$USD
EURO
ALTIN

Türk tiyatrosunun devlerinden Avrupalı Türk’e mesaj var 13 Şubat 2018

“BİZ DE SİZDENİZ!“

Türkiye Almanya hattında iyi şeyler de oluyor.
Her iki ülke arasında tırmanan gerginliğe duayen oyuncu ve yönetmen Haldun Dormen, sanat yönetmenliğini üstlendiği Almanyalı bir tiyatro grubu olan The Companies ile neredeyse merhem oldu.
Cumhurbaşkanı adayı bir Fransız Bakanın başına gelenlerin anlatıldığı ‘Daha Neler’ adlı komedi ile Haldun Dormen ve Türkiye’nin tanınmış oyuncuları neredeyse her hafta yüzlerce Avrupalıyla ve Avrupalı Türk’le buluşuyor.
Dormen’in öğrencilerinden ve oyuncularından Engin Seçgin’in Schweinfurt merkezli kurduğu The Companies ile Avrupa’da tura çıkan Dormen ve Türk tiyatrosunun önemli isimleri Kerem Atabeyoğlu, Ruhsar Öcal, Engin Seçgin ve Oktay Turkut ile dünya güzeli Azra Akın Yeni Posta’ya yaptığı açıklamalarda “Artık biz de sizdeniz. Aslında baştan beri siz bizdendiniz, biz de sizdendik. Dünyadaki bölünmelere ve son dönemdeki güçlüklere baktığımızda sanatın birleştirici gücünün ne kadar önem taşıdığını görüyoruz.

‘Daha Neler’ Almanca adı ile ’Wie bitte’ ile son dönemde Türk Alman ilişkilerinde tırmanan gerginliğe karşı da dostluk ve birlik mesajları vermiş oluyoruz“ dediler.
Avrupa turlarının Stuttgart durağında sorularımızı yanıtlayan The Companies oyuncularının Avrupalı Türk seyirci ve turneye ilişkin işte öne çıkan tespit ve değerlendirmeleri:

“AVRUPALI TÜRKLER KABUK DEĞİŞTİRDİ“

Haldun Dormen
Almanya’da çok sayıda oyun sahneye koydum. Her defasında da reaksiyonlarını gözlemleme fırsatım oldu. Avrupa’da yaşayan Türk tiyatroseverlere güveniyorum. Bakın İngiltere’de 31 gün boyunca 4 farklı şehirde İngilizce oyun sergiledim. Yıldız Kenter de vardı ve daha nice değerli oyuncu ile birlikte hem İngilizlere hem de oradaki Türklere oynadık. Ama Almanya’da hiç bir oyunda rol almamıştım. Oyuncularımızdan Engin Seçgin Almanya’da bir tiyatro topluluğu kurmak istediğini söylediğinde hiç tereddüt etmeden içinde olmayı kabul ettik. The Companies böyle kuruldu. Hatta Almanyalı bir tiyatro topluluğu olan The Companies’in isim babalarından biri de benim. Avrupalı Türk seyirciye gelince. Ciddi şekilde kabuk değiştirdiğine tanık oldum. Son derece çağdaşlar, eğitimliler. Almanca’yı çok iyi konuşuyorlar bununla birlikte Türkçe’ye ve öz kültürlerine de sahip çıkıyorlar. Almanya kökenli bir tiyatro topluluğu olan The Companies ile Avrupalı Türk seyirci karşısına çıkmaktan onur duyuyorum, keyif duyuyorum. Almanca üst yazı ile oynadığımız Daha Neler ile bugüne dek Schweinfurt, Frankfurt, Nürnberg ve Stuttgart kentlerinde seyirci karşısına çıktık.

