$USD
EURO
ALTIN

Mücadelemizde yılmadık, yorulmadık! 29 Ocak 2017

Sayın Batı Trakya Türkleri,

Yine 29 Ocak Toplumsal Dayanışma ve Milli Direniş Günü’nü yaşıyoruz. Hem Yunanistan’da hem de yurtdışında biraraya gelip 29 Ocak’ları anacağız. İlki 29 Ocak 1988’de bize yapılan haksızlık ve baskıya boyun eğmeyerek “Yeter!” diye haykırdığımız, ikincisi de 29 Ocak 1990’da 1988’de yaşanan zulüm. 29 Ocak 1988 olaylarını anmak üzere mevlid okutmak amacıyla biraraya geldiğimizde çoğunluktan bir grup tarafından saldırıya uğradık, zulüm gördük. İnsanlarımız dövüldü, esnafımızın dükkanları yıkıldı ve yağmalandı.

İlkinin üzerinden 29 yıl, ikincisinin üzerinden ise 27 yıl geçti. 1988’de Türk kimliğimizi inkar eden devlet ve hükümet makamlarına karşı “Türk’üz!” diye haykırmak üzere sokaklara çıktığımızda tüm ülke şaşkınlıktan dona kalmıştı. Niçin? Çünkü o güne dek böylesine bir birlik ve beraberlik görmemişlerdi. Dağlısı, ovalısı, köylüsü, şehirlisi, rençberi, esnafı, yaşlısı, genci, erkeği, kadını hep birlikte yollara çıkıp Gümülcine meydanında biraraya gelmişti. O günden sonra değişen ne oldu? Evet, bazı şeyler değişti. Artık insanlarımız traktör ehliyeti alabiliyor, ev ruhsatı çıkartabiliyor, gayrimenkullerini alıp satabiliyorlar. Kısacası vatandaşlıktan doğan bireysel haklarımızı elde ettik. Peki ya azınlık olarak sahip olduğumuz haklar? 1967 ile birlikte peyder pey elimizden alınan eğitim ve din özerkliğimiz hala iade edilmedi. 1974’te ülkemizde demokrasi yeniden inşa edildiğinde demokrasi yalnızca çoğunluk için geri geldi. Bugün aradan 50 yıl geçmesine rağmen eğitim ve din özerkliğimiz hala iade edilmedi. Ancak biz de bunca yıla rağmen mücadele ruhumuzu kaybetmedik, kaybetmeyeceğiz! Ta ki hakkımızı alana kadar!

29 Ocak 1990’da yaşadıklarımızı asla unutmadık ve unutmayacağız! Aradan 27 yıl geçti, ancak bırakın azınlığımıza verilen zararın tamir edilmesini, bizden özür bile dilenmedi. Son zamanlarda ırkçı temelli şiddet ve saldırılar yeniden yoğunlaştı. 2016’da Mart’ta Avrupa Parlamentosu’nda düzenlediğimiz toplantıyı Altın Şafakçılar bastı, Aralık’ta ise Atina’daki toplantımız yine Altın Şafakçıların baskınına uğradı, azınlığımıza tehdit ve küfürler savruldu. Son yıllarda camilerimize, mezarlarımıza saldırılar düzenleniyor. Ayrıca azınlık temsilcilerimize karşı devlet çeşitli bahanelerle mahkemeye veriyor, müftülerimiz pekçok kez emniyete ifade vermeye çağırılıyorlar. Bu yaşananlar 29 Ocak 1990’da yaşanan olayların bugüne uyarlanmış hali gibi!

Sözlerime son verirken ülkemizi yönetenlere sesleniyorum: Mücadelemizde yılmadık, yorulmadık, dimdik ve dipdiriyiz. Hakkımızı alana kadar da mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. 29 Ocak 1988’de olduğu gibi gerekirse yine sokaklara çıkacağız.

29 Ocak 1990’da yaşanan acı olaylar nedeniyle tüm azınlığımıza geçmiş olsun dileklerimi iletir, Toplumsal Dayanışma ve Milli Direniş Günü’müzün 29. yılını kutlarım.

Selam ve saygılarımla.

ABTTF Başkanı Halit Habip Oğlu