$USD
EURO
ALTIN

Türk-Alman ilişkileri sergisi açıldı

3 Mayıs 2019 - 12:44

Türkiye ile Almanya arasında köklü ilişkilerin tarihine ışık tutmak amacıyla T.C. Düsseldorf Başkonsolosluğu ve Neuss Belediyesi işbirliği ile düzenlenen “Yıldız Sarayı Fotoğraf Koleksiyonundan Osmanlı-Almanya ilişikileri” konulu fotoğraf sergisi Dr. Ahmet Ünalan’ın Türk Alman tarihi hakkındaki sunumuyla Neuss Romaneum‘da açıldı.

Türk-Alman ilişkileri sergisi açıldı

Türk-Alman ilişkileri sergisi açıldı

Türkiye ile Almanya arasında köklü ilişkilerin tarihine ışık tutmak amacıyla T.C. Düsseldorf Başkonsolosluğu ve Neuss Belediyesi işbirliği ile düzenlenen “Yıldız Sarayı Fotoğraf Koleksiyonundan Osmanlı-Almanya ilişikileri” konulu fotoğraf sergisi Dr. Ahmet Ünalan’ın Türk Alman tarihi hakkındaki sunumuyla Neuss Romaneum‘da açıldı.

Serginin açılış konuşmaları T.C. Düsseldorf Başkonsolosu Şule Gürel ve Neuss  Belediye Başkanı Reiner Breuer tarafından yapıldı.

Başkonsolos Şule Gürel: ‘Türk-Alman ilişkileri yüzyıllara dayanan dostluk çerçevesi içinde gelişmiştir. Bizim karşılıklı olarak görevimiz bu ilşikilerin en iyi düzeyde devam etmesini sağlamaktır. Bundan dolayı bu tür sergiler ve akademik programlarla Türklerin ve Almanların ortak tarihi mirasına ışık tutulmasını sağlıyoruz ve  bu tür etkinlikleri düzenlemesini destekliyoruz” dedi.

Neuss Belediye Başkanı Reiner Breuer ise açılış konuşmasında‚ serginin Neuss‘de düzenlenmesine çok memnun olduklarını ve bu şekilde Türk Alman dostluğuna katkı yapabilmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirtti. 

Daha sonra Duisburg-Essen Üniversitesi öğretim görevlisi ve siyasetbilimci Dr. Ahmet Ünalan* Türk Alman ilişkilerinde 1871-1918 evresini belgelerle/fotoğraflarla anlatan bir sunum yaptı.  

Dr. Ahmet Ünalan Kaiser Wilhelm II ve Sultan Abdülhamid II‘nin tahta çıktıkları evrenin sosyal, siyasal ve tarihsel arkaplanını ve bu çerçevede gelişen Türk-Alman ilişiklerini anlattı. Dr. Ünalan “Osmanlı ile Alman İmparatorluğu 1871 ve 1876 evrelerinde meşrutiyetlerini ilan etmiş monarşilerdir. Benzer bir şekilde her iki ülke de gecikmiş uluslaşmanın ve gelişmişliğin sıkıntıları içinde özellikle Britanya, Fransa ve Rus İmparatorluğu ile bir rekabet içinde bulunmuşlardır” dedi.

Dr. Ünalan Kayzer 2. Wilhelm ve Sultan 2. Abdülhamid’i karşılaştırdığı konuşmasında “Kayzer 2. Wilhelm özellikle Britanya rekabeti ve kompleksi içindeydi. Alman Mülkünün 1871 sonrası hızlı ekonomik ve sosyal gelişimini koloniler edinme ve askeri donanmanın güçlendirilmesiyle taçlandırmak istiyordu. Sultan 2. Abdülhamid siyasetiyse daha  dengeli, diplomatik ve akıllıcaydı. Sultan Abdülhamid 1875 ekonomik buhranından ve İmparatorluğun Düyun-u Umumi’ye (Osmanlı Bankası) bağlanmasıyla ve 93 Harbi’nin getirdiği toprak kayıpları ve ağır sonuçlarıyla çok zor şartlarda İmparatorluğu yönetmiş, birarada tutmaya çalışmış ve ciddi modernizasyon reformları yapmıştır. Buna rağmen kaçınılmaz bir şekilde İmparatorluk trajik sona yaklaşmıştır” dedi.

Türk-Alman ilşiklerinin karşılıklı olarak bir çıkar ilişkisi çerçevesinde geliştiğini belirten Dr. Ünalan ‘Almanlar Britanya ile rekabet ilişkisinde özellikle Türk İmparatorluğu’nun çıkarlarıyla noktasal olarak denk düşen ilişkiler geliştirmişlerdir. Osmanlı İmparatorluğu’nun Almanya ile ilişkileri geliştirmesinin temel nedeni ekonomik ve askeri modernizasyonla alakalıdır. Ayrıca eğitim ve içtimai gelişimde Almanların önemli katkısı olmuştur. Ama ne olursa olsun ilişikler doğal olarak rasyonel bir çerçevede gelişmiştir. Türklerin Almanya ile ilişkilerde denge politikası gözetmediği tespiti yanlıştır.’ dedi.

