$USD
3,5652
EURO
4,0134
ALTIN
144,7000

Türk seçmen Erdoğan yanlısı partilere yöneldi

14 Mayıs 2017 - 08:50

Referandumun kazananı Türk partileri Başkanlık sistemini dayatan referandumla birlikte tırmanan Almanya-Türkiye arasındaki gerginliğin siyasi sonuçları Almanya’da yavaş yavaş kendisini belli etmeye başladı. Türklerin en çok yaşadığı Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti’nde Pazar günü  yani bugün Eyalet Meclisi seçimleri yapılıyor. Toplam 30 partinin katıldığı seçimlerde iki bin aday arasında siyasi yelpazenin neredeyse her kesiminden çok sayıda Türk kökenliler […]

Türk seçmen Erdoğan yanlısı partilere yöneldi

Referandumun kazananı Türk partileri

Başkanlık sistemini dayatan referandumla birlikte tırmanan Almanya-Türkiye arasındaki gerginliğin siyasi sonuçları Almanya’da yavaş yavaş kendisini belli etmeye başladı.

Türklerin en çok yaşadığı Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti’nde Pazar günü  yani bugün Eyalet Meclisi seçimleri yapılıyor.

Toplam 30 partinin katıldığı seçimlerde iki bin aday arasında siyasi yelpazenin neredeyse her kesiminden çok sayıda Türk kökenliler de yer alıyor.

SEÇİMLERDE TÜRK ADAY PATLAMASI

Sosyal Demokrat Parti (SPD), Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU), Hür Demokrat Parti (FDP), Birlik’90 / Yeşiller ve Sol Parti gibi büyük partilerden yaklaşık 20 Türk aday, NRW seçimlerinde yarışacak. Ancak  Türk partileri olarak bilinen Yenilik ve Adalet Birliği (BİG) ile Alman Demokratlar Birliği (ADD) partilerinden de neredeyse aynı sayıda aday bulunuyor.

Yaklaşık 13 milyon seçmenin sandık başına gideceği eyalette yaşayan bir milyon civarındaki Türk’ün yaklaşık 500 bini Türk kökenli Alman.

Türk kökenli Almanlar bu pazar sandığa giderek, Meclis’e girmesini istediği milletvekillerini belirleyecek.

REFERANDUM TÜRK SEÇMENİN EĞİLİMİNİ NE YÖNDE ETKİLEDİ?

Peki, Türk kökenli Alman seçmen, referandumda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tutumundan ne yönde etkilendi?

Yıllarca oy verdiği Almanya Sosyal Demokrat Parti (SPD), Birlik’90 /Yeşiller Partisi ve Sol Parti ile son dönemde desteklemeye başladığı Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) partileri, referandum sonrası eskisi gibi Türk seçmenin oylarını alabilecek mi ya da ne ölçüde alacak?

Bu sorulara yanıt bulmak amacıyla Correctiv Ruhr’un üç kategoride yani Türkler, çifte vatandaş Türkler ve Türk kökenli Almanları kapsayan bin Türk kökenliye yönelik yaptığı araştırmanın sonuçları Alman siyasetçileri gelecek dönemde kara kara düşündüreceğe benziyor.

TÜRKLERİN YÜZDE 35’İ ERDOĞAN YANLISI PARTİLERİ DESTEKLİYOR

Ankete katılan 18-35 yaş arasındaki çifte vatandaş Türklerin yüzde 35’i Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı desteklemek amacıyla, Erdoğan ve UETD yanlısı olarak da bilinen Alman Demokratlar Birliği (ADD) ve Yenilik ve Adalet Birliği (BİG) partilerine oy vereceklerini söylüyorlar. Yüzde 36,3’ü oy kullanmayacağını, yüzde 15,6’sı ise SPD’ye oy vereceğini bildiriyor. Sadece Alman vatandaşlığı bulunan Türklerin de benzer eğilimi gösterdiğini ortaya koyan anket Pazar günü NRW eyaletinde Meclis’te ilklerin de olabileceği sinyalini veriyor.

“TÜRK PARTİLERİ, SANDIĞA GİTMEYEN SEÇMENİ DE MOBİLİZE EDEBİLİYOR”

correctiv.org’un konuya ilişkin web sitesinde yayınladığı analize göre Türkiye Araştırmalar ve Uyum Merkezi‘nden (ZfTI) Caner Aver, kurulan iki Türk partisi ile eskiden seçimlere gitmeyen önemli bir kesimin bu kez sandığa gidebileceğini belirtiyor.

“Tepki oyları” olarak değerlendirilebilecek söz konusu tabloya peki nasıl gelindi?

