$USD
EURO
ALTIN

ŞİDDETLE KINIYORUM! 28 Mart 2016

Abi memlekete bakıyorsun, kaos! Komşulara bakıyorsun, kıyamet kopuyor. Avrupa alev elev. Kin, nefret, öfke, şiddet almış başını gidiyor. Ölümler ve öldürmeler artık çok sıradan. Ne anlayış kalmış, ne hoşgörü. Herkes işine geleni görüyor, işine geleni seviyor, işine gelene sövüyor. Bir günde bulutların üzerinde gördüğünüz bir kişiyi, bir kurumu, hatta bir ülkeyi, ertesi gün yerin dibinde görmeniz mümkün. Her tarafımız nefret tohumu. Bu tohumları ekenleri şiddetle kınıyorum.

Silah ve cinayet olmayan bir tek televizyon programı yok. Diziler beyin yıkıyor. Tartışma programları toplum yönlendiriyor. Spor programlarında spordan başka herşey var. Evlendirme programlarına tanımlama bulamıyorum. Dini programlara ve satılan ürünlere ne desem bilemedim. Televizyon ekranları hiç bir zaman şimdi olduğu kadar kirli olmamıştı. Televizyon ekranlarını bu hale getiren, başta ne idüğü belirsiz kurum RTÜK olmak üzere bu kirliliğe eli bulaşmış kişileri şiddetle kınıyorum.

Utanmaz PSV’liler
Ülkelerinde ölümden, ölme pahasına kaçanların İspanya’da düştükleri durumu ağzım açık izledim. Hollanda’nın PSV Eindhoven takımının taraftarları mültecilere, “güvercinlere yem atar gibi” bozuk para atıyor. Mülteciler eğilip yerden topladıkça da “oley” çekiyorlar. Siz nasıl yaratıklarsınız. İnsanların mağduriyetleri ile hangi hakla dalga geçersiniz. Hoş, açlıktan gebersen de o şakşakçılara boyun eğmeyecektiniz ey mülteciler. Kendinizi o duruma düşürmeyecektiniz. Sizi o duruma düşürenleri de, o duruma düşen sizleri de şiddetle kınıyorum.

Geçtiğimiz hafta Fas’ta bir futbol maçında aynı takım taraftarları birbirine giriyor, 3 ölü 2’si ağır 54 yaralı. Hem de galip gelen takımın taraftarları giriyor birbirine. Bu ne şiddet bu celal be kardeşim. Spor kardeşliktir, dostluktur, centilmenliktir. Daha doğrusu biz öyle biliyorduk ama malesef öyle değilmiş. Bu karşılaşmada kavgayı çıkaranları, bir spor müsabakası yapılan futbol sahasını savaş alanına çevirenleri şiddetle kınıyorum.

Bebek değil tetikçi!
Avrupa kupalarındaki son temsilcimiz Fenerhaçe Portekiz ekibi Braga ile deplasmanda rövanş maçına çıktı. Daha maçın başında Fenerbahçe’yi sahadan silmeyi hedeflemiş bir hakem dişini göstermeye başladı ve Türk temsilcisini liğme liğme doğradı. Herşeye rağmen ayakta kalmayı başaran, oyunda dengeyi sağlayan Fenerbahçe Ivan Bebek denen tetikçinin verdiği kararlarla yerle bir oldu.

Sinir harbinde geçen karşılaşma neticesinde Fenerbahçe elendi gitti. Bizim karşılaşma boyunca sinir sistemimizi bozan hakeme 8,2 gibi yüksek not verildi. Demekki adam olmayan adam, maçı adam gibi yönetmiş, biz duygusal davranmışız. Fenerbahçe maçını çığırından çıkaran tetikçi Bebek’i de, maçtan sonra ona 8,2 puanı vereni de şiddetle kınıyorum!

