$USD
EURO
ALTIN

Yurtdışı borçlanmaların iptalindeki gerçekler 20 Ocak 2020

Yurtdışı borçlanmaların iptalindeki gerçekler

Hasan Karahaliloğlu

8 Mayıs 2008 öncesi ve sonrası yurtdışı borçlanması yaparak emekli olmak

1978 yılından bu tarafa Avrupalı Türklere sunulan hizmet satın alma yoluyla emeklilik sisteminden TBMM tutanaklarına Temmuz-2019 ayında yansıyan rakam 672.000 kişidir. Bunların büyük çoğunluğu 08.05.2008 öncesi Türkiye’de hiç sigortası olmasa dahi Avrupa’da çalışması varsa ülkemize sigortalı olarak çalışmaya gerek duymadan SSK üzerinden borçlandırılmakta idi.

Bu bilgiden de anlaşılacağı üzere 08.05.2008 günü öncesi yurtdışı borçlanma yapanlarla ilgili bir sıkıntı yok. 08.05.2008 tarih sonrası uygulamada ise SSK üzerinden borçlanma için ülkemizde sigortalı olma zorunluluğu getirildi.

Yurtdışı borçlanmada 2013 yılı sonrası uygulama

Avrupalı Türklerin ağırlıklı olarak ülkemize gelip SSK üzerinden borçlanabilmeleri için tek çıkış yolu sigortalı bir işyerinde çalışmaktan geçmekte idi. İşte bu konuda devlet

28 Kasım 2013 gün ve 39 nolu genelge ile sözleşmeli ülkede sigorta primi ödeniyor olsa dahi, ülkemizde aynı anda sigortalı çalışma hususunda da kolaylık sağlamıştı.

İlaveten 11 Eylül 2014 tarihinde çıkarılan torba kanun ile vatandaşlarımıza hatta mavi kartlı olsalar bile kısa süreli çalışma hakkı çıkarılmış ve bu çalışmanın yurtdışı süreleri ile

çakışma olarak değerlendirilmeyeceği hüküm altına alınmış idi.

SGK yılda 40 bin işyerini denetliyor

Bu nedenle yurtdışında çalışan, ikamet eden vatandaşlarımız yurtdışı borçlanma işlemlerinde fayda sağlayacak kısa süreli çalışmalar yaparak geleceklerini planladılar.

Ancak kayıt dışı işçiliği önlemeye yönelik olarak ülkemizde son zamanlarda da denetleme sayısını artırarak Sosyal Güvenlik Kurumu başta sanal olan işyerleri dahil olmak üzere ortalama yılda 40.000 işyerini teftiş etmekte.

Yurtdışı borçlanarak emeklililikte hata ve eksiklikler

Öncelikle muhasebe hatası yönüyle düşünüldüğünde Türkiye’de iken çalışmaya başlayan vatandaşlarımız yurtdışına çıkış yaptıklarında dahi çalışmaları devam ettiler. İşten çıkış işlemleri gerçekleştirilmedi ve bu bir olumsuz görüş oluşturdu.

Dahası vatandaşımız fiili çalışma yapar iken yine çıkış bildirgesi düzenlemeden başka bir ilde sağlık hizmetlerinden faydalandı ve neticede fiili çalışması da iptal edildi.

İptal işlemleri fiili değil diye yani sosyal güvenlik mevzuatına göre sahte sigortalılık altında değerlendirilmekte. Bu işlem sırasında zaman zaman kanaat oluşturularak veya çapraz

kontrolller yaparak sağlanmakta.

Aylıkları iptal edilenlerin şu anki sayısı 10 bin 200

Son zamanlarda gündeme gelen ve basına yansıyan konuya baktığımızda ise aylıkların iptal sayısının abartıldığını görüyoruz. Aylıkları iptal edilen sayı ise ortalama 10.200 kişidir. Tabi ki, denetimler sonucu söz konusu sayıda bir artış olabilir. Ancak çalışılan işyerleri sağlam ise genel kanat oluşturularak iptal işlemi yapılmış olsa dahi, iş mahkemesine dava açıp çalışmanın fiili olduğu ispatlanıp iptal geçersiz hale getirilir ve aylıklarınıza devam edilir.

Faal olmayan işyerlerinde çalışanlar BAĞ-KUR üzerinden devam edebilir

Ancak çalıştığınız işyeri faal değilse o durumda aylıklar hukuken iptal edilir ve yurtdışı borçlanmanız da günleriniz boşa gitmez. Ancak BAĞ-KUR olarak süre kazanmış olursunuz. Sahte sigortalılık yani fiili çalışma olmadığı kanaati ile iptal edilen sigortalılık sonucu aylığı bağlananların aylığı iptal edilip yersiz ödeme olarak geri istenmektedir. Yurtdışı borçlanmaları ise geçerli sayılmakta ancak BAĞ-KUR hizmeti olarak sayılmaktadır.

Türkiye’ye gitmeden çalışır görünenlerin durumu

08.05.2008 günü sonrası yürürlüğe giren yasa vatandaşın SSK üzerinden emekli olabilmesi için SSK’lı bir işyerinde çalışmayı zorunlu kılmış ve ayrıca devlet de bu konuda kolaylaştırıcı yöntemler sağlamıştır. Kısa süreli çalışmaların genel teftiş sırasında fiili olup olmadığı üzerine yoğunlaşmak hayatın genel akışına aykırıdır. Bu cümleden çıkışla vatandaşın yurtdışından gelip 5-10 gün çalışacak iş bulması mümkün değildir. Buna rağmen her gün işe gidip gelmediğinin tespitinin yapılması doğru bir yaklaşım değildir. Ancak faaliyeti olmayan ve yeri yurdu olmayan bir işyerinde çalışılmış ise veya ülkemize gelmeden yurtdışında iken sigortalı gözükmüşse, diğer bir usulsüz işlem ise sigortalı başlayıp yurtdışına döndüğü halde sigortalı çalıştığı ve işe devam ettiği gözüküyorsa bu konumda olanlarda pek tabi ki, iptal edilmeli. Çünkü usulsüz işlemdir. Özetle yurtdışı borçlanma yapanların sayısı 672.000 kişidir. Bu sayının büyük bir kısmı 08.05.2008 günü öncesi yaptığı için bir problemleri yok. 08.05.2008 tarihi sonrası ise işyerlerine göre ve kişilerin yaptığı işleme göre değişmektedir. Yurtdışı borçlanma yapanların büyük kısmı da çalıştığı ve yaşı gelmediği için şu anda ülkemizden aylık almamakta. Aylığı iptal edilen sayının 700.000 kişi olduğunu ifade etmek biraz abartılı bir sayı olarak gözükmekte.