$USD
EURO
ALTIN

Hastalık raporu, işten çıkarılmaya engel değil!

7 Mart 2018 - 19:52

Birçok işveren ekonomik krizi bahane ederek işçilerini kendi kurdukları “Taşeron şirketlerine” (Leiharbeiter) devretmektedirler, ki bununla işçilerine karşı sorumluluklarından kurtulmaya çalışmaktadır. Durum böyle olunca kimi firmalar sık sık hastalık veya benzer gerekçelerle çalışamayanların iş sözleşmelerini tek taraflı olarak iptal ederek işlerini son vermektedirler (Kündigung). Burada özellikle dikkat edilmesi gereken önemli bir husus ise hastalık raporuna rağmen […]

Hastalık raporu, işten çıkarılmaya engel değil!

Birçok işveren ekonomik krizi bahane ederek işçilerini kendi kurdukları “Taşeron şirketlerine” (Leiharbeiter) devretmektedirler, ki bununla işçilerine karşı sorumluluklarından kurtulmaya çalışmaktadır.
Durum böyle olunca kimi firmalar sık sık hastalık veya benzer gerekçelerle çalışamayanların iş sözleşmelerini tek taraflı olarak iptal ederek işlerini son vermektedirler (Kündigung).
Burada özellikle dikkat edilmesi gereken önemli bir husus ise hastalık raporuna rağmen çıkış verilmesidir.
Mevcut Alman İş Hukuku’na göre bir işveren herhangi bir çalışanını hastalık raporuna rağmen iş sözleşmesini iptal ederek, onu işten atabilir. Ancak burada önemli olan iş sözleşmesi iptal edilen hasta raporlu işçinin buna yine de 3 hafta içerisinde yazılı itirazda bulunması ve dava acmasi gerekdir. Eğer bu süre içerisinde dava acilmasa, bu işten atılmayı „kabul etmek“ anlamına gelir ve işçinin sözleşmeden doğan tazminat hakkını (Abfindung) da yitirir ve isini kayip eder.
Hastalık raporlu olmak işten çıkarılmaya engel değildir. Bu durumda verilen bir çıkışın hukuki dayanığının olup olmadığını ancak bir mahkeme tarafından tespit edilebilir.
Eğer fesh mektubu alındıktan sonra işçi buna karşı hukuki mücadele vermezse, yani iş mahkemesinde işten çıkarılmasını giderme davası (Kündigungsschutzklage) açmazsa, o zaman işsizlik sigortası ona 3 aya kadar işsizlik parası  (Arbeitslosengeld I) yardımını red edebilir (Sperrfrist). Aynı zamanda tazminat hakkını kayip eder. Bu duruma düşmemek için konunun uzmanı bir Avukata (Fachnanwalt für Arbeitsrecht) başvurarak yardım talebinde bulunmak önemlidir. 
Bir işyerinde en az 10 kişi çalışıyorsa ve isci altı aydan fazla işyerinde calışıyor ise „İşyeri-feshinden-korunma Kanunu’ndan“ (Kündigungsschutzgesetz) yararlanmak mümkündür.
Bir iş mukavelesi veya ilişkisi çeşitli şekilde sona erebilir. Uzlaşma sonucu veya çıkış bildirisi (Kündigung) veya süre bitimi (befristetes Arbeitsverhältnis) şeklinde olur. İşten çıkarılma durumunda tazminat hakkı (Abfindung) doğabilir.
İşçi çıkaran işveren yazdığı çıkışı hukuki anlamda kişisel nedenlere dayandırırsa, hırsızlık, kavga veya kişisel hatalar,(personenbedingte, verhaltensbedingte Kündigung), yada süre bitiminde, o zaman tazminat talep edilmez. Fakat şirketin iş hacmi düşmesini veya işyerinin maddi sıkıntılarına dayanana gerekçeler (Insolvenz veya betriebsbedingte Kündigung) sonucu tazminat hakkı oluşabilir.
Özetle, hastalık raporuna rağmen işten çıkarılma olabilir. Buna karşı 3 hafta içerisinde mutlaka mahkeye başvurarak itirazda bulunmaktır.
 
Heilbronn – Avukat Talip Öz

FACEBOOK YORUMLARI

YORUMLAR






    0 YORUM