$USD
EURO
ALTIN

Ve mühürsüz referandum AİHM’de 17 Haziran 2017

“TÜRKİYE’Yİ GERİCİLERE TESLİM ETMEYECEĞİZ”

 

Demokratik kitle örgütleri, sivil inisiyatifler ve meslek kuruluşlarının temsilcilerinden oluşan heyet, 16 Nisan’da gerçekleşen anayasa değişikliği referandumunu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşıdı.
AİHM’e başvuru demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri tarafından referandumun ikinci ayına denk gelen bugün, yani 16 Haziran’da Strazburg’ta yapıldı.
Yüksek Seçim Kurulu’nun anayasaya aykırı biçimde mühürsüz oyları kabul etmesi kararına itiraz eden heyet, bu başvuru ile adalet arayışını uluslararası boyuta taşımış oldu.
Başvuruya, AİHM önünde toplanan Avrupa’daki Türk sivil toplum örgütlerinin, CHP Avrupa örgütlenmelerinin temsilcileri ve vatandaşların ellerinde “Adalet “ pankartları ve Türk bayrakları ile katılarak destek verdiler.
AİHM önündeki basın açıklaması öncesi ABC’ye konuşan CHP Almanya Sözcüsü Kazım Kaya, Türkiye’deki adalet arayışına Avrupa’da birçok kentte, başkentlerde destek vermek amacıyla eylemlerin başlatılacağını belirterek “Türkiye’yi gericilere teslim etmeyeceğiz” dedi.

“DÜNYAYA, ÜLKEMİZDE OYLAR ÇALINDI DEMEKTEN ACI DUYUYORUZ”

Kazım Kaya’nın açıklamalarından satır başları şöyle:
“Adaletin katledildiği, yerle bir edildiği, vicdanların yok edildiği, hapishanelerin ağzına kadar dolduğu, düşüncelerin nefes alamadığı bir ülkenin insanları olarak AİHM önünde bunları söylemek, haykırmak bize acı veriyor. Ama bu bir dünya gerçeği. Türkiye’deki adalet arayan, hak arayan yoldaşlarımızı bırakamayız.
Bir elimiz yüreğimizde, bir elimiz ülkemiz haritası üstünde. Genel Başkanımızın Güven Park’ta başlattığı adalet yürüyüşünü yürekten destekliyoruz, selamlıyoruz.
Bunun bir meşale olması gerekir. Dünyanın her tarafında sesimizi yükseltmek zorundayız. Avrupa’da 50 yıldır yaşıyoruz. Avrupa’da yaşayanlar olarak, basın ve düşünce özgürlüğünün tadını çıkarıyoruz. Ülkemizde bu özgürlüklerin olmamasının acısını duyuyoruz. Genel Başkanımızın Mahatma Gandhi’nin tuz yürüyüşüne benzeyen adalet yürüyüşü çok yüce bir tavırdır. Adalet herkesin sığındığı bir kavramdır. Herşeyden önce vicdandır. Herşeyden önce bu vicdanlara seslenmek için Avrupa’da bütün şehirlerde, bütün başkentlerde eylem başlattığımızı duyurmak istiyoruz. Türkiye’deki dostlarımız yalnız değiller. Yüreğimizle onların yanında olduğumuzu buradan haykırmak istiyoruz.
Katledilen adaletle, insanımızın geleceğini çaldılar. Bu kepazeliği yaşatıyorlar ülkemize. Dünyaya, ülkemizde oylarımız çalındı demekten acı duyuyoruz. Ancak ülkemizin geleceğini çaldılar. O nedenle buradayız.

“ALMANYA’NIN 1933’TE YAŞADIĞI KEPAZELİĞİ BİZ ŞİMDİ ÜLKEMİZDE YAŞIYORUZ”

Avrupa’da 14 gün boyunca referandumda bütün sivil toplum kuruluşları ile vatandaşlarımızla, namuslu, dürüst insanlarımızla bir birliktelik içindeydik. Bu birlikteliği adalet meşalesi ile taçlandırmamız gerekir. Ta ki o adaleti ülkemize getirinceye kadar mücadelemiz devam edecek. Devam etmek zorundadır, bu yurtseverliğin gereği, insan olmanın görevidir. Almanya’nın 1933’te yaşadığı aynı kepazeliği biz şu anda kendi ülkemizde yaşıyoruz. Yaşadığımız ülke faşizmin ne olduğunu bilen bir ülkedir. Bu nedenle ülkemize burada cesaret ve güç vermemiz gerekir. Onların yalnız olmadığını yüzlerce kilometre uzaktan vatandaşlarımız buraya gelerek gösterdi. Dostlarımızın yüreklerine sağlık. Mustafa Kemal Türkiye’sini gercilere teslim etmeyeceğimizi bir kez daha buradan haykırmak istiyorum.”

