$USD
3,5224
EURO
4,1480
ALTIN
145,4239

İade ettikleri o kimlik bin 900 Yahudi’nin hayatını kurtarmıştı

3 Mayıs 2017 - 11:15

Başkanlık sistemini dayatan tartışmalı referandumda yüzde 75 “evet” çıkan Avusturya’da, Türklerin iade etmek için birbiriyle yarıştığı  TC kimliği nazi döneminde tam bin 900 Yahudi’nin hayatını kurtarmıştı. Almanya’nın Esslingen kentinde düzenlenen özel bir film gösteriminde Türk pasaportunun iki bine yakın Yahudi’nin gaz odalarına gönderilmesini önleyerek, nasıl hayat kurtardığı anlatıldı. Almanyalı Türkler, 2011 yapımı, Burak Arlıel imzasını […]

İade ettikleri o kimlik bin 900 Yahudi’nin hayatını kurtarmıştı

Başkanlık sistemini dayatan tartışmalı referandumda yüzde 75 “evet” çıkan Avusturya’da, Türklerin iade etmek için birbiriyle yarıştığı  TC kimliği nazi döneminde tam bin 900 Yahudi’nin hayatını kurtarmıştı.

Almanya’nın Esslingen kentinde düzenlenen özel bir film gösteriminde Türk pasaportunun iki bine yakın Yahudi’nin gaz odalarına gönderilmesini önleyerek, nasıl hayat kurtardığı anlatıldı.

Almanyalı Türkler, 2011 yapımı, Burak Arlıel imzasını taşıyan Türk Pasaportu adlı belgeseli Alman dostları ile birlikte tam 6 yıl aradan sonra bir kez daha izlediler.

İkinci Dünya Savaşı sırasında Türk diplomatlar tarafından pasaport verilerek hayatları kurtarılan binlerce Yahudi’nin yaşam savaşını anlatan “Türk Pasaportu” isimli belgesel filmin sunulduğu akşamda, siyaset arenasında esen sert rüzgarlar, yerini dostluk rüzgarlarına bıraktı.

Gösterimden önce  opera sanatçısı Ahmet Gül Yönetimindeki Esslingen Türk kültür Derneği Korosu Türkçe ve İbranice şarkılar seslendirdi.

Nazi işgali altındaki Avrupa ülkelerinde görev yapan 19 Türk diplomatın nüfuzlarını kullanarak, soykırım tehdidi altındaki bin 900 Yahudi’nin soykırımdan kurtarılmasını konu alan filmi yaklaşık 200 Türk, Alman ve Yahudi konuk izledi.

Esslingen Belediyesi’nden Katharine Löthe, Nur Erkün, Wolfgang Kirst, Israil Islam Cemaati’nden Elena Braginska, Polina Dubilierer ve Esslingen İsrail Dostluk Derneği II. Başkanı Georg Wötzer ise konuklar arasında yer aldı.

Türk vatandaşlığı verilen ya da Türk vatandaşı olan Musevilerin “Davut Yıldızı” takmak zorunda olmadıklarını, Türk diplomatlarının SS subaylarına karşı verdiği cesur mücadeleyi, Türk olmayan Musevilere de nazi subayları tarafından durdurulduklarında yakalanmamaları için Türkçe öğretmeleri,  onlara sahte TC kimlik düzenleyerek kamplardan, gaz odalarından çekip almalarını, canları pahasına da olsa Musevileri almadan dönmeyeceklerini ilan etmelerini ve direnmelerini, Türkiye’nin Almanya’ya savaş ilan etmesi durumunda ortada kalacak Musevileri de kurtarmaları ve toplam 8 trenle  nazi işgali altındaki topraklardan geçerek Türkiye’ye ulaştırmalarını anlatan “Türk Pasaportu”nun gösterimi, Avrupa’daki TC kimlik iade yarışının yaşandığı döneme denk gelmesi nedeniyle özellikle Türk izleyiciler tarafından üzüntüyle izlendi.