Tam da tahmin ettiğimiz gibi seyirci bizi daha ilk günden bağrına bastı. Bu da bana büyük bir enerji veriyor. Şu anda ‘Daha Neler’ ile birlikte toplam 4 oyunda birden oynuyorum ve Türkiye-Avrupa arasında mekik dokuyorum. Ama bu beni hiç yormuyor. Ayrıca Köln’de tiyatroya merak salmış Türk gençlerine yönelik bir kursta tiyatro dersleri de verdim. İzmir’deki Sahne Tozu’nda da derslere devam ediyorum. Tiyatro oyuncusu olmak isteyen Avrupa’daki Türk gençleri bizi yüreklendiriyor. Onlara önerim Türkçe’yi çok iyi öğrensinler ve tiyatro eğitiminden geçsinler. Evet Türkiye’de bir Meryem Uzerli örneği var. Ben de çok başarılı buluyorum. Ancak kalıcı başarının yolu çok çalışmaktan geçer.

“SANAT, TÜRK ALMAN TOPLUMUNUN KAYNAŞMASINA YOL AÇIYOR“

Kerem Atabeyoğlu
Şahane bir seyirci ile karşı karşıyayız. Türkiye’de oyun esnasında seyirci nerelerde hangi tepkileri veriyorsa buradaki de çok farklı değil. Hatta Avrupa’daki Türk seyirciyi İstanbul’daki aynı şıklık ve zerafette görüyorum. Biz de layık olmaya çalışıyoruz. Dünyanın her yerinde bölünmeler yaşanan şu günlerde tiyatronun birleştirici gücüne hep beraber tanık oluyoruz. Salonda yüzlerce kişi ile birlikte hep beraber gülmek kadar güzel ve iyi giden başka birşey olamaz. Sanatın birleştirici gücü Türk ve Alman toplumunun da kaynaşmasına yol açıyor.

“BİZ BİR RÜZGAR GETİRDİK“

Ruhsar Öcal
Ben samimi bir şekilde duygularını söyleyen bir insanım. Açıkçası başta herhangi bir nosyonum yoktu. Ancak teklif geldiğinde projeyi son derece kaliteli bulduğumdan hemen kabul ettim. Daha baştan insanların bu oyuna koşarak geleceğine bir şekilde inandım. Burada kurulan bir aura vardı. Yaratılan o aurayı kaçırmak istemeyeceklerini düşündüm. Biz bir rüzgar getirdik. Prömiyerde muhteşem bir ilgi gördük ve bu ilgi ve sevgi artarak devam etti. Avrupalı Türk seyirci o kadar özel ki burada da bize kendimizi evimizde hissettirdi. Onlar bizden, biz de onlardanız zaten!
“HER İKİ KÜLTÜRÜN ZENGİNLİĞİNE ODAKLANSINLAR“

Azra Akın
Ben de Hollanda’da doğdum büyüdüm. Bu yüzden Avrupa’da yaşayan Türkleri ben de yakından tanıyorum. Herzaman bir hasret var. Ancak işte bu tarz etkinlikler yani sanat hepimizi buluşturuyor, bizi bütünleştiriyor. Hayatı birlikte sorguluyoruz. Birlikte gülüyoruz. İlk günden bu yana büyük ilgi ile karşılaştık. Avrupa turumuz devam edecek. Oyunlarımıza gelsinler. Çünkü biz de sizdeniz. Bu kadar değerli sanatçılarla birlikte sahneyi paylaşmaktan ise büyük onur duyuyorum. Birlikte rol aldığım ve The Companies’i kuran Engin Seçgin’e ise Almanya kökenli böyle başarılı bir tiyatro kurduğu için teşekkür ediyorum. Yurtdışında yaşayan Türklerin, kendilerini böyle güzel etkinliklerde de ifade edebilmesi çok güzel. Her iki kültürü de yaşasınlar, yaşatsınlar. Her iki kültürün zenginliklerini ön plana çıkarsınlar.