“TÜM DÜNYA HALKLARININ DESTEĞİNİ BEKLİYORUZ”

Heyette yer alan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan ise ABC’ye yaptığı açıklamada Türkiye’nin adalet arayışına dünya haklarının desteğini istedi. Candan şöyle konuştu: “Adaletin ve hukukun olmadığı bir ülkede, ülkemizin attığı imzalara sahip çıkması gerektiğini ifade ederek, bugün AİHM’deyiz. Hükümeti, AİHM’a başvurarak, adalete davet ediyoruz. Türkiye için olan adalet arayışımız dünya için de örnek olmalı. Türkiye’deki demokrasi mücadelesinin damarlarının tükenmediğini, ülkenin her bir metrekaresine yayıldığını, bugün aslında başlayan adalet yürüyüşü ile birlikte biz de AİHM’e bu başvuruyu yaparak, dostlarımızın da destekleriyle birlikte bugün bunu gerçekleştirmek için buradayız. Türkiye’de başlayan adalet yürüyüşüne, tüm dünya halklarının destek vermesini bekliyoruz. Bu sadece Türkiye halkının arayışı değil aynı zamanda küresel süreçte dünya halklarının adalet arayışının Türkiye’deki temsiliyeti olarak görülebilir. Dünyadaki halkları adalet yürüyüşüne destek olmaya, adalet nöbetleri tutmaya, Türkiye’ye selam göndermeye davet ediyoruz.”
“DİKTATÖRÜ ÇİLEDEN 3 ŞEY ÇIKARIYOR…”
Diğer taraftan Avrupa Konseyi önünde bir basın açıklaması yapan heyetteki Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Vakfı Başkanı Murtaza Demir, AİHM başvurusunun yanı sıra adalet yürüyüşü ve CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasına yönelik sert sözler söyledi.
Demir özetle şu açıklamaları yaptı:
“Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasının derinlerinde yatan şey Mit tırlarıdır. Mit tırları ile Işid’e silah kaçırılmıştır. Suriye halkının parçalanmasına yol açan bu skandal , bu alçaklığa kim elini vurursa yanıyor.
Diktatörü çileden çıkaran birinci temel neden 17-25 Aralık hırsızlığı, ikinci neden Mit tırları, üçüncüsü ise Zarrab meselesidir. Bu 3 kriteri söylediğinizde, yazdığınızda diktatör çileden çıkıyor. Amerika’ya gittiğinde Zarrab’ı mı istedi, Fethullah Gülen’i mi istedi? Fetö’nün Türkiye’ye gelmesini asla istemiyor. Onun istediği Zarrab’tır. Zarrab’la olan ilişkisinin ortaya çıkmasından korkmaktadır. Bu 3 temel konu Türkiye’nin yumuşak karnıdır. Hiçbir alçaklık gizli kalmaz. Ortaya çıktığında ne olur, tacıyla, tahtıyla bütün geçmişiyle kodesi boylar. O arkadaşlarımız özgürlüklerine kavuşurken, esas cezayı çekmesi gereken de cezasına razı olmak zorunda kalır. Bunu binlerce kez haketmiştir. “

“BİZE TEK YOL BIRAKTILAR: AİHM”

Hayır bloğunun oyları neredeyse yüzde 60’lara çıkmıştı. Türkiye’de herşeyimizi çalan iktidar, Türkiye’de cumhuriyetin tüm kazanımlarını yok eden iktidar bu irademizi de çaldı. Kazandığımız referandumu, kendileri kazanmış gibi kayda geçirdi ve itiraz haklarımızı engelledi. Referandumdan sonra YSK’nın ve iktidarın bu tutumunu protesto ettik. Binlerce imza verdik, itiraz ettik. Bu itirazlarımız reddedildi. Üstelik hukuksuz bir biçimde reddedildi. Dolayısıyla bize tek bir yol kaldı. AİHM’e başvurmak. 60 kurulu tesilen başvurularımızı imzaladık. Bugün ortaya çıkan bir adalet arayışı var. AİHM başvurusunu da aşan bir adalet arayışı bu.
Biz bu adalet arayışını Avrupa’dan da Türkiye’ye gönderen , Avrupa’nın çeşitli kentlerinde de bu adalet arayışının sürüdürülmesini temin etmek üzere arkadaşlarla bir karar almak üzere buradayız.”

“AİHM BAŞVURUSU, ADALET ARAYIŞIMIZIN EVRENSEL İLANIDIR”

AİHM önünde bir basın açıklaması yapan DKÖ’ler Sekretaryası Mahmut Aslan ise sert açıklamalarda bulundu. Aslan şunları söyledi:
“Cumhuriyet, laiklik, demokrasi, adalet gibi değerleri bertaraf eden, tek adamlığa geçiş niteliğinde olan 16 Nisan halk oylaması meşru olmadığı gibi, halkın iradesini de yansıtmamaktadır. DKÖ olarak AİHM’e başvurumuz Türkiye’nin adalet arayışı ve sesi için dünyanın neresinde olursa olsun, sesimizi yükselteceğimizin göstergesidir. Bizim güzel ülkemize en çok adaletin yakıştığı inancı ile AİHM başvurumuz dünyada ve Türkiye’de adalet arayışının kararlılıkla devam edeceğinin evrensel ilanıdır. Ayrıca dün başlayan adalet yürüyüşünün devamıdır bu başvurumuz. Türkiye’de adalet arayanlara bin selam olsun.”
Öte yandan AİHM önündeki basın açıklaması sonrası Avrupa Konseyi’ne doğru yönelen göstericiler adalet yürüyüşü gerçekleştirdiler ve daha sonra Avrupa Konseyi önünde de bir oturma eylemi yaptılar.
Stuttgart – Işın Toymaz