$USD
EURO
ALTIN

Şansölye bayan Angela Merkel`e açık mektup 25 Şubat 2020

Şansölye bayan Angela Merkel`e açık mektup

Sayın Şansölye bayan Merkel,

Hanau`da Irkçı (rasist) bir saldırı sonucu öldürülenlere ilişkin yaptığınız konuşmada çok etkilenmiş olmanız, ırkçılık  ve nefret konusundaki kesin tavrınız, bu mektubu size yazmama neden oldu.

„Irkçılık (rasizm) zehirdir, nefret zehirdir. Bu zehir çok ama çok insana yapılan cinayetlerin sorumlusudur.“ Vurgu yaptığınız bu değerlendirmeniz doğrudur.

Bu ilişkide aşırı sağcı terör örgütü NSU tarafından işlenen cinayetlere (bu cinayetlerde öldürülen 9 kişi Türk ve biri polis memurudur), Kassel hükümet başkanı Walter Lübcke`nin öldürülmesine ve Halle`de musevilere yapılan saldırıya atıfda bulunuyorsunuz.

Sayın Şansölye,

Hoyerswerda`da 17 ve 23 Eylül 1991 tarihlerinde göçmen işçilerin ve siyasi sığınmacıların kaldıkları yurtlara yapılan rasist saldırılar, beni çok büyük hayrete düşürmüstü, şok olmuştum. Orda ateşlerin sardığı yurdun etrafını 500 kadar kişinin alkışlarla desteklediği ve de ırkçı saldırılara katıldığı bir durum yaşandı. „Polis güçleri saldırıları engelliyemiyor. Alman medyası bu olay hakkında ayrıntılı yayın yaptı. Hoyerswerda`daki yabancı düşmanı ve ırkçı bu saldırılar, 1990 lı yıllardan sonra tırmanarak süren cinayetlerin başlangıcı olmuştur.“  Basındaki yorumlar böyleydi.

Son derece utanç verici bu ırkçı şiddet olaylarını, bundan 29 yıl önce yaşadık.

Gerçekten de Hoyerswerda`da yaşanan ırkçı saldırılar sonrası, rasistlerin ve faşistlerin yıldan yıla şiddet olaylarını tırmandırdığına tanık olduk. 1991’den 19 Şubat 2020 tarihine kadar Almanya`da 209 kişi ırkçılar tarafından katledilmiştir. Kamuoyunda geniş yankı bulan bir kaç örnek vermek isterim. 23 Kasım 1992 de Mölln`de uykudayken evleri ateşe verilen Aslan ailesinden üç kişi, 29 Mayıs 1993 de yine uykudayken evleri ateşe verilen Genç ailesinden beş kişi yaşamını yitirdi. Siyasi mültecilerin kaldığı eve yapılan bir yangın kundaklama sonucu 18 Ocak 1996 da Lübeck‘de on kişi ve 22 Temmuz 2016 da Münih`deki bir ev yapılan kundaklama sonucu da dokuş kişi katledildi. 

Şimdi de 19 Şubat günü Hanau`da dokuz kişi öldürüldü. Federal başsavcının açıklamasına göre saldırganın; „koyu ırkçı (rasist) gürüşlü“ olduğu tesbit edilmiştir. Bu olayla Almanya ırkçılıktan kaynaklanan şiddet olaylarında yeni bir tırmanışı yaşamaktadır.

Yüzlerce bilim insanı ve değişik mesleklerde çalışmakta olanlar, 1980’lı yıllardan itibaren, ırkçılığın propagandasını yapanlara ve Hitleri idol olarak görenlere karşı nelerin yapılması gerektiğini, yüzlerce bilimsel yayınları ve konferanslarıyla kamuoyuyla paylaştılar. Ben de bunlardan birisiyim.

Lütfen bu görüşüme vurgu yapmama izin veriniz. Hitler’i İdol olarak görenlere karşı, neler yapılması gerektiğinı yüzlerce bilimsel yayınlarıyla ve çalışmalarıyla Bilim insanlarının ve Göçmen kuruluşlarının uyarıları ve önerileri, özellikle sizin partiniz tarafından kısa bir süre öncesine değin ne yazık ki, dikkate alınmadı ve değerlendirilmedi. Şimdi görüyorum ki, siz ve partinizdeki bazı yetkililer, ülkemizdeki ırkçılık ve nefret tehlikesini görmektesiniz. Buna seviniyorum.

Bu nedenle sayın Şansölye size ivedi olarak şu öneride bulunmak isterim. On yıllardır ırkçılık ve yabancı düşmanlığı alanlarında bilimsel araştırmalarda bulunmuş olan bilim insanları ve göçmen çatı kuruluş temsilcilerinden meydana gelen bir kurul oluşturulmalıdır. Bu kurulun yapacağı öneriler asla zaman kaybı olmaksızın uygulamaya konmalıdır.

Bir süre önce Thüringen eylaletinde yaşanan olaylardan gerekli sonucu çıkararak, partinizin ırkçı parti AfD`ye karşı kesin tavır alması gerekir. Eyalet parlamentolarında ve Federal Parlamentoda temsil edilen bir partinin, bazı parti Milletvekillerinin, Musevi düşmanlığını, ırkçılığı ve nefreti savunarak, Göçmen kökenli insanlara ve Musevilere karşı politika yapmalarına asla izin verilmemelidir.

Almanya bir Kültür ulusudur. Ne varki, Dünya`da benzeri olmayan Nazi-Geçmişi nedeniyle, farklı etnik kökenden olanlara ve Musevi halka karşı, ırkçı ve Musevi karşıtı şiddet saldırılarına artık izin verilmemelidir.

Bu alanda ve konuda daha fazla kaybedecek zamanımız artık yoktur.

Saygılarımla.

Prof. Dr. Hakkı Keskin

Not: 22.02.2020  tarihinde Almanya şansölyesine yazdığım Almanca mektubumun Türkçe’ye çevrisidir. Prof. Dr. Hakkı Keskin

Siyaset Bilimci, Almanya Parlamentosu ve Avrupa Parlamenterler Meclisi eski üyesi

Almanya Türk Toplumu Onursal Başkanı (TGD)

www.keskin.de – hakki@keskin.de Berlin, 23.02.2020

Bu ırkçı ve hunhar saldırıda yaşamını yitirenlerin tüm yakınlarına başsağlığı diliyor ve acılarını içtenlikle paylaşıyorum.