$USD
EURO
ALTIN

İsteyince oluyor! 28 Mart 2017

 

Anayasa Değişikliğini öngören Referandum sürecinde Almanya’daki Türkler neler neler yaşamadı ki?

Açıkçası Fatih Akın’dan bu dönemin filmini çekmesini bekliyoruz.

Tam bir şizofrenik oyunun ortasında, hem geldikleri ülkenin geleceği için kaygılanıp, hem de yaşadıkları ülkedeki gelecekleri için endişe duyan, çarpraz ateş altındaki Türklerin dramı sahneye konuyor.

Kimin umurunda?

Her devirde, Türkiye’deki iç siyasete alet edilen, büyüklerin işlerine gelince vatandaş, gelmeyince üvey evlat muamelesi gören Türkler.

Şimdi de 55 yıllık göç sürecinin en kritik günlerini yaşıyorlar onlar.

Hem kendi aralarında birbirilerine öfke duyuyorlar hem de Türkiye Almanya arasındaki gerginlikte, arada sıkışıp kalıyorlar.

Almanyalı Türk toplumu tam ortadan keskin bir şekilde ikiye bölünmüş halde.

Almanya’daki göç tarihinde hiç bu kadar bölünüp, parçalanmamış, kutuplaşmamışlardı.

Her iki taraf da “vatan, millet, memleket, bayrak” diyor.

Her iki taraf da birbirine diş bileyerek, “Vatan Haini” diye haykırıyor?

“Evet” diyen komuşusuyla ilişkisini kesiyor, “hayır” diyen arkadaşını facebook’ta siliyor, “evet” diyen 40 yıllık Türk bakkalına artık gitmiyor, “hayır” diyen doktorunu değiştiriyor.

Almanya sokaklarındaki “evet” ve “hayır” standlarında neler yaşanıyor peki?

“Evet” standı önünden geçenler önce broşürleri alıp sonra da göstere göstere yere mi atmıyorlar?
“Evet” diyenlere “Vatan Haini”, “Atatürk Düşmanı”, “Din devleti meraklıları”, “Bu referandum önce sizi çarpacak”, “Madem halifeliğe çok meraklısın çek git Almanya’dan, şeriatçı” diyen mi ararsın…

Ya “hayır” standı önünden geçen “evetçiler” neler söylüyor?

“Allah belanızı verin”, “Şerefsizler”, “Vatan Hainleri”, “Almanya’ya bizi rezil ediyorsunuz, ne diye stand açıyorsunuz”, “Teröristler”, “Alman dölleri, yaltakçılar” …

İşin trajikomik tarafı ise her iki taraf da standlarda açılan Türk bayraklarını karşısındakinin haketmediğini söylüyor, vatan haini olarak derhal o bayrağı stanttan indirmesini istiyor.

Yani her biri diğerini artık “Türk” olarak görmüyor…
Tüm bunları, Türk medyası kadar Alman medyası da yakından takip ediyor.

Bunca yıllık uyum sorunları, anadil ve din dersleri talepleri, dil hendikaplarına rağmen manşetlerde bu kadar sık aralıklarla kendilerine yer bulamayan Almanyalı Türkler, birbiriyle itişmeleriyle Alman gazetelerinde çarşaf çarşaf sergileniyor.
Kaybet-kaybet denkleminden başka hiçbir şeye yaramayan Türklerin arasındaki hırlaşma sadece Alman medyasında yankı bulmuyor.

Alman halkı da kendi ülkesinin sıkıntılarını, dertlerini unutmuş, gece gündüz cafelerde, sohbet ortamlarında “Ne olacak bu Almanyalı Türklerin hali” diye dertleşir hale geldi.

Hal böyleyken haftasonunda birden beklenmedik birşey oldu!

Almanya’nın Stuttgart kentinde ezber bozan manzaralar, sokaktan geçenleri afallattı.

Feuerbach Ditib Yeni Camisi’nin de bulunduğu ve muhafazakar Türklerin yoğun olarak yer aldığı Mauserstrasse sokağında karşılıklı olmak üzere bir “hayır” bir de “evet” standı açıldı.

Alman medyası da elbette oradaydı. Polis güvenlik önlemleri aldı.

Her iki standa da Türk bayrakları asılıydı.

Birinde “hayır” şarkıları diğerinde “evet” marşları son ses çalınıyordu.

‘Her an olay çıkabilir’ diye gergin bir bekleyiş içinde olan çevredekiler gözlerine inanamadı.

Eylemciler ne mi yaptı?

Eylem boyunca birbiriyle sohbet etti.
“Evet” standının görevlileri “hayır” standına geldi, “hayır” standının yetkilileri “evet” standını ziyaret etti.

Evet ve hayır tişörtleri giyenler, borşürler, flamalar taşıyanlar yanyana gelerek bir de hatıra fotoğrafı çektirdi.

Mauserstrasse’deki hayır standında hazır bulunan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Almanya Sözcüsü ve Baden Württemberg Birlik Başkanı Kazım Kaya ve Başkan Yardımcısı ve Stuttgart Temsilcisi Şirin Üstün de evet standını ziyaret ederek hem görevlilerle referandum hakkında sohbet etitler hem de vatandaşların talep ve şikayetlerini dinlediler.

Almanya’da haftalardır “hayır” için eylemlerin başında gelen isimlerden biri olan CHP Almanya Sözcüsü Kazım Kaya dostluk, kardeşlik ve hoşgörü mesajları vererek “Biz vatandaşımızın demokratik haklarına saygılıyız. “Hayır” kadar “evet” diyen vatandaşımız da bizim için kıymetlidir. Bu kutuplaşmaya son vermenin zamanı geldi. Almanya’da 14 gün boyunca yaklaşık 1,5 milyon Türk seçmen memleketinin kaderi için oy kullanacak. Seçimlerin huzur ve barış içinde geçmesi için elimizden geleni yapmaya hazırız” dedi.

Avrupalı Türk Demokratlar Birliği (UETD) Baden Württemberg Teşkilatı Başkanı Cahit Öner de Stuttgart’taki dostluk ve kardeşlik tablosunu görmekten büyük gurur ve mutluluk duyduğunu belirterek “Umarım Stuttgart kentindeki “evet” ve “hayır” diyen vatandaşlarımızın el sıkışıp, dostluk havası estirmesi bulaşıcı olur ve Almanya’da referandum süreci, huzur ve hoşgörü ortamı içinde geçer” diye konuştu.

Almanya’da esen sert “evet” ve “hayır” rüzgarları sonrası, referanduma bir gün kala Stuttgart’taki havada yumuşama yüreklere su serperken, önümüzdeki günlerde hayır ve evet seçmenini biraraya getirmeyi hedefleyen bazı toplantıların da hazırlık aşamasında olduğu öğrenildi.

Almanya’da dün başlayan Anayasa Değişikliği Halkoylaması 9 Nisan tarihine dek devam edecek.

Ülkede 13 merkezde sandık kuruldu.

Berlin, Stuttgart, Frankfurt am Main, Düsseldorf, Köln, Münster, Karlsruhe, Hamburg ve Mainz Başkonsolosluklarına ek olarak Dortmund, Münih, Hannover ve Nürnberg’deki  sandıklarda, Almanya’da yaşayan 1 milyon 400 bini aşkın Türk seçmen oy kullanabiliyor.

Stuttgart – Işın Toymaz