$USD
EURO
ALTIN

Hem Erdoğan’a hem Merkel’e “dur” dedi 15 Eylül 2017

“GERÇEK SORUNLARIMIZDAN HABERİNİZ VAR MI?”

Trajikomik bir hal alan Türkiye – Almanya arasındaki sürtüşmeye Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) Genel Başkanı Zeynep Sefariye Zeynep Ekşi’den ağır eleştiriler geldi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Almanya Başbakanı Angela Merkel’e ABC aracılığıyla seslenen Ekşi, “Politik çıkarlar ve oy uğruna Almanya’daki Türkiyelilerin, gerçek sorunlarının üstünü kapatmayın” çağrısında bulundu.
Ekşi, Almanya’da 24 Eylül’deki Genel Seçimler öncesi gerilen Türkiye – Alman ilişkileri nedeniyle ülkedeki Türkiye kökenli seçmende tedirginlik yarattığını ve Almanlarda ise bunca yıl dostça yaşadıkları Türklere karşı önyargıların arttığına işaret etti.

Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) Genel Başkanı Zeynep Sefariye Zeynep Ekşi

Türklerin, aldıkları düşük emekli maaşlarıyla geçinemez halde olduklarını, Türk gençlerin taşeron firmaların pençesinde neredeyse boğaz tokluğuna çalıştıklarını ve bu yüzden yuva bile kuramaz hale geldiklerini, tırmanan ırkçılık, eğitimde eşitsizlik, işsizlik gibi sorunlar altında ezildiklerini söyleyen DİDF Başkanı Ekşi “Hem AKP’ye hem SPD ve CDU’ya, hem Erdoğan’a hem de Merkel ve Schulz’a artık yeter diyorum. Türkiyelilerin üzerinden siyaset yapmayı bıraksınlar” diye konuştu.
“AKP İKTİDARI, SIRADAN ALMAN KADAR BİLE TÜRKİYELİ SEÇMENİ TANIMIYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanyalı Türk seçmene seslenerek, CDU, SPD, Yeşiller gibi partileri boykot etme telkinine atıfta bulunan Ekşi, AKP iktidarının, sıradan Alman vatandaşının algıladığı kadar Türk seçmen profilini algılayamadığını söyledi.
Bıçak sırtında ilerleyen Türkiye – Almanya ilişkileri ve Almanya’daki Türk seçmenin tavrına ilişkin işte DİDF Genel Başkanı Zeynep Sefariye Ekşi’nin anlattıkları:
“Türkiyeli seçmen profili AKP Hükümeti tarafından bilinmiyor. Oysa sokaktaki Alman’a sorsanız size hemen Türkiye’de sağ, Almanya’da solu seçtiğini söyleyiverir.
Bu da çok doğal. Çünkü Türkiyeliler yaşadıkları ülkelerdeki sorunlarına çözüm üreten partilere yöneliyorlar. Yani Türklerin yüzde 93’ü (hem de UED’nin yaptırdığı araştırmaya göre) sol diyebileceğimiz Sol Parti, Birlik’90 / Yeşiller ve Almanya Sosyal Demokrat Parti’yi (SPD) seçer. Son 3 Türkiye seçiminde Almanya’da katılanların oylarının çoğu AKP’ye gitti, doğru. Ancak Almanya’daki Türkler için buradaki seçimler çok daha büyük önem taşıyor.
“CUMHURBAŞKANI’NIN AÇIKLAMALARI, ALMANYA’DA DA KORKU VE TEDİRGİNLİĞE YOL AÇIYOR”
Çünkü buradaki seçimlerin gidişatı, onların hayatlarını bire bir etkiliyor. Seçimler iş hayatları, günlük yaşamları açısından çok önemli. Bu nedenle Almanyalı Türkiyelilerin yaşamını zorlaştıracak böylesi bir çağrıyı doğru bulmuyoruz. Tam 56 yıl sonra Almanyalı Türklerin artık buralı olduğunu Türk Hükümetlerinin idrak etmesi gerekiyor. Aynı zamanda Erdoğan’ın Türkiye – Almanya ilişkilerine dönük izlediği politikalar burada da korkuya, tedirginliğe yol açıyor.
Cumhurbaşkanı ADD gibi bir partiye ya da yine BİG’e oy vermeye çağırıyor. Bu partilerin hiç şansları yok. Bunu herkes biliyor. Bu, buradaki Türkiyelilerle yerli halk arasına çit çekmek demektir ve ayrımcılıktır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarıyla aynı zamanda Almanya’daki ırkçıların ekmeğine yağ sürüyor.Alman halkı içinde de günlük yaşantıda ırkçılığı tırmandırıyor.
“HANS’IN SORUNU NEYSE, HASAN’IN DA SORUNU O”
