$USD
EURO
ALTIN

KURTARIN LAN MEMLEKETİ 16 Aralık 2015

“İyi akşamlar sevgili izleyenlerimiz. Bu akşam haberlerde sizlere sunacağımız hiç bir gelişme yaşanmadı. Ne Ahmet Mehmet’i kesti, ne otobüs şarampole yuvarlanıp 15-20 kişi hayatını kaybetti. Ne herhangi bir yerde çatışma çıktı, ne siyasiler birbirine hakaret etti. Çok güzel bir gün geçirdik. Dünya da hakeza bize nazire yaparcasına mutlu ve huzurlu bir gün geçirdi. Arap yarım adasında bile çiçekler açtı. Onun için sizlere sunacağımız herhangi bir haberimiz yok. Sizlere Şenay’dan “Hayat Bayram Olsa” isimli güzel bir nostaljiyle veda ediyoruz. Yarın akşam aynı mutluluklarda buluşmak dileğiyle.”

Hep hayal etmişimdir; acaba bir gün haber bültenleri böyle başlayıp biter mi diye. Elbette bitmez. Her yerde bitse bizde bitmez. Onun için ben hayalimi buradaki yazımda gerçekleştireyim dedim ve dünyanın güllük gülistanlık bir gün geçrirdiği haberiyle başladım yazıma. Ancak gündeme baktığımızda her gün biraz daha alev alev ortam. Ülkeler arası krizler, dışardan aba altından sopa gösterenler, akıl verenler, uzak dövüşenler…

Dalga işi değil
Kış aylarını iyiden iyiye hissettiğimiz bu günlerde Rusya ile girilen kriz azımsanmayacak kadar ciddi bir konu. Her şeyden önce komşu ülke. Bizi de bir kenara bırakalım, bizim dışımızdaki bütün Türki Cumhuriyetleri bünyesinde barındıran bir ülke. Onun için bu olay dalgaya alınacak bir durum değil.

“Biz tüpü çakmakla kontrol eden bir neslin torunlarıyız, Rusya’dan mı korkacağız!”, “Tezek yakar Rus’un doğalgazına yine ihtiyaç duymayız!” öyle yaparız, böyle ederiz. Savaş çıkarsa çıksın! Ya okuyorum, yazılanlara hiç bir anlam veremiyorum. Adamlar boğazdan geçerken bize füze gösteriyor, bizimkiler hala olayın dalgasında! Ben bu dediklerimi sanal kahramanlara söylüyorum. Ya da başka deyişle “Klavye delikanlılarına!”

Asarsın, kesersin!
Ülke yönetimi olarak girişimler, görüşmeler devam ediyor. Sınır ihlali yapıldıysa, anonslara ve uyarılara rağmen buna devam edilmişse bunun cezasını da ülke olarak verirsin. Ve olay artık ülkeler boyutunda görüşülmesi tartışılması ve çözülmesi gereken bir boyuta gelmişken, senin yaptığın dayılıklarla eline ne geçiyor? Asarım, keserim diye ahkam kesenler, ya bir asın kesin de görelim! Sıcacık kalorifer kıçının dibinde elinde tabletle, telefonla, laptopla memleket mi kurtarıyorsun?

Dansözlük yok ama!
Aslında bu “çok gönüllü” arkadaşları bir bir tespit edip olayı bizzat çözmeleri için yollayacaksın cepheye. Alacaksın ellerindeki feysleri, tivitırları, vereceksin her birinin eline birer çakar almaz, “kurtarın lan memleketi” diyeceksin. Çok merak ediyorum, acaba kaçınız kıvırmadan, kaçmadan gidersiniz oralara?

Vurmayla, kırmayla, asmayla, kesmeyle bir yere varılamaz. Çevremizdeki bütün ülkelerle kavgalı duruma geldik. Oysa Avrupa’yı Avrupa yapan en önemli özelliklerin başında birbirlerini açıklarını kapatma peşinde icraat yapmalarıdır. Fransa’da yaşanan terör olayında bunu yaşadık. Almanya’da yaşayan bir Türk vatandaşı olarak da birçok olaya şahit olduk.

Önemli olan insanlık
Bırakın, seçimle başımıza getirdiklerimiz çözsün bu olayları. Vatandaş olarak bize bir iş düşerse zaten laf kalabalığına gerek kalmadan kim erkek, kim değil çıkar ortaya. Ama oturduğumuz yerden sövmeyle, ahkam kesmeyle Rusya’ya ders veremezsiniz! Bırakın o’cu, bu’cu olmayı! İnsan olsun! İnsan gibi davranın! Sonrasını siyasetçilerle askerler halleder.

Bu yılın son sayısında ve yazısında buluşuncaya dek;
Hoşça bakın zatınıza!