$USD
EURO
ALTIN

SERÇEYİ ŞAHİNLEŞTİRMEK

14 Ocak 2014 - 09:18

Ben Almanya’ya para kazanmak için geldim. Kazanıp dönecektim. Kazanamadım istediğim parayı, geri dönemedim. Ya da kazandığım yetmediği için dönmedim. Bu arada karım ve çocuklarım geldiler peşimden buraya. Çocuklar önce anaokuluna, sonra okullara, sonra mesleklerine, sonra evliliklerine, sonra beni torun sahibi yapmalara. Ben buradayım hala. Artık geleceğim diye Türkiye’deki kardeşlerimi kandıramıyorum, geri döneceğiz diye çocuklarımı korkutamıyorum. […]

SERÇEYİ ŞAHİNLEŞTİRMEK

Ben Almanya’ya para kazanmak için geldim. Kazanıp dönecektim. Kazanamadım istediğim parayı, geri dönemedim. Ya da kazandığım yetmediği için dönmedim. Bu arada karım ve çocuklarım geldiler peşimden buraya. Çocuklar önce anaokuluna, sonra okullara, sonra mesleklerine, sonra evliliklerine, sonra beni torun sahibi yapmalara. Ben buradayım hala. Artık geleceğim diye Türkiye’deki kardeşlerimi kandıramıyorum, geri döneceğiz diye çocuklarımı korkutamıyorum.

Yani…

Türkiye’de ev aldım, arsa aldım, evler yaptırdım, ona buna para kaptırdım, dinim tam diye cami derneklerine yardım yaptım, faizsizdir diye iş yerlerine para yatırdım, Müslümanız diyen partileri destekledim. Ve ben burada kaldım.

Almanya’nın hiç bir şeyiyle ilgilenmedim. Tiyatroya gittiysem Türkiye’den gelenlere gittim, filim seyrettiysem 80’li yıllarda Sunal kasetlerine baktım, şarkım Türk’üm Türkiye’nin akan suları, karlı dalları, aşılmayan yolları üzerine. İçinde bulunduğum Alman şehrinden bir iki kez çıktım, onlar da ya tanıdığın ya da tanıdığın tanıdığının bir düğününe gitmek için.

Türkiye’ye giderken yanlarından hızlı geçtiğim Avrupa şehirlerinin adlarını sayarım ama ne olduklarını bilmem. Merak da etmedim. Almanya’yı da öğrenmek istemedim. Aman bana ne dedim, Alman bu. Neyini öğreneceğim ki? Bana ne öğretebilirler ki? Allahıma şükür Müslüman Türk’üm. Bizden daha büyük ne var. En iyi karpuz bizde, en kahraman asker bizde, yoğurdu biz icat etmişiz, Viyana’ya kadar gelmişiz, Müslümanlık en mükemmel ve son din. Hıristiyanın neyi yarar bana, parasından başka. Beni adam yerine koymaz, dinime saygı göstermez, niye konuşayım onun dilini, ne diyecekse demiş bana zaten: Al bunu, götür oraya, ordakini getir buraya.

Alman dilini öğrendim çata pat. Bana ne lazımsa. Tiyatrosu ilgilendirmez beni, sanatı var mı yok mu bana ne. Müziği zaten yabancı. Yemekleri maazallah. Domuz…domuz ve domuz.

Allah’tan biz geldik de kebap yemeği öğrettik bunlara ve lahmacun. Evet doğrudur, R.T.Erdoğan Başbakanımız hapşırdı mı rahatsız olurum, ama bunların Merkel’i felç geçirse umurumda değil. Bir Türk kadınını bakan mı ne yapmışlar. Kendilerine benzediği için. Seçerler bu Almanlar seçerler…Ne anasının gözüdür bunlar. İşlerine yaramayanı patates çuvalı gibi bir kenara atarlar. Madem Türkleri yabancı görmüyorlar, benden tam 20 sene sonra benim Almanyama gelen Merkel’i başbakan yaptılar ama bir Türkoğlu Türk’ü yapmadılar.

Mesela Cem Özdemir olsaydı ya Başbakan. O da iyi bir bok değil ama….Gauck denen Doğu Alman’ı da Cumhurbaşkanı yaptılar.

Bunlar kendi kardeşlerine kavuşur kavuşmaz dayanışsma vergisi diye bir şey koydular, bizi kazıkladılar. Kardeşlerle dayanışma vergisi adı. 1990’da Türkiye’ye gittiğimde babama sordum, Doğu Almanya’da kaç yıl kaldığını. Öyle ya 18 milyon kardeşi yapmak için babam kaç yıl kalmışmış oralarda.

Ama 9 Türk’ü çatır çatır vuranlar da Doğu Alman değil mi?

Düşünün bir kere: Türkiye’de 9 Alman tek tek öldürülüyor? Ne olurdu bunun sonucu: Size söyleyeyim: Önce tüm Alman partileri Türkiye’nin bırakın Avrupa Topluluğuna üye alınmasını….Hemen Nato’dan atılsın Türkiye derlerdi. Buradaki Türklerin çoğunu gönderelim ülkelerine derlerdi. Camiler kapatılsın derlerdi. Türk dükkanlarını yakarlardı, Türklerin evlerine güpe gündüz saldırırlardı.  Biliyorsunuz bir Alman çocuğu bir İngiliz kızın ırzına geçmişti Türkiye’de….İngiliz kızın kendisi şikayet etmişti. Oğlanı içeri almıştı Türkiye, yani hapse atmıştı: Ne oldu Alman gazetelerinde? Çarsaf çarsaf Türkiye aleyhine yazılar döküldü, bu çocuğun filmi çekildi, kahraman ilan edildi. Kızı beceren kahraman oldu, babaları öldürülen aileler saatlerce, hatta günlerce sorgulandılar. Tüm suçu öldürülenlerin en yakınlarına yikmak istediler. Gizli polis şefleri Almanya gibi bir ülkede, Almanlar gibi bir milletin içinden çıktıklari halde aynı bir Arap polisi gibi salaklıkla, aptallıkla, bana necilikle işlerini savsakladılar. Olayları göremediler, görmek istemediler, ben bilmeyerek diyeyim, siz bilerek deyin, görevlerini yapmadılar. Kimi hatırlamadı mahkemede, kimi vallahi böyle olacağını bilmiyorduk dediler, birileri evet biz bile hata yapıyormuşuz dediler. Dediler de dediler, olan ölene oldu.

Peki biz Türkler bunun filmini yaptık mı? Romanını yazdık mı? Üzerine düşündük mü? Neden bu kadar Almanya’ya ilgisiz ki?  Biz neden Almanya’yı anlamak istemedik. Niye anlamıyoruz Almanya’yı da, illa Türkiye diyoruz. Önümüzdeki şahini görmüyoruz, Türkiye’deki serçeyi kahraman ilan etmek istiyoruz. Bizim serçemiz neden Almanların şahininden büyük yapılıyor. Yoksa ben  41 senedir hep serçeyi şahinlestirmek için mi zaman harcadım?

İlginizi ÇekebilirX

BENZER HABERLER

FACEBOOK YORUMLARI

YORUMLAR

    Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.






    0 YORUM