$USD
EURO
ALTIN

KOYUN DEĞİLSEK EĞER, HELAL OLSUN DEMEK DÜŞER

30 Ekim 2013 - 11:12

Ya bize öğretilen tarih yanlıştı, ya da öğretenlerimiz de bir hata vardı. Ya 90 yıl önce kurulan bu Cumhuriyet bizim öğrendiğimiz gibi şanlı bir tarihle kurulmadı, ya da bizim okuduğumuz tarihteki kahramanlar aslında sadece bir hikâyenin kahramanıydı. Günümüzde bazı şeyler silindi, siliniyor. Kimine göre iyi oluyor, kimine göre vatan elden gidiyor. Ama bildiğim şu ki […]

KOYUN DEĞİLSEK EĞER, HELAL OLSUN DEMEK DÜŞER
ch

Ya bize öğretilen tarih yanlıştı, ya da öğretenlerimiz de bir hata vardı. Ya 90 yıl önce kurulan bu Cumhuriyet bizim öğrendiğimiz gibi şanlı bir tarihle kurulmadı, ya da bizim okuduğumuz tarihteki kahramanlar aslında sadece bir hikâyenin kahramanıydı. Günümüzde bazı şeyler silindi, siliniyor. Kimine göre iyi oluyor, kimine göre vatan elden gidiyor. Ama bildiğim şu ki her ne oluyorsa olsun, bizim çocukluğumuzda öğrendiğimiz tarihle günümüzde yaşananların ve anlatılanların bir alakası yok!

 

Velhasıl-ı kelam;
Baştan aşağıya yalanlarla dolu bir tarih okumuşuz! Baştan aşağıya 90 yıldır beynimizi yıkayan bir sistemin çarkında dişli olmuşuz! Helal olsun demek düşer! Eğer bir babayiğit çıkıp da; 1299 yılında kurulan ve artık el kadar kalan topraklarına karınca sürüsü gibi üşüşen düşmanlardan temizlenmesine vesile olsun ve Bağımsız bir Cumhuriyet kursun. Bu Cumhuriyeti kurduktan sonra da Osmanlı’ya ait ne varsa silip süpürsün ve kendi düşüncelerini koskoca bir millete kabul ettirsin! Eğer öyleyse bu babayiğide helal olsun demek düşer! Ya da şanlı tarihe sahip koskoca Türk milletine “koyun sürüsü” demek! Eee, bizler koyun sürüsü olduğumuzu kabul etmeyeceğimize göre, o babayiğidin hakkını verelim, değil mi ama! Helal olsun Mustafa Kemal Atatürk! Helal olsun Ata’nın silah arkadaşları!

Kendi düşüncelerini bir millete dikte etti demiştim ya! Biz bu düşünceleri okullarda inkılâp tarihi olarak okumuştuk ama meğer işin aslı öyle değilmiş! İşte bunun öyle olmadığını 90 yıl sonra öğrenebiliyoruz. Bugün; televizyonlarda, gazetelerde bazı tarih bilimciler Mustafa Kemal’i hainlikle, diktatörlükle suçlayabiliyor. “Vahdettin, Mustafa Kemal’i Anadolu’ya gönderdi ama O; Vahdettin’e, milletine ve koskoca Osmanlı’ya ihanet etti!” Yine helal olsun! Tek başına bir babayiğit tarih silip tarih yazıyorsa, ona da helal olsun demek düşer aga!

Ruhlarınız şâd olsun!
Her ne olursa olsun, ben bana öğretilen tarihin yanlış olduğunu düşünmüyorum. Eksiklikler vardır ama buna yanlış demek haramzadelik olur. Bu günün anlam ve önemine binaen bağımsız bir Cumhuriyet kuran, kurulmasına vesile olan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu vatan uğruna canını veren bütün şehitlerimizin, ruhları şad olsun.

* * * * *

Almanya’da Türkçe!
Bilen bilir, bilmeyen de bir zahmet öğrensin! Avrupa’da “Türkçe Dili ve Türk Kültürü” adı altında çocuklarımıza dersler veriliyor. Almanya adına konuşayım; Bazı eyaletlerde öğretmenler Türkiye’den geliyor, bazı eyaletlerde ise öğretmenler Alman Milli Eğitim Bakanlığı Kurumu’ndan atanıyor. İşte tam burada bir sıkıntı var! Çünkü Almanya’da verilen Türkçe dersleri Türkiye’deki Milli Eğitim Bakanlığı’nın kontrolünde ve onların uyguladığı müfredata göre hazırlanmıyor.

Peki, bunda ne gibi bir sıkıntı olabilir? Öğretmenin siyasi görüşü neyse çocukları da ona göre eğitebiliyor. Bir öğretmen düşünün sürekli çocuklara vatan, millet, Sakarya hikâyeleri anlatsın; başka bir öğretmen düşünün tarihi öcü gibi anlatıp çocuklara sürekli din eğitimi versin. Mutlaka bu dediğime; “Hooop bakalım! Bir orda dur!” diyecek öğretmenlerimiz mutlaka olacaktır. Bu benim dediğim de zaten her öğretmen için geçerli değil. Ancak öyle şeyler duyuyoruz ki! Ne yazmaya kalem-kağıt yeter, ne de anlatmaya söz yeter!

Eğer dersin adı Türkçeyse;
Bu Türkiye Cumhuriyeti’nin seçtiği kitaplarla okutulmalı. Elbette en başta buradaki öğretmenlerin fikirlerine başvurulmalı. Aslında durum böyle değil mi? Hem böyle, hem değil! Nasıl yani? Yanisi; Türkiye’nin yolladığı kitapları okutmayanlar da var. Bunların bir kısmı kendi deneyimleriyle hazırlanmış gerçekten Almanya’da okuyan çocuklarımız için faydalı sayılabilecek düzeydeyken kimileri ise bazı konuları üstünkörü geçmiş, gitmiş. “Kitapta var mı? Var!” hesabı…

Eğer ilkokula giden çocuğun kitabında 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın önemi ve coşkusu çocuklarımız için yeterince anlatılmamışsa ben o kitabı çocuğuma okutmam! Eğer kitabın içerisinde dini verilecek bilgiler taraflı ve kötüye kullanma amaçlıysa ben o kitabı çocuğuma okutmam! Çocuk eğitimi okuldan alır. Almanya’da yetişen çocuklarımız için Türkçe derslerinin önemi daha da büyüktür ve bilhassa buradaki Okul Aile Birliklerinin bu konularda daha hassas olmalarını bekliyorum. Velilerimiz de; çocuğunuz çantasındaki “Türkçe Dili ve Türk Kültürü” kitabını alın sayfalarını bir çevirin!

Son olarak;
Cumhuriyetimizin 90. yılı kutlu olsun! Nice bağımsız geçireceğimiz güzel yıllar dileğiyle;
Hoşça bakın zatınıza!

Şükrü DOĞRU

FACEBOOK YORUMLARI

YORUMLAR

    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.






    0 YORUM