Dünya derbisi
Tek eğlencemiz futbol dedik, Pazar günü ekranların başına geçip Galatasaray Fenerbahçe derbisini beklemeye başladık. Maça 2 saat kala önce maçın seyircisiz oynanacağı anonsu yapıldı, 10-15 dakika sonra da maçın ertelendiği duyuruldu. İstihbarat çok önemli duyum almış. Karşılaşmanın bitimiyle seyircilerin stadı terk edişinde aralarına girip kendini patlatacakmış şerefsizin biri.

“Teröre boyun eğmeyeceğiz” denilen bu kritik günlerde böyle bir istihbaratta gel de bu maçı oynat! Oynatmasan bir türlü, söylenenlere kulak tıkayıp oynatsan başka türlü. Adamların istediği korku imparatorluğu kurmaktı, başardılar. Dünya derbisi diyip duruyorlardı ya, şimdi dünya derbisi oldu işte. Terör yüzüne kendi ülkende maç oynayamayacak hale geldin. Yarın demeyecekler mi; “Sen kendi ligindeki maçı bile oynayamıyorsun, ne Avrupası?”

Fenerbahçe’nin Braga maçı ardından ortaya atılan; “Biz Türkiye’ye gitmek istemiyoruz. Türkiye’de can güvenliği yok. Fenerbahçe elenmeli” söylentisi, hakeme verilen 8,2 notla pekişiyor. Eğer bu hakemi kötü yönetiminden dolayı cezalandırsalardı değişik düşünebilirdim ama UEFA‘nın da bu hakeme sahip çıkması bu söylentilerin uydurma olmadığını gözler önüne seriyor. Türk futbolunu bu hale düşürenleri şiddetle kınıyorum.

Alıştık, alıştık
Ülkemizde yaşanan ölümler artık çok sıradan. Bir bakan çıkıp; “bu türlü olaylarla yaşamaya alışmalıyız” bile dedi. Alışın kardeşim. Şehit haberlerini konuşan, zaten yok. Her gün 3-5 şehit haberi sıradan bir haber haline geldi. Alıştık… Allah ailelerine sabırlar versin.

Canınızı yolda bulmadıysanız işiniz olmadıkça sokağa çıkmayın. Ve fırsat buldukça bu saldırıları yapanları şiddetle kınayın. Çünkü devlet büyüklerimiz her olayın ardından “şiddetle kınıyorlar” bunları yapanları. Kınamayanları da kınıyorlar. Onun için ben bu zamana kadar yapılan eylemleri ve bundan sonra yapılacak şerefsiz eylemleri en şiddetlisinden kınıyorum.

Bu sefer Brüksel
Paris’te yaşanan bombalı saldırıyı unutamamışken bu sefer Avrupa’nın başkenti Brüksel’de koptu kıyamet. Çevremde bu patlamada hayatını kaybedenlere “oh olsun” diyenler çok. Sebebi de ortada aslında. “Sen benim ölüme nerdeyse tef çalıp oynadın, ben senin ölüne neden saygı göstereyim?” zihniyeti ön planda. Ne olursa olsun, giden can! Havaalanı ve Metro istasyonunda hayatını kaybedenlerin içerisinde biz de olabilirdik, yakınlarımız da olabilirdi. Muhtemelen ölenlerin ya da yaralıların içinde Türklerin olması kuvvetli ihtimal.

Hazır kınamaya başlamışken, bu saldırıyı düzenleyenleri de, daha dün “özgürlük” nağraları adı altında Türkiye’deki canlı bombalara taziye çadırı kurulmasına ses etmeden destekleyen Belçika yönetimini de şiddetle kınıyorum.

Atalarımız boşa dememiş, “ne ekersen onu biçersin!” diye.
Nefret tohumu ekenlerin çiçek böcek toplayacak hali yok!
Allah kimseyi kınanacak ve kınayacak duruma düşürmesin.
Hoşça bakın zatınıza!

Şükrü DOĞRU