BU DÜNYA’DAN İSMAİL KAHRAMAN GEÇTİ

Sevgili dostum sendikacı İsmail Kahraman 19 Aralık’ta bu dünyadan her canlının karşılaşacağı kaçınılmaz akibet sonucu ‚güzel izler’ bırakarak kayıp gitti.

Marifet sahibi iltifatı hak eder.

Kahraman da iltifatı hak eden birisiydi. İsmail Kahraman, günümüzde hasret kaldığımız değerlere sahip, güzel bir insandı. Çalışkan, disiplinli, işine titizlenen, okumayı, edebiyatı, sanatı, kitabı seven, doğduğu ve yaşadığı toplumun iyiliğini isteyen, doğduğu topraklardaki gelişmeleri takip eden, kendini devamlı geliştiren, sürekli tebessüm eden, esprili birisiydi.

Heidelberg şehrinden sevgili dostum, Kahraman’ı yakınen tanıyan Yakup Dıvrak, İsmail Kahraman üzerine bir yazı kaleme alacağımı söylemem üzerine, bana mesaj göndererek, O’nun iyi özelliklerini yazmamı isteyerek şu notları düştü:

„Dildeki itinası ve titizliğini, Öztürkçeciliğini, (Bana, ‚Garındaşım Yagub!‘ diye hitab ederdi çoğu kez.), şiir okuyup, yazma tutkusunu, işçilerle çok çabuk kaynaşabilmesini, kocaman ve sıcak yüreğini, geldiği yer Anadolu’yu hiç unutmadığını, hümanist biri olduğunu vurgularsan sevinirim.

İsmail Kahraman’ın, değerli hizmetlerinden dolayı Federal Almanya Liyakat Nişanı aldığını yazmayı da unutma…„

Bu düşüncelere O’nu yakından tanıyan herkesin katılacağından eminim!..

Sevgili İsmail Kahraman ile ilk tanışmamız Almanya’ya geldiğim 1980’in başlarındaydı. O yıllarda Türk, Alman ve diğer ülkelerden gelen işçilerin talepleri, sendikal hareketlilik son 30 yıla göre oldukça güçlüydü.

Ben de 80’li yıllarda DGB (Alman Sendikalar Birliği) ile yakın çalışma içerisindeydim. İsmail Kahraman çalışma hayatına ilk adımını yaşadığım şehir Ulm’de bulunan Telefunken fabrikasında atmış. O nedenle, Baden Württemberg eyaletinin, Albert Einstein’in doğduğu, dünyanın en yüksek kilisesi Münster’in, Das Konzentrationslager Oberer Kuhberg’in (Nazi toplama kampı) bulunduğu Tuna’nın (Donau) güzel kentini iyi tanırdı.

DİSK’te (Devrimci İşçi sendikaları Konfedarasyonu) 1980 öncesi eğitim uzmanı olarak çalıştığımı, Türkiye’deki askeri darbe nedeniyle Almanya’ya geldiğimi öğrenince dostluğumuz derinleşti.

O yıllarda Ulm ve çevresinde yıllarca DGB’nin çatısı altında İsmail Kahraman’ın düzenlediği toplantıları destekledim; hem katıldım, hem de duyurarak, teşvik ederek yardımcı oldum. İşçi sınıfının mücadele günü 1 Mayıslarda, Ostern’de nükleer silahların yasaklanması için düzenlenen dev Barış Yürüyüşleri’nde, Amerikancı Kenan Evren darbecisine karşı etkinliklerde, DGB’nin ‚35 saatlik çalışma haftası’ talebi gibi etkinliklerde buluşurduk.

Stuttgart’ta Clara Zetkin Haus, Ulm, Stuttgart DGB salonları, SİB (Stuttgart İşçi Birliği) derneğinde, Volkshochschule’lerde (Halk Yüksek Okulları) çeşitli toplantı, sendikal ve siyasi etkinliklerde çok sık karşılaşıyor ve buluşuyorduk…

İsmail Kahraman Türkiye Niğde’de başladığı hayat yolculuğunu Almanya’nın Stuttgart kentinde noktaladı.

Bu güzel insanın ve O’nun gibi çağdaş insanların güzel özelliklerini hatırlamanın, genç kuşaklara hatırlatmanın çok yararlı olacağını düşünüyorum.

Her yerde birilerinin bu işi sahiplenmesi dileklerimle…

Social Share Buttons and Icons powered by Ultimatelysocial