tehdit“ başlığını taşıyordu.

Gazetenin haberine göre Baden Württemberg Eyaleti Anayasayı Koruma Teşkilatı’ndan iki istihbaratçı Dr. Hermann Landolin Müller ve Dr. Benno Köpfer, Main Tauber Atatürkçü Düşünce Derneği’nin düzenlediği bir toplantıya konuşmacı olarak katıldılar.

Haberde toplantıda Dernek Başkanı Süleyman Ulusoy’un iddia ettiğine göre Wertheim’da Gülen Cemaatine bağlı bazı kişilerin esnafa alkollü içki satmamaları konusunda tehdit savurdukları yazıyor. Her ikisi de İslambilimci olan konuşmacı istihbaratçılar FN’in haberine göre Gülen Hareketi’nin, Teşkilatın büyüteçi altında olmadığını vurguluyorlar. Ancak tek bir farkla „Zaman zaman Gülen’in kadının rolü ve bilim özgürlüğü konularındaki yazıları Almanya’da alışılanın dışında ağırlık  kazansa da sözkonusu hareketin radikal, özgürlükçü demokrasi düzenine aykırı bir yapı taşıdığı hukuksal açıdan kanıtlanamaz“

Bildiğiniz kem küm işte.

Öldü de diyemem, ölmedi de diyemem… havasında açıklamalar.

Bugüne dek Alman siyasetçiler tarafından açılışları kaçırılmayan Fethullah Gülen hakkında son günlerde düşük tonda mızıldanmalar başladı.

Ben de diyorum ki:

Yükselir de diyemem susar da diyemem…

Kim kıvırıyor bilmiyorum.

Alman istihbaratçılar mı?

Gazeteciler mi?

Hükümet mi?

Ee bu durumda bana da kem küm yapma hakkı doğuyor:

Cemaat – AKP kavgasında Almanya taraf olmaya hazırlanıyor da diyemem hazırlanmıyor da diyemem..

Cemaate karşı da diyemem karşı değil de diyemem.

 

 

FACEBOOK YORUMLARI

YORUMLAR

    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.






    0 YORUM