Tekrar tekrar söylemek gerekiyor, buradaki insanlar buraya ait. Buradaki sorunlarını çözmek üzere, gelecekleri için kendileri karar vermeliler. Ülkemizi seviyoruz ama sorunlarımızı Türklük ve Müslümanlık penceresinden çözemeyiz. Hans’ın sorunu neyse Hasan’ın da derdi o. Almanya’daki Türklerin gerçek sorunlarından her iki tarafın da haberi var mı?
Bilmiyorlarsa ben söyleyeyim: Türkiyeliler arasındaki yüksek işsizlik oranı, geçinmeye yetmeyen emeklilik maaşları, taşeron şirketlerin pençesindeki gençler, eğitimde eşitsizlik, yoksulluk, sağlık, konut sorunları ve yükselen ırkçılık. Üstelik bugün dek parlamento dışında kalan ırkçılık şimdi toplumun tam ortasına yerleştiriliyor.AfD parlamentoya girecek.
Türkiyeliler esas bunları göz önüne alarak oy kullansınlar.
“ERDOĞAN’A EN SERT BEN VURURUM” YARIŞINDALAR
Ne AKP Hükümeti ne de ondan önceki Hükümetler buradaki Türkiyeli toplumun asıl sorunlarına kulak kabartmadılar. Hükümet ve devlet çıkarları neyi gerektiriyorsa bizi o noktada örgütlemek istiyorlar.
Merkel ve Schulz’a gelince. Onlar da ne kadar Erdoğan’a yüklenirlerse o kadar oy toplamaya çalışıyorlar. AKP için söylediklerimizi SPD ve CDU için de söyleyebiliriz. ‘Erdoğan’a en sert ben davranırım’ yarışında Alman halkını aldatıyorlar.
Ancak görünen o ki her iki ülke de, Türkiyelileri seçim malzemesi olarak kullanmaya başladı. Almanya’da bugünkü seçim arifesinde ‘En fazla Türkiye alehine kim konuşursa o oy toplar’ mantığı işliyor.
Bunu en son Merkel-Schulz düellosunda endişe içinde izledik. Bütün sorunlar halledilmiş gibi, mültecilk vb gibi konuların yanısıra diğer gündem de Türkiye oldu.
Kopma noktasına gelmiş gibi görünen Almanya – Türkiye ilişkilerine bir kenara koyarsak. Hükümetler çatışabilir.Yarın bu hükümetler barışıp, ortak işler yapabilir. Üstelik unutmayalım ki Türkiye Almanya arasındaki ekonomik çıkar ilişkileri çok iyi. Oysa Almanya’daki insanımızı kavganın aracı haline getirdiler.
“İKİ HÜKÜMET ARASINDAKİ KAVGAYA TARAF OLMAYALIM”
Hükümetler arasındaki bu oyuna biz kurban olmayalım, taraf olmayalım. Biz burada Türk ya da Müslüman olarak değil, burada yaşayan bir işçi ve emekçi olarak tavır alalım. Yarın bunlar barışır ama bu arada halk birbirine düşmanlaşmış olur. Hükümetler arasındaki kışkırtmaya gelmemek lazım. Bundan bizler zarar görürüz.
TÜRK SEÇMENE ADRES OLARAK SOL PARTİ’Yİ GÖSTERDİ
DİDF olarak Türkiyelilere, seçimlere katılmalarını ve çıkarları için uygun partiyi seçmelerini öneriyoruz. Ki bu bizim için bugün bu Sol Parti’dir. Sol parti için çağrı yapıyoruz.Asgari ücret, emeklilik ve sağlık sorunlarımızda bizim hayatımızı kolaylaştıracak talepleri savunuyorlar. Sol parti bu taleplere en çok eğilen ve ilgi gösteren parti. Bugün için sorunlarımıza çözüm üreten bir parti.
Almanlara da bu ülkenin bir parçası olduğumuzu ve provokasyonlara gelmeyeceğimizi bildiriyoruz.
Almanya’daki Türkiyeli toplum ise artık kendisini kendisinden başka kimsenin kurtaramayacağını idrak etmek zorunda. Gerçek dostumuz Alman emekçisi, halkıdır. Irkçılık gündeme geldiğinde bizlerden önce onlar sokakları dolduruyor”
Almanyada toplam 35 derneği bünyesinde barındıran çatı kuruluşu Demokratikİşçi Dernekleri Federasyonu DİDF’in merkezi Köln‘de.

Almanya’daki Türkler, Ankara – Berlin hattında esen sert rüzgarların Almanya’da yabancı düşmanlığını özellikle de Türk düşmanlığını tırmandırdığına işaret ederek, kendi politik tavırları dikkate alınmadan genelleme yapılarak, toplum tarafından cezalandırıldıkları kanısını da taşıyorlar.
Uzmanlar da uzun yıllardan bu yana sendika üyesi olan Türk işçi ve çalışanlarının önemli bir bölümünün sosyal demokrat eğilimli olduklarına vurgu yapıyorlar.
Köln – Işın Toymaz