$USD
EURO
ALTIN

Neden Cumhuriyet 7 Kasım 2017

Son yıllarda Türkiye´de Cumhuriyet-demokrasi ikiliğinde bir kafa karışıklığı yaratılmak isteniyor. Oysa ki iki ayrı anlam taşıyan bu rejimler, aynı zamanda biribirinin alternatifi değildir. Bunu en iyi görmek için  yönetim ve rejim türlerini iyi bilmek gerekir.

Ülkeyi, gücü elinde bulunduran bir despot iptidai şekilde yönetebilir. Bu despotun yetkiyi babadan almasına “monarşi” Allah ile kontak kurdugunu söyleyip yönetmesine de “teokrasi” diyoruz. Bunların tamamına ise “otokrasi” diyebiliriz.

Yukarıdaki tanımlamama baktığımızda Cumhuriyet ve Demokrasiyi nasıl açıklayabilirz? Cumhuriyet´i tüm rejimlerden ayıran en önemli ayrım, kamu malının kamuya ait olmasıdır. Yani diğer bir deyişle ülkenin yeraltı ve yerüstünde sahip olduğu tüm değerler bir kişiye veya sınıfa değil, kamuya aittir. Kamuyu yönetenlere ise bu varlıkların korunulması ve tasarruf hakkını verir. Mülkiyet hakkını asla vermez.
Demokrasi, seçimle gelen yöneticilerin genele yayılmış eşit şartlarda ve doğrudan seçildigi ile ilgildir.

Cumhuriyet rejiminde, bir kulun diğer bir kula hükmetmesi mümkün değildir. Rejim, özgür bireylerin olmasının teminatıdır. Yurttaşın malının ve can güvenliğinin esasını oluşturmaktır. Demokrasi ise, Cumhuriyetin bu temel prensipleri üzerinden etkili, eşitlikçi ve adaletli bir yapının oluşmasının sağlanmasıdır. Bu sistem aynı zamanda otokrasi ve oligarşiden gelecek tehliklere karşı rejimi korur.

Rejim için en önemli tehliklerden biride, belli grup, sınıf ve seçkinler tarafından oligarşiye mensup kişilerce toplumun yönetilmesi ve sömürülmesidir. Bazen de  tarikat ve cemaatler devlet otoritesini ele geçirip oligarşik bir durum yaratabilirler.

Onun içindir ki, demokratik bir Cumhuriyet en tercih edilebilinir bir rejimdir. Cumhuriyetin temelinde demokratik rejim varsa, yanlışlıkların farkına varılır, seçme ve seçilme hakkını elinde bulunduran halk, yeniden bir tercihde bulunur. Bütün bunlar Cumhuriyet rejiminde, demokratik hukuk yolları ile olur.

Cumhuriyet rejimi, bilimi esas almış ve özgür yurttaşların oluşmasını sağlamıştır. Rejimini demokrasi ile taçlandırmış ülkelerde demokrasi, bilimsel yöntemden başka bir yöntemi olmayan eğitimle sürekliliğini sağlayabilir. Demokrasilerde kararı insanlar alır. Eğer insanların mürşidi bilim, fen ve akıl değilse o toplumların kararları da yanlış ve kötü olabilcektir.

Günümüz dünyasına bakıldığında Cumhuriyetin esasları ve kazanımları ile yönetilen ülkeler, sürekli büyüyor ve ilerliyorlar.

Cumhuriyet rejimi, halkına ne şekilde bir iktidar isteği hakkını veren rejimdir. Bugün Türkiye´de tüm insanların yapması gereken demokratik ortamı oluşturma çabası olmalıdır. Bu ancak demokrasi devrimi ile olabilecektir. Bunu başaran Türkiye, Cumhuriyet rejimini taçlandıracağı kadar, ülkesinde sağlam bir hukuk düzenini de sağlamış olacaktır.

Erdal Tekin
AB Uzmanı – Sosyal Demokrat Dernekleri NRW Koordinarörü
Köln- Almanya