$USD
EURO
ALTIN

Yeni Zelanda’da İslamofaşist katliam 19 Mart 2019

Yeni Zelanda’da İslamofaşist katliam

Yeni Zelanda’nın Christchurch kasabasında iki Camiye cuma namazı esnasında yapılan saldırılarda 50 kişi öldürüldü, bir o kadar insan da yaralandı. İskoç kökenli, Avustralya doğumlu adını anmamak gereken pislik İslamofaşist terörist katil tarafından gerçekleştirilen korkunç saldırıya, ne yazık ki, Batı dünyasından yeteri kadar kuvvetli tepki gelmedi. Christchurch katliamına verilen tepki, Hollanda’daki bir psikopat cinayetine gösterilen ilgi kadar olmadı. İşte bu yüzden İslamofaşist kişi ve çeteler güçleniyor ve pervasızlaşıyor. İlginçtir ki, Christchurch katliamının yöntemi de Işıd ve türevlerininkine ne kadar da benziyor!

İslamofobi ve İslamofaşizm

İlk defa 1991 yılında kullanılan İslamofobi kelimesi, Müslümanlara karşı ayrımcılık ve düşmanlık yapılmasının hoşgörülmesi, meşru görülmesi gibi bir anlam kaybı da taşıyor. Yaygın olan İslamofobi tanımının, Faşist, Neo-Nazi tandaslı kişi ve kuruluşlar için hafifletici, üstünü örtücü, yumuşatıcı bir tanımlama olduğunu düşünüyorum.

Hristiyan dünyasında Müslümanlara karşı duyulan irrasyonel nefret, ayrımcılık, düşmanlık ve kin besleme, yaygın bir durumdur. İslamofobi muhafazakar Hristiyanlarla, Faşistleri birbirine karıştıran bir tanımlama olduğundan her iki kesim için kullanmak isabetli değil.

İslamofobik eğilimlere İslamofobik, Müslüman düşmanı faşistlere de İslamofaşist tabirini kullanmak gerekir. Yani eşyayı gerçek adıyla çağırmak lazım. Katliamcı, şiddet yanlısı kuruluş ve kişileri İslamofaşist terörist olarak tanımlamanın daha doğru, daha net ve isabetli olduğunu düşünüyorum. İslamofobi, kelime anlamı olarak “İslam korkusu” demektir. Müslümanlara ve İslam dinine karşı yüzyıllardır sürdürülegelen ön yargı ve ayrımcılıktan kaynaklandığı için Hristiyan dünyasının yönelik topyeküncü tanımlama her bakımdan yanlıştır. İnsancıl Hristiyan, İslamofobik Hristiyan ve Faşist Hristiyan aynı şey değil. Müslüman dünyasında da; sen varsın, ben varım katil Işıdçı’lar da var. Üçümüz de aynı şey değiliz!

Dünya savaş makinesi Okyanusya’nın huzurundan mı rahatsız?

Dünyanın huzurlu bir bölgesi olan Okyanusya’ya şiddet mi aktarılmak isteniyor? Dünya savaş makinası İslamofaşistler buraları da mı karıştırmak istiyor? Yeni Zelanda ve Avustralya göçmenlerden oluşan ülkeler olduğu için İslamofaşistler bu ülkeyi özellikle hedef seçmiş olabilir! Yeni Zelanda’nın katliam sonrasında sergilediği tavır son derece olumlu, Batıya örnek olacak şekilde gerçekleşti. Parlametodaki anma toplantısında; pislik, katilin adının asla anılmayacağı ifade edildi. Katili, Irkçı terörist olarak tanımladı.

Yeni Zelanda nasıl bir ülke?

Yeni Zelanda, resmi adıyla “Yeni Zelanda Milletler Topluluğu”,Avustural’ya’nın yaklaşık 1.500 kilometre güney doğusunda yer almaktadır. Yeni Zelanda’nın yüzölçümü 268 bin kilometrekaredir.

Yeni Zelanda’nın Güney Yarımküre’de yer alması, mevsimlerin kuzey yarım küredekilerin tam tersi olması anlamına gelir. Yazın en sıcak ayları Ocak ve Şubat olup en soğuk aylar ise Haziran ve Temmuz aylarıdır.

Ağırlıklı olarak İngilizce konuşulan ülkenin başkenti Wellington, en büyük şehri Auckland’dır.

Yeni Zelanda meşruti monarşi ve parlamenter demokrasi ile yönetilmektedir. Başbakanı Jacinda Ardern Devlet başkanı ise Kraliçe II. Elizabeth’tir. Ülke Anayasal Monarşi, Parlamenter Demokrasi ile yönetilir.

Yeni Zelanda’da yaklaşık 5 milyon kişi yaşıyor. Ülke nüfusunun çoğunluğunu Avrupa kökenliler oluşturmaktadır. Yeni Zelanda’nın yerli halkı Maoriler ise nüfusun yaklaşık %15’ini oluşturur.

Yeni Zelanda halkı kendilerine Yeni Zelanda’da yaşayan uçamayan bir kuş olan Kivi diye tanımlıyor. Hristiyanlık ülkede baskın dindir, ancak halkın büyük çoğunluğu seküler yaşamı tercih etmektedir. Diğer azınlık dinleri ise Hinduizm, Budizm ve İslam’dır.