Dr. Ahmet Ünalan: ‘Denge politikasına rağmen iki İmparatorluk da, trajik sonlarına I. Dünya savaşı ile yaklaşmışlardır. Kayzer Wilhelm büyük ölçüde Birinci Cihan Harbini provoke etmiş ihtiyatlı  davranmamıştır. İttihat ve Terakki hükümetiyse hem ekonomik nedenlerle, hem de İmparatorluğun dağılma sürecini önlemek için Almanlarla müttefikliği çare olarak değerlendirmişlerdir’ tezini savundu.

İSTANBUL-HİCAZ DEMİRYOLU

Dr. Ahmet Ünalan: ‘Kayzer 2. Wilhelm  bu ilişikleri pekiştirmek için 1898 de İstanbul, Kudüs ve Şam gezileri düzenlemiştir. Osmanlı İmparatorluğu’nun bağışı ve izniyle Kudüs’e Kurtuluş Kilisesi’ni yaptırmış ve açılışını yapmıştır. Bu gezi esnasında dünyada ekseriyetle Britanya esaretinde yaşayan Müslümanların koruyucusu olduğunu ilan etmiştir. Böylelikle İslam coğrafyasında sempati kazanmak istemiş, Britanya’yı hedef almış ve sömürülen Müslümanların ayaklanmasını ve böylelikle Britanya’nın zayıflamasını sağlamak istemiştir’ dedi ve ‘Bu gezi çerçevesinde İstanbul Bağdat, İstanbul-Hicaz demiryolunun yapımı antlaşması sağlanmıştır. Geziden anı olarak ayrıca Sultanahmet Meydanı’nda bulunan Alman Çeşmesi hatırası kalmıştır’ diye devam etti.

Dr. Ahmet Ünalan fotoğraf sergisinin de konusu olan fotoğrafların da, teknik yeniliklere çok açık olan Sultan Abdülhamid’in diplomatik ilişkilerde hediye olarak takdim ettiği bir unsurdur. Sultan teknik yeniliklere açık olduğu kadar İmparatorluğun son evresinde reformlar sayesinde yetişen aydın ve genç kuşağa yeterince özgürlük ortamını tanımamış ve zorunlu olarak önce meşrutiyeti İttihat ve Terakki’nin baskısıyla ikinci kez ilan etmiş ve ardından da 31 Mart Vakası sonucu iktidarı devretmek zorunda kalmış ve Selanik’te sürgünde trajik bir şekilde şehrin teslim edilmesine şahit olmuştur’ dedi.

MUSTAFA KEMAL EŞLİK ETTİ

Dr. Ahmet Ünalan: ‘Tarih bazen trajik anlara sahne olur. Bazen eski ve yeni yanyana gelir. Bu anlardan birisi de Kayzer’in İstanbul gezisine iade-i ziyaretinde gerçekleşmiştir. Veliaht Mehmet Vahdettin’e Almanya gezisinde yaver olarak 36 yaşındaki Mustafa Kemal Paşa eşlik etmiştir. Gezinin bir bölümünde Strassbourg gelip Düsseldorf hattından geçerek Essen şehrine ziyaret gerçekleşmiş, Krupp fabrikası ziyaret edilmiş ve Villa Hügel’de Veliaht Mehmet Vahdettin’in onuruna akşam yemeği verilmiştir. Mustafa Kemal Paşa Almanlarla ilişiklere daha mesafeli ve eleştirel bakan biridir. Eleştirilerini açık şekilde ve diplomatik dili de zorlayarak ifade etmiştir. Anafartalar zaferinin kahramanı olarak Almanların gözünde dikkat çekmiş olan Mustafa Kemal Paşa bu gezide daha da dikkat çeken bir şekilde Alman Dışişleri Arşivi notlarında izlendiği anlaşılmaktadır. Nitekim bir kaç yıl sonra Türkiye’nin kurtuluş mücadelesini örgütlemiş ve Cumhuriyeti kuran kişi olarak da Mustafa Kemal Atatürk tarihin sahnesinde saygın yerini almıştır’ dedi.

FOTOĞRAFLAR 2 ÜLKE ARASINDAKİ BAĞLARIN BELGESİ

Dr. Ahmet Ünalan Almanca konuşmasını “1898’de gerçekleşen Sultan ve Kayzer buluşmasından miras kalan ve serginin konusu olan bu nadir ve güzel fotoğraflar iki ülke arasında bağlardan sadece biridir. Bunun dışında her iki ülke tarihi özellikle Almanya’daki Türklerin ortak tarihi ve kaderidir. O yüzden bu evrenin iyi bilinmesi, değerlendirilmesi  ve dostluk ilişkilerinin, bu tarihi miras gözönünde bulundurularak gelişmesi hepimizin sorumluluğundadır’ sözleriyle bitirdi ve sergiyi düzenleyen T.C. Düsseldorf Başkonsolusluğu’na ve Neuss Belediyesi’ne teşekkür etti. 

3 Mayıs’ta açılan Yıldız Sarayı Fotoğraf Koleksiyonundan Osmanlı-Almanya ilişikileri Fotoğraf koleksiyonu sergisi 28 Mayıs’a kadar Neuss VHS ROMANEUM (Brückstrasse 1, 41460 Neuss) ziyaret edilebilir.

*Dr. Ahmet Ünalan Essen Üniversitesindeki habilitasyon-profesörlük sürecinin ve Türkiye Araştırmaları kürsü vekaletinin yanısıra siyasi danışmanlık yapıyor.

FACEBOOK YORUMLARI

YORUMLAR

    Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.






    0 YORUM