$USD
EURO
ALTIN

YANGINLA YAŞAMAK 10 Şubat 2016

O gün kalabalıktı evimiz. Nerdeyse tüm aile bir aradaydık. Sohbet muhabbet güzeldi. Çocuklar aralarında oyunlar oynuyor, birbirlerine az önce Cadılar Bayramından topladıkları şekerleri gösteriyorlardı. Güle oynaya güzel bir günün akşamını yaşamaya hazırlanıyorduk. Taa ki duman kokusunu duyana kadar.

Bir anda alevler her tarafı sardı. Dış kapıyı açtığımda merdivenlerin tutuştuğunu gördüm. Hepimiz cam kenarına kendimizi atmaya çalıştık. Anam, eşim, çocuklarım, kardeşlerim, onların aileleri, çocukları… Öyle bir curcuna koptu ki, o anı kelimelere dökemiyorum. Duman ve alevler öyle sardı ki her tarafı bağırtı ve çığlık dışında hiçbir şey duyulmuyor, görünmüyordu.

euro star 2Çok acı bee
Bu acı hikayenin devamı da o kadar acı ki. Ben dinlerken ağladım, olayın haberini yaparken ağladım, o anları yaşarken ağladım. Bir insanın başına ne kadar felaket gelebilir ki. Ve o insan başına gelen bütün felaketlere rağmen, nasıl dimdik ayakta durabilir ki. Yaşama sımsıkı sarılmak için bir sebebin yoksa belki de ayakta da duramazsın. İşte Sevgili Kamil Kaplan‘ı hayata bağlayan da, bütün acılarına rağmen ayakta dimdik tutan da, o yangından sağ olarak kurtardığı kızı Derya‘ydı.

Çok şeyler yazıldı, çizildi, söylendi. “Evi kendileri yakmıştır” diyenler bile oldu. “Alacakları para için yakmışlardır!” diyenler oldu. Nasıl bir vicdandır ki, böyle bir teoriyi ortaya atabilir. Hangi insan evladı bile bile ailesini ateşlere atar. Ve hangi vicdan gözünün önünde ailesinin yanışını çaresizce izleyen birine “Bu yangından iyi para kaldırdı!” diyebilir.

euro d 1Kamil Kaplan;
Bu dünyaya büyük sınav vermeye gelmiş. Doğuştan bedensen bir sakatlığı olmasına rağmen, yangından önce de, yangından sonra da ayakta durmak, onuruyla yaşayıp kızını yetiştirmek için savaş veriyor. Son 1 yıldır hastaneye girip çıkışlarından ve o dönem yaşadıklarından bahsetmiyorum bile.

Ben Kamil Kaplan’ı 2008 yılında, 3 Şubatta tanıdım. Ama Kamil Kaplan beni 2009 yılının Ocak ayının son günlerinde tanıdı. Oysa yangının olduğu günü takip eden günlerde adamın ciğeri yanmış, ayakta zaten değneklerle durabiliyor ve her televizyon kanalı onu canlı yayına alabilmek için uğraşıyordu. Herkes kendi raitingi peşindeydi. Habercilik; belki akbabanın çocuğu kapmasını görüntülemekti ama insanlık çocuğu kurtarmayı gerektiriyordu.

Nasıl bir yürekmiş bu
Yangının yıl dönümü yaklaştığında (2009 yılında) Kamil Kaplan’ı aradım. Evinin kapılarını ilk kez bir televizyon kanalına ve gazeteciye açtığını söylemiş, yazımın başında yazarken tüylerimi diken diken eden o anları anlatmıştı. (Dinlerken, yazarken bizim yüreğimiz dayanmıyor, yaşayan kardeşim; sende nasıl  bir yürek varmış ki, bu acılara göğüs gerebildin!) Ve o acı günde yanan evden aşağı attığı Onur bebeği görüntülememe, kucağıma almama izin vermişti.

Bence habercilik, sadece olay anında yapılanlar değildi. Belki de bu yüzden o yıldan beri her Şubat ayında; ya gazetemize yazı yazmışımdır, ya da bu olayın haberini yapmışımdır. Ama bu sene haberciliğin dışında yangın olayına, daha farklı bir projeyle “imza atmak” nasip oldu.

atv 1Dinlerken ağladım
Kamil Kaplan yangında yitirdiği ailesine bir şiir yazdığını ve bu şiiri İsmail Aydın’la birlikte stüdyoda seslendirdiğini söyledi. Yangını başından sonuna kadar yaşayan ben, şiiri ağlayarak dinledim. Ve Sevgili Kamil bu şiire bir klip çekmek istediğini söylediğinde tereddütsüz, elimden ne geliyorsa yapacağımı söyledim. Biz klipi geçen sene çekmemize rağmen Sevgili Kamil Kaplan’ın ciddi sağlık sorunları nedeniyle yayınlayamadık.

Bu yıl ise gazetemizin sahibi Mustafa Bozdurgut aracılığı ile D&D Medya’nın sahibi Sevgili Murat Dilsiz’e olayı ilettiğimizde, bunun bir görev olduğunu söyleyerek, kalbur üstündeki bütün büyük ulusal kanallarda yangının 8. yıldönümü haberi ve çektiğimiz klibi yayınlattı.

showTeşekkürler Murat Dilsiz
Sevgili Murat Dilsiz sayesinde kamuoyunun unuttuğu yangın olayı tekrar hatırlandı. Euro D kanalı 4-5 gün boyunca ekranının sağ köşesinden siyah kurdele ile “3 Şubat 2008 Ludwigshafen” hatırlatmasını yaptı. Euro Star, atv Avrupa, Show Türk, Tv8 ve Euro D, hem Avrupa Haber Bültenlerinde, hem de Avrupa’ya yönelik programlarda konuyu işledi. Haberi ve klipi yayınlayan Televizyon kanallarına ve program yapımcılarına da Sevgili Murat Dilsiz aracılığı ile bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. Ve Sevgili Dilsiz’e olayla ilgili teşekkür ettiğimde bana yazdığı; ” Ne demek, keşke her böyle olayı daha önce bilsek de destek versek…” Sağ ol yüreği güzel insan!

Yazımı Anatole France’nin hafızalarımıza kazınan bir sözüyle bitirmek istiyorum;
Ayaklarım yok diye üzülüyordum,
Ayakları olmayan bir çocuğu görene kadar…
Derdim var diye hayıflanmayın,
Beterin beteri var,
Halinize şükredin,
Ve…
Hoşça bakın zatınıza…

 

tv 8 1