Correctiv’in anketine katılan Türk kökenli seçmenin gerekçeleri özetle şöyle:

  • Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye hakkında Alman medyasında sık sık yer alan olumsuz haberler
  • Alman siyasetine duyulan güvensizlik
  • Kendisini ifade edebileceği, güvenebileceği Türk parti seçeneğinin yer alması
  • Sevim Dağdelen ve Cem Özdemir gibi özellikle Yeşiller partisindeki Türk kökenli siyasetçilerin Türkiye karşıtı tutumları

“ALMANYA, TÜRKLERE VATAN DUYGUSU VERMEYİ BAŞARAMADI”

Bielefeld Üniversitesi’nden sosyopsikolog Andreas Zick söz konusu gerekçelerin anlaşılır tepkiler olduğunu belirtiyor. Zick, Almanya’daki uyum politikalarındaki eksiliğin bugünlere gelinmesinde etkili olduğunu vurgulayarak şu çarpıcı değerlendirmeyi yapıyor:

“Almanya, Türklere gerçek bir vatan sunamadı. Üçüncü ve dördüncü kuşağa dahi ‘misafir işçi’ gibi davrandı. Bununla birlikte Erdoğan gibi politikacılar, Türklerin Almanya’da yabancılaşmasına katkıda bulundular. Göç edilen ülkede siyaset vatan duygusunu yeterince vermezse, geldikleri ülkelerin etkisi altında kalacaklardır. “

“GÖZ HİZASINDA DİYALOG ESİRGENDİ”

Solingenli siyasetbilimci Jörg Becker ise Türk toplumuna yerel düzeyde de eşit muamele edilmediğini savunuyor. Becker, “Onlara sadece birazcık  hoş ve kibar davranılıyor o kadar. Bu lütufta bulunmaktır ama göz hizasında bir diyalog değildir.”

“TÜRKLER, KİŞİLERİN VE SEMBOLLERİN ETKİSİNDE OY KULLANIYOR”

Ancak Kanadalı Göç Araştırmacısı Doug Saunders, olaya farklı bir açıdan bakıyor:

“Almanya’da başarılı bir uyumdan söz edilebilir. Burada diyasporalar ‘tecrübelerine, yaşadıklarına dayanarak oy vermediler, ulusal semboller ve kişilerin etkisi altında’ oy kullandılar. Bir yandan memleketlerine duydukları bağlar dolayısıyla siyasette sık sık tepkisel pozisyon alırken, aynı seçmen tablosu yaşadığı ülkede liberal eğilim gösteriyor, örneğin Almanya’daki Türkler SPD ve Yeşiller’i seçebiliyor.”

ADD VE BİG’İ İLK KEZ DUYANLAR İÇİN…

Alman Demokratlar Birliği (ADD) partisi 2016 yılında, Alman Meclisi’nde sözde Ermeni Soykırım oylamasından hemen sonra, Remzi Aru tarafından kuruldu.

Siyasi otoriteler ADD’nin, AKP ile açık bir yakınlık içinde olduğunu ancak öncelikle Türk kökenli seçmeni hedefledikleri için küçük bir seçmen kitlesi olduğunu vurguluyorlar. Sağ popülist parti AfD ise isim benzerliğine yol açabileceği iddasıyla ADD’ye dava açmış ve kazanmıştı. ADD temyize gitti. ADD, NRW eyaletinde ilk kez Almanya’da seçimlere gidiyor.

Yenilik ve Adalet Birliği (BİG) 2010 yılında Köln’de kuruldu. Parti programında Müslümanların hak ve taleplerine ağırlık verilen BİG’in Genel Başkanı Haluk Yıldız.

AKP ile şeffaf olmayan bir bağı olduğu söylense de Federal İstihbarat Örgütü BND, söz konusu iddialara rağmen Türkiye’nin, Almanya’nın içişlerine karışacağına dair somut bilgiye rastlanmadığını bildiriyor.

10 yıl sonra Almanya’da iktidara geleceklerini ileri süren BİG’e seçim kampanyalarında AKP’nin Avrupa örgütlenmesi olan UETD geniş destek veriyor. BİG, 2013’teki Almanya Genel seçimleri’nde homofobik seçim afişleriyle şimşekleri üzerine çekmişti.

NRW seçimleri öncesi, büyük ses getirse de aslında küçük partiler kategorisinde yer alan Türk partileri BİG ve ADD, Türk seçmene nasıl hitap ediyor, hangi donelerle cephesine çekmeyi başarıyor?

NE DEMİŞLERDİ?

Big Partisi Genel Başkanı Haluk Yıldız’ın geçmişte, euroturk haber sitesine yaptığı bir açıklama herşeyi anlatıyor aslında:

“SAFIMIZI BELİRLEYELİM”

“Safımızı belirlememiz lazım. Ben diyorumki bize verilen oylar duruş oyları. Şimdiye kadar SPD ye ve sol partiye verilen oylar boşa gitti. Karşılığını alamadığımız gibi ciddi bir kadirşinassızlık  ve üzerine de hakaret gördük. Bizim burada 730 bin oyumuz var Türk seçmeni olarak toplam Almanya’da. Biz de diyoruz ki, herkes seçime gitsin oylarını bir yerde toplasın en az 500 bin oy alsın.  Almanya’da 8 parti içindeyiz. Bizim için bir başarı olur ki o zaman Türk milletinin değeri anlaşılır. Öbür türlü partilerde oylar eriyor ve dağılıyor. Değeri de anlaşılmıyor karşılığı da hediye oylar olmuş oluyor. Biz de diyoruz ki, artık oylarımızı hediye etmeyelim. Eğer değer ve kimliklere önem vereceksek bizde toplanması lazım. Eğer değer önemli değilse o zaman deyecek bir şeyimiz yok.

