$USD
EURO
ALTIN

Sinan Selen’in önemli bir göreve getirilmesinin düşündürdükleri! 23 Ocak 2019

Bu sayıdaki kapak haberimizin konusu “İstihbarata bir Türk kökenli Sinan Selen getirildi”

Alman iç istihbarat birimi Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın başkan yardımcılığına Türk kökenli Alman vatandaşı Sinan Selen getirildi.

Selen’in bu göreve atanmasıyla ilk defa göçmen kökenli bir kişi, böylece Almanya’da güvenlikle ilgili bir devlet kurumunun en üst makamlarından birine atanmış oldu.

Türk kökenli anne ve babanın çocuğu olarak 1972 yılında İstanbul’da Türkiye’de dünyaya gelmiş. Dört yaşında ailesiyle Almanya’ya gelmiş.

İçişleri Bakanı Horst Seehofer, Köln’de yapılan personel toplantısında Selen’in başkan yardımcılığı görevlerine atandığını açıkladı.

46 yaşındaki Selen’in çalıştığı alanlar arasında uluslararası terörizm, casusluk ve siber saldırılara karşı mücadele ile aşırı sağ, aşırı sol ve yurt dışı kaynaklı aşırı akımlarla mücadele bulunuyor.

Buraya kadar herşey güzel…

Kuşku götürmez…

Selen’in eğitimli, başarılı bir kişi olduğu kesin.

Özel sektörde, TUI’de şirket çalışanları, tatilciler, otel, uçak ve gemilerin güvenliğinin sağlanmasından sorumlu olan Selen, Tunus gibi tatil ülkelerinde yaşanan terör saldırıları karşısında şirketin hızlı ve uygun bir şekilde harekete geçebilmesi amacıyla şirket içerisinde bir kriz ve güvenlik yönetimi birimi kurmuş.

Köln Üniversitesi’nde hukuk öğrenimi görmüş.

Eğitimi sırasında polis hukuku, Avrupa hukuku ve idare hukuku üzerine yoğunlaştmış.

Görevlerine de sadık kalmış besbelli…

Aralarında IŞİD, PKK ve DHKP-C’nin de bulunduğu örgütlerle mücadele için kurulan mekanizmada Almanya adına tam yetkili konumdaymış…

Şimdi gelelim sorulara!

Öncelikle bu atamanın arkasında başka cinlikler yoksa çok önemli gelişme…

İsabetli bir karar…

Ancak bu ülkede 40 yıldır yaşıyorum. Nerdeyse geldiğimden günden beri Türkiye’de başladığım gazetecilik yaşamımda tuhaflıklara karşı hep kuşkulu oldum, tedirgin oldum!

Neden mi?

Atamanın başındaki yetkili Seehofer’in bir kaç ay önce yaptığı açıklamalar birincisi.

Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!

Hayat bize, bir Türk’e Almanya siyasetinde sadece isminin Türk olmasından ötürü bodozlama güvenmenin yanlış olduğunu öğrendik.

Bu ülke siyasetinde bizler, en büyük kazıkları Türk ismi taşıyan siyasetçilerden, bürokratlardan, “devşirmelerden” yemedik mi?

NSU cinayetleri ne olacak?

NSU cinayetlerinin belgelerinin açıklanmasına getirilen engellere ne diyelim? Alman adaletinin de aldığı derin yara, çok uzun zaman hafızalardan silinmeyecek.

Bu atama Türk kamuoyunu rahatlatmayı amaçlıyor olmasın?

Zaman herşeye kadir, bekleyelim görelim…