“İLGİDEN ÇOK MEMNUNUZ“

Engin Seçgin
The Companies olarak Türkiye’nin başarılı oyuncularını bir araya getirerek, Almanya başta olmak üzere, Avrupa genelinde bir turneye başladık. Tiyatromuzun kuruluş amacı bir yandan Avrupa’da yaşayan Türk vatandaşlarını ünlü sanatçılarla buluşturmak, diğer yandan Alman vatandaşlarına kendi sanatçılarımızı ve sanatımızı tanıtmayı hedef alıyor.
Bu yüzden oyunumuzu teknik imkanları olan salonlarda Almanca üst yazı ile de oynuyoruz. Almanya’da yaşıyorum. Schweinfurt çok küçük bir şehir ve ‘Daha Neler’in dünya prömiyerini orada yaptık. Baştan bu yana salon kelimenin tam anlamıyla dolup taşıyor. Türk tiyatroseverlerin yanı sıra Almanlara ve Türkçe’yi az bilen Türklere yönelik Almanca üst yazı yöntemi ile geniş bir kitleye ulaşmayı hedefliyoruz. Seyircinin reaksiyonundan son derece memnunuz. Ayrıca Türk Alman ilişkilerinde yaşanan gerginliğe bakarsak, böyle gergin bir ortamda Avrupa’daki Türk insanına ve Alman seyirciye güzel bir oyun hazırlamak ve temsil etmek istedik. Bu yüzden afişimiz hem Türkçe ‚‘Daha Neler’ hem de Almanca ‘Wie bitte’ olarak hazırlandı. The Companies olarak Avrupa’da farklı projeleri de hayata geçirmeye hazırlanıyoruz. Ayrıca bir tiyatro pedagogu olarak, burada tiyatro eğitimi vermeyi de amaçlıyoruz.

“BİR MUM DA BİZ YAKTIK“

Oktay Turkut
Oyunlarımızı Alman seyirci de izliyor. Türkçesi zayıf olan bazı Türk gençleri de Almanca üst yazılı olduğunu görünce hiç çekinmeden gelip oyunumuzu izliyor. Avrupa’daki Türk seyircinin burada kendi tiyatrosu olması ve bu tiyatronun içinde Türkiye’nin en iyi oyuncularının yer alması ve neredeyse her hafta başka bir Avrupa şehrinde onlarla buluşması, Türk izleyiciye sahip çıkması çok önemli bağlar kurulmasına da yol açıyor ve ‘Biz de sizdeniz’ mesajını veriyor. Ki seyircimiz de bu mesajı gayet iyi alıyor.
Karanlığa küfredeceğimize bir mum da biz yakıyoruz.
DÜNYA PRÖMİYERİNİ SCHWEİNFURT’TA GERÇEKLEŞTİRDİ

The Companies dünya prömiyerini Ocak ayında Almanya’nın Schweinfurt kentinde gerçekleştirdi.
“Daha Neler“ ile bugüne dek Frankfurt, Nürnberg ve Stuttgart kentlerinde seyirci karşısına çıktı.
Uyarlamasını duayen oyuncu Haldun Dormen’in yaptığı iki perdelik komedi, sergilendiği her kentte Avrupalı Türk’ün büyük ilgisi ile karşılaştı.
Son olarak Stuttgart’taki Arena Kültür Merkezi’nde bir günde iki kez sergilenen ve her seansı dolup taşan oyunun yönetmenliğini Ali Altuğ yapıyor.
Alman izleyiciler için Almanca üst yazı ile sunulan “Daha Neler“ aynı zamanda Haldun Dormen için de Almanya’da oyuncu olarak ilk kez sahne aldığı bir oyun oldu.
Mart ayındaki aranın ardından The Companies, “Daha Neler“ ile Nisan ayından itibaren Almanya’nın yanı sıra Hollanda, İngiltere, Fransa, Belçika, Danimarka, İsviçre, Avusturya gibi ülkelerde de turneye devam edecek.
Stuttgart – Işın Toymaz