$USD
EURO
ALTIN

SEN; KENDİ SÖKÜĞÜNÜ DİK CEM BEY! 5 Nisan 2017

Çevremdeki herkes Üniversite mezunu. Kimisi Hukuk Fakültesini bitirmiş, kimisi Siyasalı! Ama Ticari ama bilim, herkes okumuş! Kimi Boğaziçi mezunu, kimi Hacettepe! Aralarında Oxfordlu bile var! Helal olsun demekten başka ne gelir elden? Helal olsun! Bu kadar okumuş kişi ile kimse tutamaz bizi!

Helal olsun şu sanal aleme! Adını yazmaktan aciz insanlar, sabahtan akşama çıt çıt telefonun tuşlarına basarak memleket kurtarıyor! Birçoğunun ilkokul diploması bile yok! Öyle bir yazıyorlar ki, sanırsın 3 tane hukuk, 5 tane siyasal bitirmiş. Yorum yazsan bir türlü, susup görmezden gelsen başka türlü!

Sen de kimsin?
Muhabbette de farklı değil durum. Gerçekten çok zor bir süreçten geçiyoruz. Sen tartışmaya bulaşmamaya gayret göstersen de, bir şekilde ateşli bir tartışmanın ortasında buluveriyorsun kendini. İşte bu zamandan sonra çok kötü. Ya kaçıp kurtulacaksın, ya da sonu kavga etme pahasına da olsa tartışmaya devam edeceksin. Çünkü, karşındaki çok okumuş ve artık okumaktan beyin hücreleri yanmış! Sen ne de kimsin karşısında!

Avrupa’da yaşayan milyonlarca Türk’üz! Her birimizin işi var gücü var! Kimimiz iş veren, kimimiz çok yüksek mertebede çalışıyor. Kimimiz doktor, kimimiz avukat. Her birimiz çoluk çocuğumuzun rızkı peşindeyiz. Ve bulunduğumuz ülkede bir düzenimiz var. Ailelerimize karşı sorumluluklarımız var. Hem doğduğumuz, hem de yaşadığımız ülkeye de aynı şekilde sorumluyuz. Sonuçta bir kimlik taşıyoruz.

Başımıza mı gelmesi gerek?
Peki, bizler böyle bir durumdayken, siyasi hırslarınız için Avrupa’da yaşayan 5-6 milyon Türk vatandaşını sıkıntılı duruma sokmaya değer mi? Sırf Türkiye’de siyasi arenalarda, meydanlarda “eyyyy Avrupa” demek için Avrupa’da yaşayan vatandaşını sıkıntılı duruma düşürmeye değer mi?

Hadi Türkiye’de yaşayıp bu yapılanları onaylayanlara lafım yok! Sonuçta onlar Türkiye’de yaşıyorlar. Ya Almanya‘da, Hollanda‘da, Fransa‘da ya da diğer Avrupa ülkelerinde yaşayıp da bu yapılanların doğru olduğunu savunanlara ne demeli? İlla bazı şeylere düzgün tepki göstermek için, yaşanacak kötü bir olayın kendi başımıza mı gelmesi gerek?

Sana ne be kardeşim!
Türkiye’de yapılacak olan Referandum seçimi bizim kendi sorunumuz! Buna Avrupa ülkelerinin karışması, müdahil olması kesinlikle savunulacak birşey değil! Hele hele daha dün “sözde” Ermeni Soykırım yasa tasarısının meclise gelmesini sağlayan Cem Özdemir‘in hiç söz hakkı yok! Sen kendi söküğünü dik önce! Sana ne benim Anayasa‘mdan? Sana ne benim seçimimden, geçimimden! Bu zamana kadar hangi Türk’ün yaralı bir parmağına işedin de bugün tuttun Türkiye için iş yapar oldun!

Türkiye’den Avrupa’ya gelip burayı karıştıran, karıştırmaya çalışan, o karışıklıktan kendine siyaseten fayda sağlamaya çalışan siyasetçilerin yaptığından daha kötü senin yaptıkların! Sen Ermeni Soykırım yasa tasarısı ile Türklüğünü inkar ettin! Senin üstüne vazife değil! Sen kendi siyasetine bak! Partinin kaybettiği kan kaybına çözüm bulmaya çalış! Bırak, biz ama evet deriz, ama hayır! Evet de bizim Hayır da! Ama en başta yazdığım gibi, senin ve senin gibi adı Türk ama kendisinin Türklükle alakası olmayan tüm siyasetçilerin üstüne vazife değil! Gidin kendi evinizin önünde oynayın! Kendi evinizin önünü süpürün!

Daha önceden sizinle ilgili daha tek satır yazmam demiştim! Bu o yazının devamı olsun ve bir kez daha beni ve Türkleri yanıltmadın! Senin bir tek adın soyadın Türk, başka da birşey olamaz!

Oylarınızı kullanın!
Referandum seçimi için Konsolosluklarda, dış temsilciliklerde ve gümrüklerde oy kullanma işlemi başladı. Görüşünüz ne olursa olsun, sandığa gidin ve size sorulana cevap verin! Ve unutmayın, bu seçimde Parti ya da siyasetçi seçmiyoruz! Anayasayı değiştiriyoruz. Bu değişiklikleri okuyun! İçinize sinen seçeneği de TERCİH edip oyunuzu kullanın!

Çıkacak sonucun vatanımıza hayırlar getirmesi temennisi ile;
Hoşça bakın zatınıza!

Not: Yaklaşık 1,5 ay önce babamın vefatı dolayısı ile arayan soran, mesaj yazan herkesten Allah razı olsun. Tüm ölmüşlerimizin mekanı Cennet olsun!