$USD
EURO
ALTIN

Merkel Ve Erdoğan’a açık mektup 24 Ocak 2020

Merkel Ve Erdoğan’a açık mektup

Başbakan Angela Merkel resmi görüşmeler yapmak için Türkiye’de. Bu vesileyle Almanya’da yaşayan kişilerin eşlerini Almanya’ya getirebilmek için ırkçı, insanlık dışı sadece Türklere uygulanan dil kursları ve imtihan uygulamasına muhatap oluyor. Buna behemehal, hemen son verilmelidir!   

IRKÇILIĞIN DANİSKASI: „AİLE BİRLEŞİMİ İÇİN DİL ŞARTI“

Almanya’da Türklere yapılan ayrımcılık ve haksızlıklar ırkçılık sınırlarında dans ediyor. Sadece Türkler için ortaya konan bu uygulama Türk kamuoyunda yeterince bilinmiyor.

Ortaya konan uygulama tam bir ayrımcı ve ırkçı uygulamadır. Almanya’da sadece Türklerin tabi olduğu bu uygulamanın dünyada eşi benzeri yok… 

O kadar ki; Berlin-Brandenburg Yüksek İdare Mahkemesi de bu uygulamayı reddediyor.  Almanca dil kurslarının referans kuruluşu Goethe-Institut’un (Federal Almanya Cumhuriyeti’nin tüm dünyada faaliyet gösteren kültür enstitüsü.)  internet sayfasında karar üzerine şu bilgiler veriliyor.

„BERLİN-BRANDENBURG DANIŞTAY KARARI

Berlin-Brandenburg Yüksek İdare Mahkemesi’nin bugünkü kararına göre, Federal Almanya Cumhuriyeti’nde işçi olarak yaşayan Türk vatandaşlarının eşleri aile birleşimi vizesi için almanca (Evlenmek isteyenleri imtihana tabi tutanlar da kural hatası yapabiliyor. Almanca kelimesinin baş harfi olan „A“ Türkçe dil bilgisi kuralına göre büyük yazılmalı idi.) dil becerilerini kanıtlamak zorunda değillerdir.
 
Federal hükümet Berlin – Brandenburg Yüksek İdare Mahkemesi kararının farkındadır. Gelecekte Start Deutsch 1 sınavının göç eden eşler için gerekli olup olmadığı, danıştay kararı için tüm nedenler değerlendirildiğinde karar verilebilir. Bu yargı şu anda henüz yazılı olarak mevcut değildir.

Bu açıklama şu anlama gelmektedir: Federal hükümet karşı bir karar alıncaya kadar dil sınavları kalacaktır.

Yeni bir düzenlemeye kadar Goethe-Institut, aile birleşimi kapsamında Almanya’ya gidecek eşler için düzenlenen kursların verilmesine ve Start Deutsch 1 sınavının yapılmasına şimdiye dek olduğu gibi devam edilecektir.“

Bu kararın anlamı şu: Bu uygulama kanunsuzdur. Ama ben yazılı karar verene kadar kanunsuzluğa devam edebilirsiniz.“

KURSLARDA KABALIK VE HAKARET

Almanca dil kurslarına katılmanın mecburi olmamasına rağmen Alman Büyükelçiliğinin kabul ettiği dershanelere gitmek zorunlu gibi yönlendirmeler yapılıyor. Dershanelerdeki rant çok tatlı…

Dil kursuna katılan, sonra imtihana giren bir kursiyer bize şunları yazmış:

„Sabah 8.30’da Goethe Enstitüsü’nde sınavımız vardı. Oraya gittiğimizde yaklaşık olarak 50, 60 kişiydik. İlk olarak kapıdaki güvenlikte başladı sorunlar. Ukala tavırlar ile bizleri sırayla içeri aldılar. İçeriye girdiğimizde kolumuzdaki saatten, cebimizdeki bozuk paraya kadar herşeyi verdik. Daha sonra tekrar kollarımızı yarıya kadar açmamız gerektiği söylendi ve bir aramadan daha geçtik. Ve sınıfa yerleştirdiler. Asıl hakaretler bundan sonra başladı. Sınava giren görevli gözetmenler bizlere tamamen 2., 3. sınıf insan muamelesi yaptılar… Sert ve ukala konuşmalar… Bir şey sorulduğunda terslemeler, imtihana girmek için çabalayan Türkiye’nin dört bir yanından gelen vatandaşlara hak etmedikleri muameleyi uyguladılar…

Ve biz bu sınava girmek için kurs ve imtihan için bir sürü para harcadık. Onlara para veriyoruz. Aynı şekilde bu sınava 4. sefer giren insanlar var…

BU REZİLLİKLERE AİLE BİRLİĞİNİ SAĞLAMAK İÇİN KATLANIYORLAR

Dil kursları Türkiye’nin sadece belli şehirlerinde var. Aile birleşimi için Türkiye’nin dört bir tarafından insanlar bir ay boyunca bu kurslara devam ediyor. Dershaneler tam bir ranta dönüşmüş durumda. Yetmezmiş gibi kursiyerler sadece Ankara’da yapılan imtihanlar için başkente gitmek zorundalar. Bu kabullenilmesi zor işkenceye insanlar sadece aile birliğini kavuşmak için katlanıyorlar. Evlenmek ve aile birliğini korumak dünyanın her yerinde bir insan hakkıdır. Bu Türkiye’de, Almanya’da ve dünyanın her yerinde bir insan hakkıdır. Türkiye üzerine düşeni yapmalıdır. Vatandaşlarının onurunu kıran en temel insan hakkına saldırıyı önlenmesi için elinden geleni yapmalıdır.

Türkiye’nin elinden ne geldiğini göreceğiz!

İçişleri, Dışişleri, Büyükelçilik, Konsolosluklar, dernekler, Almanya’daki siyasiler, gazetecilerin tepkisini göreceğiz…