$USD
EURO
ALTIN

TÜRKİYE-DIŞ GÜÇLER 4 Ağustos 2013

Gezi olaylarını İstanbul’da yaşayan namuslu Türk gençlerinin yapmadığını artık biliyoruz. Sayın Basbakanımız isim isim tek tek açıklamadı ama onun tarifinden yola çıkarak o dış güçlerin peşine takıldım ve…
Tabii elinle koymuş gibi bulamıyorsun bu Dış güçler çok kuvvetli ve kudretliler. Kesin. Hangi ülkeye göz diktilerse orayı allak bullak ediyorlar. O ülkenin ne ekonomisi kalıyor, ne düzeni, ne demokrasisi. Örneğin ülkemiz; onlar pis burunlarını sokana dek ülkemizde düzen vardı, işler tıkırındaydı demokrasi aksamadan yürüyordu. Mahkemeler adil, polis şefkatliydi. Hele Basbakanımız bir baba gibiydi bize.
Neden ülkemize göz diktiklerini de sordum kendilerine ilk buluşmamızda. Evet, ben buldum bu Dış güçlerin izlerini. Kimseler benden onların adreslerini istemesinler. Sayın Başbakınımız gibiyimdir ben. Ne diyor Sayın Hazreti Başbakan: „ Biz ne dediysek sözümüzü tuttuk.“ Dış güçlerin kimseden korkuları yok ama hava atmak istemiyorlar. „ Biz istersek şunu da yaparız bunu da beceririz…“ demek onların işi değil.
Neyse onların başıyla bir yerde buluştum. Sorularımı aktardım.
– Sayın Dış güçler, Türkiye gibi insan haklarına saygılı, basın özgürlüğünü savunan, demokratik ülkeyi niye karıştırıyorsunuz?
– Sizin Basbakanınızı bizde seviyoruz. Takdir ediyoruz. Hele Mısır’da Mübarek gittikten sonra yaptığı açıklamada: „ Mısır’ın laik ülke olması gerekir.“ demesi… Dünyada üç demokrat varsa birincisi sizin sayın Başbakanınız, sonra Mandela gelir. Ama ne yapalım elimizde değil,
– Yani siz sapık mısınız?
– Açıkça söyliyeyim sapık olmasak bile psikolojik sorunlarımız var. Bizim gruptaki arkadaşların hepsinin adam başına üçer psikoanalistleri var.
– Böyle de olmaz ki yani. Bir geldiniz ülkemize, pür geldiniz, esnaf palayla ortalıkta dolaşmaya başladı.
– Aaaa…Siz Türkler de mi korkuyorsunuz Pala’dan? O palayla siz Türkler biz Avrupalı’ları kaç yüz yıl altımıza işettiniz. Konuya dönelim: İstediğimiz o değildi. Biz istiyorduk ki, Türkiye mali bakımdan bize ihtiyaç duysun.
– Sayın Dış güçler Avrupa’nın mali dar boğaza girdiği bu günlerde Türkiye sizden para istese bile vermezdiniz ki…
– Bizim ağrımıza giden IMF boçlarımızı Sayın Başbakanımızın üstün mali zekası sayesinde ödemeniz. ve bizim borcumuz yok diye hava atmaniz. Dogru, bizim mali sorunumuz var, ama Türkiye gibi devamli borç alan bir ülkeye Tanzimattan beri veriyoruz. Biz de var yok demedik, hep ülkenizi bize bağımlı yapmak için uğraştık.
– Türkiye Ortadoğu’nun en güçlü ülkesi oldu sayın Başbakanımız ve onun barıştan başka aklında bir şey olmayan Dışişleri Bakanı Professor Ahmet Davutoğlu sayesinde. Duyduğuma göre sırf sayın Davutoğlu’na inat olsun diye sayın Başbakanımıza kardeş kadar yakın olan Esed Başar’ın Suriye’sinde nifak çıkardınız. Amacınız Suriye’yi yıkmak mı?
– Niye Suriye’yi yıkalım? Kendi içinde zaten parçalanmış bir ülke. Mutsuzların ülkesi. Biz mutluluğu sevmiyoruz. Hedefimiz Türkiye. Mutlu insanların ülkesi. Kadına saygı nerdeyse iskandinav ülkeleri kadar. Basın özgürlüğü Fransa, demokratik anlayış en az İngiltere, polisin vatandaşa şefkati tartışmasız en üst seviyede, hakimlere rüşvet çalışmaz, politikacıların amacı halka hizmet, eğitim düzeyi çağın en iyilerinden… Biz bu ülkeyi dağıtmak istiyoruz. Önümüzde tek engel sayın Başbakanınız Recep Tayyip Erdoğan.
Sayın okuyucular, ben elimden geldiği kadar uğraştım bu mutluluk düşmanları Dış güçleri şeytani hedeflerinden vazgeçirmek için…

Şinasi Dikmen