$USD
3,4993
EURO
4,1329
ALTIN
145,0520

Yunus Emre, 2 rolle birden seyirci karşısına çıktı

12 Temmuz 2017 - 08:15

Almanya’da yaşayan ünlü tiyatro oyuncusu, yazar Ruhsar Gümüşdal’ın yakışıklı oğlu Yunus Emre Aydoğan da annesinin izinden gidiyor. Henüz lise öğrencisi olan Yunus Emre, Nürtingen kentinde sahnelenen bir oyunda iki rolle birden seyirci karşısına geçti. Wajidi Mouawad ın yazdığı “Verbrennungen” (Yanıklar) adlı oyunu yönetmen Claudius Hoffmann tarafından Nürtingen Rudolf Steiner okulu 12. sınıf öğrencileri ile sahneledi. […]

Yunus Emre, 2 rolle birden seyirci karşısına çıktı

Almanya’da yaşayan ünlü tiyatro oyuncusu, yazar Ruhsar Gümüşdal’ın yakışıklı oğlu Yunus Emre Aydoğan da annesinin izinden gidiyor.

Henüz lise öğrencisi olan Yunus Emre, Nürtingen kentinde sahnelenen bir oyunda iki rolle birden seyirci karşısına geçti.

Wajidi Mouawad ın yazdığı “Verbrennungen” (Yanıklar) adlı oyunu yönetmen Claudius Hoffmann tarafından Nürtingen Rudolf Steiner okulu 12. sınıf öğrencileri ile sahneledi.
Tiyatro sahnelerinden tanıdığımız oyuncu ve yazar Ruhsar Gümüşdal’ın oğlu Yunus Emre Aydoğan “Simon” ve “Nihad” karakterlerini canlandırdı.

Oyunun konusu ise şöyle:
Arap ülkelerinden birinde genç bir kız ve delikanlı birbirlerini seviyorlar. Genç kızın hamile kalması ile facia başlıyor. Masal ve Wahap’ ın yasak aşkı da diyebiliriz.
Annesi kızı eve kapatıyor ve kimse ile görüştürmüyor. Doğumdan hemen sonra bebeğini elinden alıyorlar. Oğlunun yüzünü göremeden yitirmiş olmanın acısı ile Nawal yanıyor. Anneannesi ölüm yatağında kıza konuşuyor: “Git buralardan, okuma yazma öğren, kendini eğit. O zaman kimse önüne geçemez. Oğlunu ara ve bul. O çocuk sevginin mahsulü.”
Anneannesinin cenazesinden sonra köyünü terk eden Nawal okuma yazma öğrenip oğlunu aramaya başlıyor.
Yıllar geçiyor. Bu arada savaş başlıyor. Anlamsızca insanlar öldürülüyor, sefalet ve acı her yeri sarıyor.
İnsanlar nedensiz tutuklanıyor, cezaevinde işgence görüyor. Bu karmaşada Newal de ceza evine düşüyor. Tecavüze uğruyor ve yine hamile kalıyor.
Oğlunu bulamamış olmanın acısı ve ceza evinde doğacak çocuğunun korkusu ile Newal artık konuşmuyor ve sadece şarkı söylüyor.
İkiz bebekleri doğduğunda da elinden alıp götürüyorlar.
Cezaevinden çıkıp hem oğlunu hem ikiz bebeklerini aramakta kararlı olan Newal’ın hikayesi tahmin edilemiyecek kabuslar ile devam ediyor.

Gençlere izleyicilerden tebrik yağdı

Öğrenciler oyunun prova sürecinde savaşın anlamsızlığını ve acımasızlığını tartışarak oyunun çehresini çizmişler.
Newal’ın hayat hikayesinin iki zaman çizgisinde paralel oynanması oyuna kalite ve ayrıcalık veriyor.

Dünyada savaşların dinmesi, annelerin evlatlarını yitirmediği, kadın haklarının doğal olduğu dileklerinin gerçekleşmesi acaba mümkün mü?

Gençlere oyunun sonunda tebrik yağdıran izleyiciler „Tiyatro oyunu olmasına rağmen yüreği yoran bir konu. Gençlerin böyle bir yükü başarı ile kaldırabilmiş olmaları kutlamaya değer“ dediler.
Nürtingen – Yeni Posta

FACEBOOK YORUMLARI

YORUMLAR






    0 YORUM