$USD
EURO
ALTIN

‚YENİ CAMİ MÜSLÜMANLAR İÇİN BİR SİMGEDİR’ 17 Aralık 2015

Tarih 15 Aralık saat 08.00 sularında telefonuma bir sms düştü.

Okuyunca inanamadım.

Ditib Stuttgart Feuerbach Yeni Cami kundaklanmış.

Eylemciler gece yarısı ellerinde molotof kokteylerle kitabevini ve camiyi yakmak istemişler, kısmen de muvaffak olmuşlar.

Yanan yer caminin içindeki daha önce Diyanet Vakfı tarafından kurulan ve şu an DİTİB yönetimi de olan ve kitap satışevi, cenaze işleri, gasilhane, bilet satışı gibi değişik faaliyetleri olan, ayrica her kesimden insanın her türlü derdini dinleyen bir buluşma noktasıdır.

Yakılan yer, Diyanet Vakfı kitap satış evi olarak kuruldu. Daha sonra cenaze defin ve nakil hizmetleri, gasilhane ve buna paralel bilet satış yeri olarak da hizmetlerini arttırdı.

DİTİB tarafından kurulan cenaze nakli yardımlaşma fonu, işlemlerin takibi ve cenazelerin Türkiye´ye intikal işini özel kurulan firmalara veriyordu. Ben de bu firmalardan birinde dört seneyi aşkın bir süre çalıştım. Diyanet Vakfi, cenaze nakil ve defin işlemleri hizmet kalitesini arttırmak amacıyla kitap satışları yanında cenaze nakil ve defin hizmetleri de vermeye başladı. Bu hizmetlerin geniletilmesi aşamasında sekiz yılı aşkın bir zaman zarfında dönemin Müdürü Sayın Kadir Kinet ile birlikte sekiz yıl bilfiil organizesinde hizmet ettim, çalıştım.

Stuttgart’ta başlayan bu hizmet zamanla tüm Almanya’ya yayıldı. Bünyemizde çalışan arkadaşlar verilen hizmet kalitesinin yükselmesinde – özel yaşantılarindan da fedakarlıklarda bulunarak tüm gücüyle çalışmışlardır. Buna paralel olarak, yine bu alanda hizmet veren özel firmalar da, hizmet kalitesini, rekabet çercevesinde en üst seviyeye çekmişlerdir. Çekmek zorunda kalmışlardır.

Vatandaşlıktan çıkan, çıkartılan, fakat vefatı neticesi defninin Türkiye´de yapılmasını vasiyet eden vatandaşlarımız hala çok fazla. Bunların işlemleri firma aracılığı ile Stuttgart Başkonsolosluğu üzerinden takip edilir. Hizmet sadece Stuttgart ile, Almanya ile, Hatta Avrupa ile sınırlı kalmayıp, Afrika ülkelerine kadar yayılır.

Feuerbach Yeni Cami Stuttgart’ta yaşayan Müslümanlar için bir simgedir.

Ramazan, Bayram gibi özel günlerde binlerce Müslümanı biraraya getirir. Her milletten insan buraya girer çıkar. Her yıl Ramazan başlangıcından bitimine kadar iftar yemeği verilir. Kapılar yediden yetmişe herkese sonuna kadar açıktır. Etnik kökenine, rengine, diline bakılmadan her isteyen burada iftarını açar, ibadetini gerçekleştirir. Yani kapıları herkese açık kutsal bir mabettir burası.

Genis çevrede vefat edenlerin cenazeleri buradan gecer. İşlemleri takip edilir. Namazları kılınır. Kimsesizlere yardım eli ilk burada uzatılır. Eyalette hizmet veren tüm DİTİB camilerinin abisidir Feuerbach.Bu hizmetleri verirken 24 saat birilerine ulaşabilirsiniz.

Sadece bir ibadethane değildir Feuerbach Yeni Cami, hamam yoktur belki içinde fakat tam bir külliyedir. Sosyal çalışmalar yapılır burada. Birçok insan okuma yazma öğrenmiştir bu çatı altında. Almanca kursları, uyum kursları v.s yani sosyal yaşama katkı merkezidir Feuerbach Yeni Cami.

Stuttgartlıların “Fethiye Ablasi” Fethiye Çakıl (Allah rahmet eylesin) Alman liyakat nişanını almadan önce uzun yıllar bu çatı altında çalışmalarını sürdürmüştür. Cami yönetimi kurulduğu günden bu yana Alman yerel yönetimleri ile, politikacıları ve polisi ile devamlılık arzeden diyalog ve çalışmalar içinde olmuştur. Kültürler ve dinlerarası diyaloğun temininde ve yürütülmesinde motor görevi üstlenmiştir

Hiç şüphesizki bu münferit eylemleri gercekleştirenler, çocukları, yakınları bütün bu hizmetlerden doğal olarak faydalanmışlardır. Bu münferit hareketlerin kendilerine de ulaşan bu geniş hizmet skalasında herkese zarar vereceğini bilmeleri lazım.

Bir gün önce cami civarında izinsiz gösteri yapılmıştır. Fısıltı gazetesinin söylediğine göre camiye ve kitabevine yönelik eylem yapılacağı bilinmektedir.

Zaten günler önce Stuttgart Başkonsolosluğu’nun duvarlarına boya atarak böyle münferit olayların olacağının işareti verilmiştir.

Akla gelen soru, bu münferit olaylar Alman polisi ve istihbaratı tarafından önceden biliniyor muydu? Cumartesi günü yapılan yürüyüşe neden izin verilmiştir?

Yoksa yürüyüş izinsiz mi yapılmıştır? Yapılan terör neden daha önceden engellenmemiştir. Bu olaylardaki eylemciler yakalanmış mıdır? Yakalanmaları için çalışmalar var mıdır?

Bu konularda polisin aciz kalışı bir tesadüf müdür? Bu eylemlerin tekrar etmemesi için ne gibi tedbirler düşünülmektedir?

Şimdi merak edilen bu sorular cevap beklemektedir.

Artık iki binli yılların başından itibaren Almanya´nın çokkültürlü bir toplum olduğunu, ve son yıllarda İslam dininin Almanya´nın bir parçası olduğunu herkes kabul etmektedir.

Bu anlamda sosyal barışın inşaasında çok önemli bir rol üstlenen bu ve buna benzer külliye yöneticileri sorumluluklarını yerine getirebilmek için büyük fedekarlıklarla çalışmaktadırlar.

Bu anlamda da Türk´ü, Alman´ı Stuttgart ve çevresinde yaşayan her insanımızın, hem cami yönetimine hem çalışanlarına şükran borcu vardır.

Saygilarımla,

Güven TOYMAZ