$USD
EURO
ALTIN

‚TÜRKLER EN FAZLA ALMANYA’DA AYRIMCILIĞA UĞRUYOR’

17 Mart 2015 - 07:24

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB ) ve Avrupa Türk İslam Birliği’nin (ATIB) organize ettiği Avrupa’da yaşayan gençlerimizi sosyal mesleklere yönlerdirme programına yoğun katılım gerçekleşti. Programa öğretmen Aynur Hıdıroğlu, sosyal pedagog Bülent Keleş, ATİB Genel İdare Kurulu Üyesi Ünal Göktaş, ATİB Kadınlar Kolu Genel Başkanı Hacer Diker de katıldı. Açılış konuşmasını ATiB  Göppingen Türk Kültür […]

‚TÜRKLER EN FAZLA ALMANYA’DA AYRIMCILIĞA UĞRUYOR’
ch

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB ) ve Avrupa Türk İslam Birliği’nin (ATIB) organize ettiği Avrupa’da yaşayan gençlerimizi sosyal mesleklere yönlerdirme programına yoğun katılım gerçekleşti.

Programa öğretmen Aynur Hıdıroğlu, sosyal pedagog Bülent Keleş, ATİB Genel İdare Kurulu Üyesi Ünal Göktaş, ATİB Kadınlar Kolu Genel Başkanı Hacer Diker de katıldı.

IMG_0733Açılış konuşmasını ATiB  Göppingen Türk Kültür Merkezi Başkanı Doğan Tufan yaptı. Tufan “Çocuklarınız için işyeri bulmak, işsizliği yenmek için bir meslek yeri bulup eğitimini tamamlamaktır. Bu yalnız Almanya için değil, kendi anavatanımız için de geçerlidir. Uygun bir meslek bulmalarında çocuklarımıza yardımcı olmalıyız„ dedi.

Sosyal pedagog Mala Çalışkan da, „Gencler büyüyen ekonomilerin  lokomotif gücünü toplumun  en canlı kesimini  ve değişimini  temel dinamiğini  oluşturuyor. Onların yetenekleri, arzuları, vizyon ve enerjileri  mevcut ama bunları tam kapasitede kullanabilmeleri için fırsatlara  da ihtiyacları var. Ülkenin güvenli  ve sürdürülebilir geleceği ancak gençlere bu fırsatlar sağlandığı zaman gereçekleşebilir“ diye konuştu.

IMG_0750Meslek seçme konusunda gençlerimize, sağlık ve sosyal  dallardaki mesleklere eğilmelerini  ve mutlu olacakları meslek veya eğitime yönelmeleri tavsiyesinde bulundu.

Siyasal Bilimler, AYÖG Almanya Proje ve yazı işleri Sorumlusu Ayşe Yılmaz ise Almanca ve Türkçe sunumunda „Türk göçmenler ve çocuklarının iş ararken en fazla ayrımcılıkla karşılaştığı ülkelerin başında Almanya geliyor. Türk göçmenler, Belçika’da Faslılarla birlikte en fazla ayrımcılığa uğrayanlar arasında yer alıyor“ dedi.

IMG_0757Almanya’da meydana gelen ırkçı saldırılar ve Pegida eylemlerine de değinen Ayşe Yılmaz ,  „Göçmenlerin günlük hayatta karşılaştıkları yapısal ayrımcılık sadece toplumsal barışı değil, bireylerin ruhsal sağlığını da tehdit ediyor. Charite Üniversite Hastanesi Psikiyatri ve Psikoterapi Anabilim Dalı’nın yaptığı bir çalışma, toplumda dâhil etme ve kabul kültürünün başta göçmenler olmak üzere bireyin psikolojisinde derin izler bırakabileceğini ortaya koyuyor. Sosyal bir varlık olan insan, doğası gereği bulunduğu toplumun ya da bir grubun parçası olma ihtiyacını hissediyor ve bu yönde bir çaba içine giriyor. Söz konusu çaba engellendiğinde ise bireyin ruh sağlığı ciddi yaralar alabiliyor. Bundan hareket eden ‘Kabul, Dâhil Etme ve Ruh Sağlığı’ adlı çalışma günlük hayattaki ayrımcılığın ve yabancı düşmanlığının psikolojide depresyondan başlayarak şizofreniye kadar uzanabilecek sonuçlar doğurabileceğini ortaya koyuyor“ dedi

ATIB Kadın Kolları Başkanı Hacer Diker de yaptığı konuşmasında, “Almanya’da yaşayan göçmen kadınlarının büyük kısmının, sahip olduğu geleneksel rol ile yeni toplumun kendisinden beklediği rol arasında çatışma yaşadığı biliniyor. Bu çatışmaların da süre ve sıklığı uzadıkça kadınlar üzerindeki olumsuz etkileri hızla artıyor; gerek psikosomatik gerekse psikolojik sorunlar ortaya çıkabiliyor.

Çalışma ve eğitim hayatında ayrımcılığa uğrayan göçmen kadınların sayısının Almanlara göre daha çok olduğunu görüyoruz. Ayrımcılığın nedenlerinden biri, Alman toplumunun göçmen kadınlara bakışı olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü genelde göçmen kadın denince Almanların aklına ne geliyor? Mağdur durumda olan, dayak yiyen, zorla evlendirilen kadınlar akla geliyor. Ya da okumamış, okuma yazma bilmeyen başörtülü kimseler. Bu nedenden dolayı elbette olumsuz bir imaj söz konusudur”dedi

GÖPPİNGEN – HABER MERKEZİ

 

 

FACEBOOK YORUMLARI

YORUMLAR