$USD
EURO
ALTIN

HOROZ ÇOK OLAN YERDE… (mi acaba?) 19 Mayıs 2016

Mayıs ayı bir başkaydı geçtiğimiz yıllarda. Almanya’nın dört bir yanında “Türk Günü” adında etkinlikler düzenlenir, hep bir arada bayram coşkusu yaşanırdı. Ve bu etkinliklere 10 binlerce kişi katılırdı. Bu yıl Mayıs ayı geldi, ne bir hazırlık var, ne de herhangi bir ilan gördüm, sağda-solda! Zannediyorum, “Türk Günü” kutlamaları rafa kaldıdırıldı.

Elbetteki bu işler zannetmekle olmaz. Aldım elime telefonu, en azından bölgemizde bu işlerle ilgisi olabileceğini düşündüğüm bir kaç kişiyi aradım ve bilgi aldım. “Geçen sene öyle olmuştu, bu şunu demişti, o bunu yapmıştı, zarar ettik vs.” gibi kendilerince haklı ama bana sorarsanız sudan sebepler anlatıldı. Dolayısı ile bu organizelerin yapılmayacağını öğrenmiş oldum.

Bu yıl kutlamalar yok!
Noldu da bu yıl bıçak gibi kesildi bu kutlamalar? Geçtiğimiz yıl Rheinland Pfalz Eyaleti‘nde 2 ayrı yerde etkinlik düzenlenmişti oysa. Birer hafta arayla, ilki Başkonsolosluk himayesinde, ikincisi ise Eyalet Başbakanlığı himayesindeydi. Yani bu etkinliklerin birine bizim devletimiz arka çıkarken, diğerine yaşadığımız devlet destek çıkmıştı.

Eyalet Başbakanlığı’nın arka çıktığı Türk Gününün yapılmamasını ikinci plana atalım. Neredeyse 10 yıldır Başkonsolosluk himayesinde yapılan bu kutlamalar neden ve nasıl bir anda iptal oldu. Acaba “horoz çok olan yerde sabah olmazmış” hesabı her iki taraf da bir diğeri yapar diye bu işi salladı mı? Yoksa…?

Amaç farklı!
Son yıllarda ülkemizde; 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos, Cumhuriyet Bayramı gibi bayramlar hep bir bahane üretilerek kutlamalar iptal edilir oldu. Her defasında birşeyler bahane edilerek kutlanılmayan, ya da kutlansa da laf olsun diye kutlanılan “Resmi Bayramlarımız” neredeyse tamamen ortadan kaldırılma noktasına geliyor. Bu ne Cumhuriyet düşmanlığıdır anlamak mümkün değil!

Ülkemize baktığımızda demin sorduğum sorunun cevabı da çıkıyor aslında ortaya. Demek ki bu yıl; öve öve bitiremediğimiz, bu etkinlikleri düzenlemek için birbirlerini ezip geçen, kavga eden, birbirlerinin çukurlarını kazan, gazetelere sayfalarca dolusu demeçler veren sivil toplum kuruluşlarımız, önde gelen kişilerimiz de bazı güçlere boyun eğdiler ve Almanya’da da bu kutlamaları sonlandırdılar. Ya da boyun eğmeseler de; “Türkiye’de bile kutlanmazken, bizim burda bu günleri kutlamamız ne haddimize?” dediler.

Çifte standart
Çünkü “Türk Günü”nün çıkış noktası, 23 Nisan ve 19 Mayıs Bayramlarının birleşimi ile, Avrupalı Türklerin yaşadıkları yerde bu bayramları doyasıya coşku içerisinde yaşamaları idi. Bu yıl da şehitlerimiz var diye 23 Nisan kutlamaları iptal edildi. Oysa büyük kutlamalarla Antalya’da açılan Expo 2016’da şehitlerimizin yası yoktu. İşte bu çifte standartlar aklımıza başka soruları getiriyor.

Günümüzde “29 Ekim 1923” yılında kurulan Cumhuriyet‘ten ve o Cumhuriyet’in mimarı Atatürk ve silah arkadaşlarından rahatsızlık duyan bir topluma dönüşmeye başladık. Daha doğrusu; birileri birşeyler söylüyor, diğerleri de “he” deyip peşlerinden devam ediyor. İşte bu sürü psikolojisi demek ki Almanya’daki Sivil Toplum Kuruluşlarını (STK) da sürüklemiş peşine.

Yav he hee
Kendi adıma geçtiğimiz yıl bölgemizde neredeyse büyük kavgalara neden olan ve 2 ayrı bölgede yapılan Türk Günü etkinliğinin bu yıl hiç bir STK tarafından sahiplenerek yapılmamasını esefle kınıyorum! Böyle bir zamanda türlü bahanelerin arkasına sığınarak, “ondan sebep yapamadık, bundan sebep organize olamadık” demek, ancak ve ancak acizlik, hatta birilerinin dediğini uygulamaktır!

Bardağın diğer tarafına baktığımız zaman; on yıllardır dünyanın dört bir yanından 23 Nisan için ülkemize akın eden çocukları ve dünyada bir başka örneği olmayan “Çocuk Bayramı” coşkusunu kör eden zihniyetin asıl amacının ne olduğunu taraflı tarafsız hepimiz biliyoruz. En kısa zamanda yattığınız kış uykusundan uyanmanızı ve silkelenmenizi diliyorum. Yoksa herşey için çok ama çok geç olacak…
Hoşça bakın zatınıza!