Almanya’daki Türk-İsrail ilişkilerinin güçlendirilmesinde bugüne dek çeşitli projeleri hayata geçiren ve gecenin proje sorumluluğunu ve moderatörlüğünü üstlenen Güven Toymaz, Esslingen Türk kültür Derneği olarak kültürlerarası ilişkilerde köprü görmeye devam edeceklerini bildirdi. Yerel yönetimlerle yapılan çalışmalari önemsediklerini söyleyen Güven Toymaz, “Son kuşak Türkler tarafından çok da bilinmeyen tarihimizin önemli olaylarını Türk ve Alman kamuoyuna sunmayı görev addediyoruz. Bu sayede siyasilerin yanlışlarıyla zedelenen halklararası ilişkileri onarmak da bize düşüyor. Yönetmen Burak Cem Arliel ve ekibinin sayesinde seyirci ile buluşan Turkisch Passpaort,  2. Dünya Savaşı dönemine ait ülkemizde hazırlanan ilk belgesel olma özelligi taşıyor” dedi.

Güven Toymaz, Semiha Tiryaki ve Levent Haydaroğlu’na da gecenin düzenlenmesinde gösterdikleri  üstün gayretlerinden dolayı ayrıca tesekkür etti.

Gecenin mimarlarından Alon Wallach ise, “Yahudi kültürünü ve Türk kültürünü farklı perspektiflerden tanıtan etkinliklerimizin en özel bölümünden biri de Türk Pasaportu adlı belgeselin gösterimi. Almanya’da özel bir şansa sahibiz. Kaderin bir cilvesine bakın ki 2 bin yıllık  Yahudi ve Müslüman karşılaşmalarını Almanya topraklarında devam ettiriyoruz, Yahudi-Müslüman  kültürel kaynaşmasını Almanya’da sağlıyoruz.  Madem böyle bir şansa sahibiz. Bize düşen bu fırsatı iyi değerlendirmek ve ilişkileri güçlendirmek” diye konuştu.

Esslingen Türk Kültür Derneği Başkanı  Adnan Tatlıcı da konuşmasında Türkiye –  Almanya  ilişkilerinin dayanıklılık testinden geçtiği son günlerde Türk Pasaportu belgeselinin göseteriminin  dostluk ve dayanışmayı içeren köklü ilişkilerimizin anımsatılmasında, hafızaların tazelenmesinde önem taşığıdığına işaret ettiler.

Türk Pasaportu’nu izlemeye gelen konuklar arasında Stuttgart Başkonsolosu Ahmet Akıntı ve eşi Özge Akıntı da hazır bulundu. Başkonsolos Akıntı, gösterim öncesi yaptığı konuşmada misafirleri türkçe, Almanca ve İbranice selamladı. Akıntı “Nazi döneminde 6 milyon insan katledilirken, dünyanın bütün ülkeleri susmayı tercih ederken, benim ülkem susmadı, gözlerini kapatmadı. Kovalanan,  baskıya uğrayanlara yardım eli uzattı. Ülkemin yüzlerce Yahudi ailesine kapılarını açarak, kurtarmasından dolayı gurur duyuyorum. 1492 yılına dönersek. Osmanlı İmparatorluğu o dönemde de İspanyol engizisyonundan kaçan  Sefarad Yahudileri kabul etti. Ardından  II. Dünya Savaşı’nda Türkiye Cumhuriyeti, Avrupa’da naziler tarafından kovalanan Yahudileri koruma altına almayı ve onlara vatan olmayı bir görev bildi ve bu politikayı çok da açık bir şekilde izledi. Türk Pasaportu adlı belgesel de Türk diplomatların nazi işgali altındaki Avrupa topraklarındaki Yahudileri hiçbir fedakarlıktan kaçınmadan, canları pahasına kurtarışlarının hikayesini anlatıyor. Bu filmi Alman dostlarımızla birlikte izlemekten onur duyuyorum” dedi.

Esslingen Belediyesi’nden temsilcilerin de hazır bulunduğu akşamı Esslingen Yahudi Kültür ve Dostluk Derneği ile Esslingen Türk Kültür Derneği ortaklaşa düzenledi.

Esslingen – Yeni Posta

FACEBOOK YORUMLARI

YORUMLAR






    0 YORUM