$USD
EURO
ALTIN

Önce Davutoğlu gönderdi şimdi de Yıldırım 5 Nisan 2017

AKP’nin “mektup usulsüzlüğü” ısrarı

 

Avrupa’daki Türk seçmene usulsüz şekilde mektup göndermek AKP’li Başbakanlar arasında moda haline geldi.

2015 yılında Başbakan Ahmet Davutoğlu 1 Kasım seçimlerinde Avrupalı Türk seçmene “Sevgili Kardeşim” diye seslenmiş, oy istemişti.

Mektup Avrupalı Türk toplumunda tepkiyle karşılanmış, konu TBMM gündemine de taşınmıştı.

Anlaşılan o ki AKP’li Başbakanlar geçmişten ders almıyorlar.

Şimdi de “Başbakan Binali Yıldırım” imzalı mektuplar Türk seçmenlerin adreslerine postalanıyor.

Bu kez mektupta hitap şekli daha mesafeli, “Sayın” diye başlıyor.

Yıl 2017 ve Anayasa Referandumu’nda da AK Parti Almanya’daki seçmenlerin adreslerine usulsüz şekilde ulaşıp evlere mektup yolluyor ve oy istiyor.

Türk seçmenlere yönelik AK Parti amblemli mektup adımına, Cumhuriyet Halk Partisi’nin  (CHP) Almanya örgütlenmesinden ise büyük tepki geldi.

CHP Almanya Sözcüsü ve Baden Württemberg Birlik Başkanı Kazım Kaya konuyla ilgili bir kınama yazısı hazırlayarak, hem sosyal medyada usulsüzlüğü protesto etti hem de Başbakanlık’a ve YSK’ya bir mektup yazarak Türk seçmene AKP’nin gönderdiği mektuplar hakkında tepkisini dile getirdi.
CHP Almanya Sözcüsü Kazım Kaya  “Avrupa’da yaşayan vatandaşların adreslerine Ankara’dan Başbakan Binali Yıldırım  tarafından gönderilen mektupla oy isteme çağrısı adil değildir. AKP’nin usulsüz adres kullanımını kınıyoruz. Almanya’da Datenschutz yasası yani verilerin gizliğini düzenleyen yasa ile kişisel bilgiler korunmaktadır. Ancak verilerin gizliliği ihlali yani kişisel bilgileri usulsüz bir şekilde kullanmak suç teşkil ediyor. AKP’ye Avrupa’daki Türk seçmenin adreslerini kim verdi? Avrupalı Türk seçmene söz konusu mektupları yollamak için kimin parası hangi izinler alınarak kullanıldı?  2015 yılında da Başbakan Ahmet Davutoğlu benzer bir mektubu Avrupalı Türk seçmene yollamış ve 1 Kasım için oy istemişti. Her dönemde aynı usulsüzlükle Türk seçmenin karşısına çıkmaları esef verici” dedi.

CHP Almanya Sözcüsü ve Baden Württemberg Birlik Başkanı Kazım Kaya’nın Başbakan Yıldırım’a hitaben yazdığı mektup ise şöyle:

“Sayın Başbakan Binali Yıldırım,

Avrupa ülkelerinde yaşayan ve sayıları 3 milyona yaklaşan seçmene gönderdiğiniz sizin imzanızı taşıyan ve AK Parti’nin ambleminin de yer aldığı mektubunuzu aldık.

Sizin de ifade etmiş olduğunuz gibi ailemizle aldığımız zor kararlar sonucu bu topraklara  göç ettik ve yaşamımızı şimdiye dek sürdürdüğümüz ve bundan sonra da sürdüreceğimiz bu toprakları ikinci vatanımız belledik. 
Türkiye’de yaşamasak da bir Türk vatandaşı olarak vatanımızın geleceğini düşünmek, laik Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet müdafaa etmek için vatandaşlık görevimizi yerine getireceğiz. 

Sandığa gidip belki yıllar sonra geri döneceğimiz anavatanımızda eşit, özgürlükçü bir ortam için oyumuzu kullanacağız.
 
Bizim buralarda huzur içinde kalmamızı dilemişsiniz. Teşekkür ediyoruz.
Bizim de dileğimiz ve mücadelemiz bu dirliğin devamıdır.

Ancak mektubunuz ne yazık ki bu dirliği zedeliyor.

Hükümetin başında olan bir ismin,  devlet imkanlarını kullanarak yurtdışındaki vatandaşların temin edilen adreslerine bu mektupları yollaması sizce etik midir?

İstanbul Milletvekili Sayın Barış Yarkadaş’ın 2015’te yani o dönemde  yönelttiği soruları 2017 yılında Anayasa Referandumu’nda ne yazık ki bu kez biz size yöneltiliyoruz:

– Avrupa ülkelerinde yaşayan ve sayıları 3 milyona yaklaşan seçmene gönderilen mektupların kırtasiye ve posta masrafını kim karşılamıştır?

– Bu seçmenlerin adresleri hangi şekilde temin edilmiştir?

– Adresler Konsolosluklardan mı temin edilmiştir?

– Konsoloslukların bu adresleri vermesi yasal midir?

– Adresler temin edilirken verilerin gizliliği ilkesi ihlal edilmiş midir?

– Seçim Hükümetinin başında olan bir parti genel başkanının devlet imkanlarını kullanarak yurtdışındaki vatandaşların temin edilen adreslerine bu mektupları yollaması etik midir?

– Adreslerini kendi izinleri olmadan AKP’li yetkililere veren konsolosluklar vatandaşların kişisel bilgilerini kendi izinleri olmadan verilmesi suçunu işlemiş midir? İşlemiş ise bunun yasal sorumluluğu ve yaptırımı nedir?

– Partinizin adında bulunan “Adalet” kavramını bu şekilde mi hayata geçiriyorsunuz?

Konunun incelenip gereğinin yapılması ve sorularımıza yanıt alma dileğiyle, bilginize sunuyoruz.”

Stuttgart – Işın Toymaz