Yeşiller partisi ise senelerdir eş cinselliğin önünü açan ve halen de parti programına tüzüğüne yazan bir parti.  Dolayısıyla Türklerin kimyasının uyuşmadığı bir partiyi seçmesi düşündürücü bir şey. Türkler parti programlarını bilmiyorlar.  En son çıkan sübyancılık pedofili olayları bütün bunları kattığınız zaman bırakın Türkleri Müslümanların hiç bir şekilde seçemeyeceği bir parti. Dolayısıyla bunlar yeni yeni su yüzüne çıkıyor. Şimdiye kadar güzel tatlı yüzlerini göstermeye çalıştılar.

Dolayısıyla biz diyoruz ki bu sene yaşadıklarımızın bir karşılığı olmalı. Adamlar bize hakaret edecek Türkiyeyi karıştıracak, ondan sonra biz yine onlara oylarımızı verirsek bu doğru olur mu?”

“HİÇBİR SİYASİ PARTİ AVRUPALI TÜRK’Ü TEMSİL ETMİYOR”

Göçmen kökenliler arasında so dönemde büyük ilgi gören ve işadamı Remzi Aru ve hukukçu Ramazan Akbaş’ın önderliğinde kurulan ADD hakkında bir dönem aytürk haber sitesinde ise Aru ve Akbaş şu mesajları yer almıştı:

“Şu anda Alman Meclisinde  görev yapan ve Türk kökenli diye adlandırdığımız milletvekillerinin  ve ilaveten mevcut siyasi partilerin hiç birisi Avrupalı Türkleri temsil etmiyor ve edemez de. Bunun bir çok canlı örnekleri var. Biz bu boşluğu gördük ve harekete geçip Alman Demokratlar Birliği yani ADD’yi kurduk.

Almanya’nın dört bir yanından göçmen kökenliler bizi arayarak hem destek veriyorlar hem de örgütlenmenin içinde yer almak istediklerini söyleyerek üye oluyorlar. 2017 yılı Almanya için seçim yılı.   Hepsine firesiz girmek istiyoruz. Hiç kimseden çekinmiyoruz. Almanya’daki gidişattan memnun olmayanlar ve tüm   göçmen kökenlilerin bizi tercih edeceklerine inanıyoruz. Birilerinin bu yönde sorumluluk alıp birşeyler yapması gerekiyordu ve biz üzerimize düşen görevi yaptık. Sıra seçmenlerde”

Diğer taraftan Kuzey Ren Vestfalya Eyalet Parlamentosu seçimlerine Türk seçmeni mobilize etmek için mücadele veren bir oluşum da var:

NRW-Yerel Seçim Hakkı Girişimi. Adı geçen Girişimin Başkanı Bahattin Gemici, oy hakkı olan tüm yurttaşlarımızı bugün, yani  14 Mayıs Pazar günü  NRW Eyalet Meclisi seçimlerine katılmaya çağırıyor.

CDU,FDP VE AfD’YE OY YOK

Gemici, “Bize yerel seçim hakkını çok gören CDU ve FDP partilerine, birlikte yaşamı savunmak yerine yabancı düşmanlığını  körükleyen AFD’ye oy yok” diyor.

Eyalette iki yıldır yerel seçim hakkı için mücadele eden  ve 95 kuruluşun desteklediği NRW- Yerel Seçim Hakkı Girişimi Başkanı Gemici, yüzbinlerce yurttaşımızın 

seçim sonuçlarını ve kurulacak yeni hükümeti belirleyeceğini belirterek şunları söylüyor:

 “Yurttaşlarımızın sandık başına giderek  bizim haklarımızı savunacak adayları ve partileri seçmeleri çok önemlidir.  Biz göçmenler olarak siyasi partilerden ırkçılığa, ayrımcılığa  ve yabancı düşmanlığına karşı önlem almalarını, çocuklarımızın eğitim sorunlarına çözüm bulmalarını, anadilimize önem vermelerini ve AB dışından gelen ülke vatandaşları için yerel seçim hakkını tanımalarını istiyoruz.“

NRW Eyalet Meclisi’nde halen ikisi SPD’den, biri CDU’dan, ikisi de Yeşillerden olmak üzere toplam beş Türk kökenli milletvekili sandalye sahibi.

18 milyon civarındaki nüfusuyla Almanya’nın en yüksek nüfusa sahip eyaleti de olan NRW’deki Eyalet Meclis Seçimi, Almanya’da Eylül ayında gerçekleşecek Genel Seçimler için ise bir gösterge olarak kabul ediliyor.

SPD-Yeşiller koalisyonunun iktidarda yer aldığı NRW Eyaleti’ndeki seçimlerde BİG   ve ADD’nin yüzde 5 olan seçim barajını geçmesi mümkün görünmüyor.

Düsseldorf – Işın Toymaz

FACEBOOK YORUMLARI

YORUMLAR






    0 YORUM